İçeriğe geç

Agunde

Bölüm 24 · 1 dk okuma

Agunde

Bölüm 24

Tanrının Şarkısına Ettiğim İhanet

ön sezileri güçlü bir kabiledeyken ben

kulağımıza işitilmesi yasak olan tınılarla birlikte arayışa çıkmıştım

ormana yakın olsan da karşı taraftaki sen

önünde gül bahçeleri olan şehir evinden dışarıya çıkmazdın

böylece ormana doğru yürümem, kabilemi unutmam bir suçtu

ama kulaklarım yalan söylemiyordu

sanki tanrıdan gelmiş bir şarkıydı

daha dünyaya zeke inmeden önceydi kendi benliğimden dışarıya çıkışım ve belki de egemen gibi dokunulmadan önceydi zeke

herkesi bilmede önce ormana girmek

tehlikeliydi

tek tek her ağacı geride bırakmak

derbederliği öğrendiğimiz zoestik devrimde hala hayatta kalanlardan biriydim

Fakat uzun zamandır anmadığım kyo ise tanrının lütfunu izliyordu

ve ormanın içinden geçmiştim artık

o tanrıdan gelmiş şarkı sanki artık sen değildin

ihanet ettim

geldiğim yola, tanrıya, o şarkıya ve sana

ben ihanet ettim

son defa gördüğüm o güllü evinden ayrılırken

yeniden döndüğüm ormanda birkaç kulak tırmalayan sesten sonra oraya yönelmemek artık insanlıktan bile sayılmazdı

ve bu doğrultuda attığım adımların akabinde

karşıma eski bir Rus düğünü çıktı

ag

böylece hürf eylendiğim sıhatleri bırakmam

ve sırtıma yapışmış izler

artık üstümden silemeyeceğim birer anı mıydı

belki de aramam gereken düğüm moskovadan uzaklarda

Bratislavadaydı

peki ya benim kendi benliğimden aykırı duran bulgar kanlarımı kime yermeliydim

ama sarhoşluğun aşk ve zekanın edebiyat sayıldığı bu zoestik devrimde duygular boşa mıydı

sanmam

benim ise o yüksek yollarda güvercinlerimi ve menekşelerimi kaybedip yürümemin sebebi

tanrının bir hediyesi olan o şarkıya ihanetimdi

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.