İçeriğe geç

Agunde

Bölüm 23 · 2 dk okuma

Agunde

Bölüm 23

Bir Gece Ansızın Unuttum

Ben bir klimanın altındaki su sarkığıyken

düşmek isterdim yerlere kocaman beyaz bir peteğin üzerinde

patlamışken düştüğüm uzak kollar ve bir bilgisayar ile birlikte hatırladım ve

andım

yorgunluktan suyunu damlatan o klimayı

ve de ev gelmekte olan bir hatırayı zihnime kazımaktaysa

bir daha eve dönmemek için tutunurdum o dağlara

belki de partizanlığı bir kenara bırakmam gerekirdi eve geri dönmeyi öğrenmek için

uzun uzadıya konuşmayı bilmek gerekirdi

Öğrenmeyi hatırlamak için

Elimize alınan gece

ve de cebelleşmek Ostrogotları yenmiş eski ve kadim Bizans'ın tanrısı Belisarius gibi

kutsallığı atfederken tanrıya unutulan halkı

bir daha unutturamazdı hiçbir ege oğlu bana

Latin krallığını yok ederken bile titremeyen elleri hiçbir kılıç kesemezdi

Hayır ben izin vermezdim bu sabahta

ve gecenin ıssız olmayan sabaha aralanan perdesiyle birlikte

çığlıklarla süslediğim masama dahi gece çökmüşken

gece her şeyi susturuyordu

peki ya ben demek yasak mıydı egemen bir letiristi ellerken

belki de zeke beni kıskanıyordu ellerim inlerken

ve o zaman demişlerdi ki

Si rex bonus es tu ne dele reginam nostram

Böylece dik yollarda edilen kahpe davranışlara bir daha sarılmak nasip olmadı

ezan sesleri ne kadar yakın da olsa

sansasyonel haberlere iz bıraktırmadan oralara gitmek elleri boyamak şebrenglere

yazılar uzaktır artık bize

Üzülmek de gelmiyorken içimden yeni yollarıma ettiğim zoestik dua ile birlikte kyoyu karnımdan çıkartırken hamile kalışım

bir egemen gibi dokunulan vücudum kadar haz vermiyordu

beni ege kıyılarına çakan çekici de anmak, sessizliği bozarken bu geceden geçelim

ve haydi kalk senle düğüne gidelim

Memleket denen yardan gelen seslerle birlikte özlemimi dindirmek için

harpa gidiyorum

bir daha yüce Bizans için sefere çıkabilecekler için ben de harpa gidiyorum

kendimi bilemezken nuruma şadan ve de varlığıma hürf eylemek

vazgeçilemez bir teklifti

bu kırgın yorgunluk üzerine gidilmezken

planladığımız makinelere menekşe indirirken gökten

Güvercinlerim bir egemen uğruna zekeye ulaşabilecek miydi

sanmam

Bayraklarla bezenmiş masaları tatmak

bir daha ulaşamazdım mavi ışıklara

bir daha bulamazdım kendimi altınlarla kaplı meleklerde, bir daha duramazdım kelimeyi bitiremediğim yerde

artık dostluğumuzun ikinci yılına girmek de bizi teselli etmiyordu

ege denizine uzak bir egede yaşarken

belki de hiç var olmamış sıhatlerde kendimi tornalaştırmak teselli etmiyordu beni

farkında olmadan başlattığımız zoestik dünyada kendimize yer bulamıyorken

propaganda hakkında düşüncelerimi yermek

sanki kendimi tekrarlamaktı

ve de seni düşlemek uzun yıllardır kabuğunu örememiş bir yaraydı

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.