Sahiller ayaklanmıştı güneşe doğru
Böylece Mler bakardı uzaktan sanki zeke gibi
Ve garip hislerle bakılıyordum arkadaşlarıma
acılarca sevdikleri yediydi
Yediler ise günden güne büyüyor ve kabarıyordu içimde sanki bir ıhlamur, sanki bir acı , sanki bir rüyadaydı uğultular
O uğultular yükselirken
Yükselirken o uğultular ben mustafayı elliyordum
elleri karnının etrafını sararken neredeyse kendini kaybeden bir gelincik gibi beyaz, temiz, aşık atılamayacak gibiydim
Güvercinsizdim
aciz varlığımıza bir hediye de kyodan inerken herkes tanrıyı unutmuştu, ismi hariç
ve ne zikretmeyi bilirlerdi hayata kendisini
nede zeke beni bu sırada ziyaret ederdi
ölmek adaştı arkadakilerle
eller kutsaldı
kurbandı bir daha doğmayacak günler ölüme
Ve aşkı da eskitmiştik harap mı harap mehtaplarda, bitap mı bitap ay ışıklarında
yüzümüze de yansırdı ufak medecezir iniltileri
ve gecelerde terlemek
gecelerde ıslanmak
artık çok uzak diyarlarda kalınca yüzümüz
daha da köylü oluyordu bir aynada elimize usturalar alınca
Yedi dehliz denirdi ruhu afakta saklı olan fikri fikret olana zamanımızda
bense düşünmezdim
zeke değildim, daha zoestik devrime girmemiştim, menekşelerim yoktu, kyoyu göremiyordum, güvercinler
artık güvercinlerimi saklarken misafirlerden
yedi ve yine yedi
Ve bir laos var
uzak, sıcak ve kendinden geçmeye hazırken
ezanlar patlardı yüreğimizde
masumiyeti kaybolmuş genç kızlarla bir olurdu
acıyan ayak bileğimi zonklatmak
artık zor geliyordu ellerimi harflerle benzetmek
ve sonucundan akarken bir pamuk tarlasında
insanların değerli gördüklerine birer tane daha zeke vermeden edemeyordum, ve etmek niye bu kadar zordu
neden zordu
acıdan kaçmak
zekeyi bir sevgiliymişcesine sevmek neden bu kadar zordu
aynalarda beklerken
hisler bir bayrakla olunca neden bu kadar zordu
Ayın kaçıydı bugün
Yirmi üçü mü
Ve böylece daltaşak gezen silahların sahibi bağırıyordu bize
dikkat edin namlulara
ve ardından
pat ve pat
yüzlerimize ateş eden hain namlular sevecenlikle kolilere atılırken kimsesizdim ben
ağırdı güncelerim
ağırdı günlerim
Böylece hurda niyetine sattıklarıma geri dönmeliydik
ve sen
sakın dönme geri