Hakan odasına gidip uzandı . Anıları tekrar canlanmaya başlamıştı . Deniz'in köprüden düştüğü gün onu odasına getirmişti . O uyurken başında durup onu izlemişti .
-Keşke keşke sana açılabilseydim belki bir ihtimal sonumuz böyle olmazdı .
Hakan artık bağıra bağıra ağlıyordu . Evet yanlış duymadınız ailesi gözleri önünde öldürülürken ağlamayan Hakan Deniz için ağlıyordu . Duvar gibi sert olan o Hakan artık yerle bir olmuştu .
Aradan saatler geçmişti . Hakan en sonunda uykuya daldı . Fakat bu huzurlu an fazla sürmedi . Telefonun çalmasıyla gözlerinin açılması bir olmuştu . Tam da yeni uykuya dalmıştı . Aceleyle telefonunu eline aldı . Arayan Çınardı .Hem de görüntülü ! Hakan Çınar'a bir şeyler olmuş olabileceğinden korktu . Telefonu açtı .Çınar el salladı .
-Merhaba Hakan ! Günaydın bensiz yemek mi yedin ? Biliyordum sende beni sevmiyorsun .Kimse beni istemiyor WAĞWAĞ
-Çınar şizofren misin ?Ağlamasana içti mi sen ? Neredesin ?
-Kimse beni sevmiyor kimsem yok .
-Çınar neredesin ?Sen ne kadar içtin ?
-Şu kadarcık (eliyle beş yaptı ) yoksa bu kadar mıydı ?(eliyle iki yaptı) Yok elim yetmiyor .
Çınar telefonu yere bıraktı .
-Oldu bu kadardı . Bak elim yetti .
Telefon yere düşünce etraf az da olsa göründü . Hakan birazcık düşününce buranın yakınlardaki bir park olduğunu fark eder . Hızlıca aşağıya indi anahtarı alıp evden çıktı .
-Çınar sakın kapatma telefonu
-Tamam be abi sütümü içip uyuyacağım .
-Of Çınar of
-Of ki ne of bir daha kim duyar sesimi ya bu kader baştan yazılsın ya da hayatın kendisi
-Bağırma polisi çağıracaklar şimdi
-Şimdi bana öyle bir şeyler söyle ki durup dururken tam hayattan vaz geçerken beni aşka inandır .
-Az kaldı sessiz ol !
-OOOO OOOO