Kaan beni biraz bekletsede en azından geldiği için mutluyum. Sarışın veletle birlikte Kaan'ın arabasına bindik, kızı arka koltuğa oturttum. Kaan'ın araba sürüşü bok gibi olduğu için onu kaldırmam gerekiyordu.
" Gerizekalı, kalk ordan. Ben sürücem."
- Hayır oğlum ya, sen çok hızlı sürüyosun. Midem bulanıyor.
*Kaan"ı kolundan tutup sürücü koltuğundan kaldırdım ve yerine oturdum. Oda yerine geçtikten sonra gaza ve debriyaja yüklendim."
Stresten direksiyonu bütün gücümle kavrarken Kaan'ın bana baktığını fark ettim. Kaan cebinden sigarasını çıkardı ve yaktı, ilk dumanı kendi çektikten sonra sigarayı ağzıma sıkıştırdı. Hiç sorgulamadan direk içmeye başladım, yavaş yavaş sakinleşip gevşedim. Geleceğimiz yere varmıştık: Kaan'ın evine.
Arabayı park ettikten sonra Kaan'a veledi eve götürmesini söyledim. Kaan veledi eve götürürken bende biraz etrafı inceledim, ormanın içinde çok ıssız bi yerdeydi. Şehir merkezine yaklaşık yarım saat uzaklıkta. Vakit kaybetmeden eve girdim, ev küçüktü fakat çok güzeldi. Koridorun solundan salona girdim ve Kaan'la küçük veledi sohbet ederken yakaladım.
"Was glaubst du was du da tust?"(Naptığınızı sanıyorsunuz?)
Cidden sinirim bozulunca yada nasıl tepki verceğimi bilemeyince Almanca konuşurum, Kaanda bu huyumu bildiği için Almanca öğrendi.
- Es tut mir leid (Özür dilerim)
Kaan'a göz devirdim ve yatak odasına doğru yürüdüm. Kocaman çift kişilik bi yatak vardı, odadaki çıplak adam tablosu dikkat çekiyordu. Sanat diyor bide, çıplaklık ne zamandan beri sanat? Herneyse. Çok yorgun hissediyorum biraz uyusam iyi olucak. Yatağa uzandım ve hemen uyuya kaldım.
İstemsizce uyandım, oda hala karanlık olduğuna göre hala geceydi. Yatakta bi ağırlık ve bacağımda bi el hissediyodum.. SİKTİR.
Kaan'ın eli bacağımın üzerinde,kasıklarıma yakın duruyordu. Duraksadım, ilk başta rüyada olduğumu düşündüm. Kafamı arkama doğru çevirdiğimde Kaan sırıtarak bana doğru bakıyordu.
Kaan'ın elini ittirdim, bana doğru yaklaştı. Biraz daha..ve biraz daha. Bi bacağını karnımın üstünden geçirerek beni altına aldı. Çok sinirim bozulmuştu, ne yapıcağımı bilemedim. Tam onu ittiricekken iki elimide bileklerimden kavradığını fark ettim. Çok çaresiz kalmıştım, terlemeye başladım. Gay değildim ama Kaan beni yükseltmeye başlamıştı. Yükseldiğimi anlamış olmalı ki sertliğimin üzerine bastırmaya başladı. İyice terlemiştim, Kaan'a baygın gözlerle bakıyordum. Hoşuna gittiği çok belliydi, sırıtıyordu. Bileklerimi Kaan'ın ellerinden tek çırpıda çektim, Kaan'dan hoşlanmıyordum. Kaan'dan değil, erkeklerden hoşlanmıyordum. Yataktan kalkmak için bacaklarımı yukarı kaldırdım, Kaan'da bacaklarımla birlikte yükseldi, ondan sonrada kendini yatağa attı. En azından kurtulmuştum. Yataktan kalktım ve tuvalete gittim, aynada kıpkırmızı olmuş yüzüme bakıyordum. Naptım ben. Az önce bi erkekle ilişkiye girmiş mi oldum? Hayır, benim rızamla olan bişey değildi. Kaan benden zayıftı, ona neden engel olmadım? Bende mi istekliydim?! Hayır hayır, Kaan beni kesinlikle taciz etmişti. Bu pişmanlığımı idrar yoluyla atmayı düşünüyorum. Klozetin kapağını kaldırdım ve işemeye başladım. Bu kadar stres tuvaletimi getirmişti. Ellerimi yıkadıktan sonra tuvaletten çıktım ve salona yürüdüm. Salondaki koltukta küçük velet yatıyordu, diğer yatağa uzandım ve uyumaya çalıştım.