İlahi bakış açısı*
Kara Karan her gece olduğu gibi bu gecede uyuyamamıştı. Uyuduğu zamanlar az olurdu. Çünkü ancak içtiği zamanlar sızıp kalarak uyuyabilirdi. Elini yatağının kenarındaki küçük komidinin çekmecesi attı ve içinden bir paket sigara çıkartarak komidinin üzerindeki çakmağını ve telefonun alarak, kalkıp balkona doğru yürüdü. Bir dal sigara çıkardı, çakmakla yakarak içmeye başladı. Bir yandan da telefondan gelen aramayı yanıtladı.
"Efendim "
"Nasılsın, nasılsınız?"
"İyiyim ben, ev halkı garip"
"Garip ne lan düzgün cevap ver"
"Ya yarı iyi yarı kötü"
"O nasıl?"
"Kötü, hemde çok kötü" derin bir iç çekerek devam etti. "Geçmişi çok kötü. Bugün. " Dedi ve sustu. Yeniden iç çekti. " konuşsana oğlum ne susuyosun" "sanki kolay anlatmak bir dur abi ya" diyerek kafasını toparlamaya çalıştı. Doğru kelimeleri arıyordu. Sigarasından bir daha içine çekerek küllüğe bastırarak söndürdü, telefondaki adama döndü baktı. Baktı. "Bugün eşyalarını almak için eski evine gitti eve girerken bana sordu gelmek istermisin diye telefonla konuşup geleceğimi söyledim sen arıyordun seninle konuşmuştum. Kapattığımda eve doğru gittim. Kapı yarı açıktı." "devam et" " babası ,üvey babası onu dövüyordu. Görünce o korkmasın diye adama silahın arkasıyla vurdum ama çok geçti." "Noldu? İyimi o? nasıl? " " İyi gibi hastaneye gitmek için zorladım ama istemedi kendi pansuman yaptı. Eczaneden krem alırsak yeterli dedi. Dediğini yaptım ilk günden zorlamak istemedim. Ama keşke onu dinlemeseydim." " Kara malmısın kardeşim? Ciddi soruyorum. Şimdi nasıl peki, git bi bak üstü falan açıksa beli ağrımasın bide göster bana" "tamam" diyerek Aden'in odasına gitti. Uyuduğunu düşünerek içeri girdi. Girer girmez yatakta terler içinde yatan, boynu çizikler içinde elleri boynuna sarılı olan Adeni görür görmez hızlıca yanına ulaşıp uyandırmaya çalıştı. Ellerini boynunda çekerek sesleniyorum bir yandan " ADEN! Uyan Aden" bir yandanda yatağın üstüne koyduğu telefondan bağıran adam vardı ama Kara Karan duymuyordu. Endişelenmişti. Telefondaki kişinin yüzüne telefonu kapatarak Adene geri döndü. Bir kez daha seslendi bu sefer uyandı Aden.
***
Baş ağrısı tüm vücuduma vurmuş gibi her yanım ağrıyordu. Biri benim adımı sesleniyodu. Gözlerimi zorlukla açarak baktığında Kara vardı benim gözlerimi açtığımı görünce adımı seslenmeyi bıraktı. "Kabus gördün. İyimisin? " olumsuz anlamda salladım başımı. Aklıma geldi kabusum. Çok gerçekciydi. Ölmek isteyen ben ölmek istemiyordum. Kara bana sarılarak bir kaç dakika sakinleşmemi bekledi. " iyimisin? " bu sefer olumlu anlamda salladım başımı. " Ne gördün? Anlatmak istermisin? " bir an yüzüne amacını anlamak için baktım ama gerçekten merak ediyor gibiydi. "Ölüyordum." Diye cevapladım. Yüz ifadesi affallamıştı. Çok üstlenmek istememiş olmalı ki " gel bir yüzünü yıkayalım diyerek odanın içinde duran banyoya doğru ilerledi. Yüzümü yıkadıktan sonra bana uyumamı söyleyerek beni yalnız bırakmıştı. Uykumun kalmasıyla birlikte balkona çıkarak sandalyeye oturup gök yüzünü izlemeye başladım.
***
Koskoca 1 buçuk haftayı geride bırakmıştık. Bir düzen kurmuş gibiydim az çok. Her sabah saat 8 de kahvaltı yapılır, akşamları ise saat 6 da yemek yenirdi. Saat 22.00 civarında kahve içilir veya film izleniyordu. Yani aile ila vakit geçiriliyor. Kendimi pek aileden hissetmesemde onlara ayak uydurmaya çalışıyorum.
Arsen, onunla çok fazla iyi anlaşıyoruz. Hatta bana çözemediği soru olduğu zaman getiriyor. Şuan yaz tatilinde olsaydı okullar açılınca sınav senemiz olacağı için günlük test çözüyoruz.
Kara, çok fazla muhabbete girmesek bana kendini yanımda hissettiriyor. Hiç bir zaman abim olmamıştı. Bu yüzden nasıl davranacağımı bilememe rağmen o bana yakın davranıyor. Hatta şu bir haftada 2 günde bir pastaneden çeşitli kurabiyeler alarak geliyordu.
Kurabiye severdim ve bu beni değerli hissettirdi. Ve şuandada Arsenle birlikte Arsen'in arkadaşlarıyla buluşmaya gidiyorduk. Bir kafenin önüne gelince Arsen elindeki telefonla kontrol etti ve içeri adımladı. Bende peşinden gittim tabi burda dikilcek halim yoktu ya. Konumla gelmiştik. Arsen yolu bilmediğini söylediği için etrafı inceleme fırsatı bulmuştum. Daha önceden başka semtte olduğum için buraları bilmiyordum. Akşam bir kaçamak yapmayı planlıyorum. Kaçamak neymiydi? Markette gidip çikolata almak! Benim için güzel bir kaçamak yani. Arseni takip ederek ilerde masada oturan 3 kişinin yanına ilerledim. Arsen arkadaşlarıyla tokalaştı ve bana dönerek onra beni tanıttı. "Anlattığım ikizim Lal" Bir dakka beni onlara mı anlatmıştı? Oha! "Ben Sevda hoşgeldin grubumuza. Ayyy benden sonra bir kız daha! Artık seninle maske yapabileceğim, seninle alışverişe de gideriz! Dedikoduda yapmalıyız! Evet evet kesinlikle dedikoduların hepsini sana anlatmalıyım! " diyerek hızlı ve heyecanlı konuşan kıza yani sevdaya çevirdim bakışlarımı ve onun bu haline gülümsedim. " gördünüz mü bana gülümsedi! " diyerek yanında oturan kumral çocuğa ve masa başında oturan sarışın çocuğa dönerek hevesle konuştu. Yanındaki kumral çocuk " Evet sevda görüyoruz kör değiliz ve sakin ol" dedi sevdaya sevda boşverircesine gözlerini devirdi. Kumral çocuk " ben Ali, memnun oldum tanışmamıza " diyerek gülümsedi gülümsemesine karşılık vererek kafamı salladım. Sarışın bomba " Emir " dedi sadece ve hafif tebessüm etti. Bende kafamı sallayarak birşey diyemedim. Çünkü kimsenin işaret dili bilip bilmediklerini bilmiyorum. " buranın limonatası güzelmiş söyleyelim mi" diyen sevdayıdı. Herkes olur derken Arsen bana döndü kafamı olumlu anlamda salladım. Ali bir garson çağırıp siparişleri vermişti. Onlar kendi aralarında konuşuyordu konuştukları konudan pek anlamadığım için sıkılmıştım. Telefonumu çıkarıp instegramds gezindim biraz Telefonumu kapattım ve masaya geri koyduğumda üzerimde göz hissetmeme birlikte bakan kişiye baktığımda sarışın bomba yani Emir olduğunu gördüm. Yüzü garip bir ifadedeydi anlamadım. Halbuki kurs açmayı planlıyordum. " kalkalım mi annemiz mesaj atmış misafir gelcekmiş" Arsen'in sesiyle ona döndüm ve onaylamamla arkadaşlarına gideceğimizi söyleyerek ordan ayrılıp geldiğimiz yoldan eve dönmüştük. Eve girince yorulmuş hissi geçmesi için odama çıkıp kısa süreli bir duş aldım. Üstümü giyinip saçlarımı yarım yamalak kuruttum hala nemli olduğu için saçlarımı Sağ tarafa doğru atarak şekil verdim. Saate bakınca yemek saatinin geldiğini gördüm ve aşağı inerek mutfağa gidip Alkım hanıma yardım edilecek birsey olup olmadığını sorduğumda olmadığını sofraya geleceğimi söylediğinde itiraz etmemiştim. Sofraya geçip oturdum masadaki herkes " İyi akşamlar " Dedim "İyi akşamlar diyerek hep bir ağızdan söylediklerinde koro kursu açmayı düşündüm bu sefer. Neden olmasındı? Alkım hanımın çorbalar getirmesiyle yemeğe başlayıp kabak dolmasıyla bitirmiştik "ellerinize sağlık çok güzel olmuş" diyerek yemek odasından çıktım odama gidip Telefonumu ve biraz para alarak odamdan çıkıp sessizce dış kapıya doğru yürüdüm kapıyı sessizce açtım çıkıp arkamı dönerek kapıyı yine sessizce kapattım derin bir nefes vererek koşmaya başladım 4,5 adım koymuştum ki kolon gibi bir şeye çarpıp yere düştüm. Bir dakka kolon yoktu ki bahçede. Bahçe düzdü! Kafamı ovuşturarak kaldırdım ve o kabusumdaki bağıran adamı görünce şoka girdim.
Bende a101 e girdim.
Diyen iç sesimi susturmaya çalışarak adama baktım. " kaçıyormuydun küçük hanım?"
"Evet kaçıyorum. Hemde kocaya. Kocam da market biliyormusun?" Diye ellerimle cevap vermiştim ki bilmediğini düşünerek, yerden kalktım. " demek kocaya kaçıyorsun. Bu saatte ne marketi küçük hanım?" Dediğinde bir daha şoka girdim.
Bende bir daha a101 e girdim.
"Canım çikolata istemişti de onun için şey etmiştim ama şey olunca da şey oldu" diye hızlıca cevap vermiştim. Ama bir dakka ben tanımadığım birine hesap veriyordum. " Ben neden hesap veriyorum ki " diye yanımdan geçip gideceğim sırada kolumu tuttu ve " bu saatte gidemezsin" dedi. Vuracağını düşünerek bir elimi yüzüme siper ederek, kolumu ondan kurtarıp kapıya koşarak yumruklamak başladım bir yandanda ağlıyordum korkmuştum çünkü korkutucuydu, tanımadığım biriydi, kabusumda görmüştüm ve sert davranıyordu ne beklenirdi ki. Kapının açılmasıyla tüm aile buradaydı o an huzurlu hissettiğim tek kişiye koşarak sarıldım...
Yıllardır çıkmayan sesim çıkmıştı...
Ben kendime inanamazken girişteki ev halkı hiç inanmazdı...
" baba yardım et!!! BABA..."
Devam edecek...
Bir bölümü daha bitirdim . Bitirdik. Okuyamaya devam eden varmı bilmiyorum varsanız bence kendinizi belli etmelisiniz. :)
Her bölüm kelime sayısını arttırmaya çalışıyorum. İlk defa yazıyorum tavsiye ve eleştiriye açığım .
Tanıtım istenirse yaparım . Yazmanız yeterli.
Öyle pek canımlı cicimli konuşan birisi değilim. Ama elimden geleni yapıyorum.
Sorulacak sorunuz varsa anlamadığınız falan sorabilirsiniz.
Yazım hatalarım olabilir Türkçede sınıf birincisi falan değilim. İnsanlık hali diyip geçin sıkıntı olanlar kendi halinde takılsın sıkıntı yok.
Kendinize dikkat edin bir sonraki bölümde görüşmek dileğiyle...