İçeriğe geç

Adaletin Yanında //FanFiction

Bölüm 7 · 4 dk okuma

Adaletin Yanında //FanFiction

Bölüm 7

7🗡Manyak Ama Bir O Kadar Da Sevdalı

🗡

Ha Ra, bitik bir şekilde evine girip kapının ardına yaslandığında bugün yaşadığı her şeyin sadece bir rüyadan ibaret olduğunu düşünmeye çalıştı.

Öyle ummaya çalıştı ama değildi işte! Her şey gerçekti!

"Sen mi geldin Ha Ra? Nerede kaldın? Merak ettim seni," sesini işittiğinde genç kız kendisini toparlamaya çalıştı ve yaslandığı yerden çekilerek, çömelip ayakkabılarının bağcıklarını çözdü.

Annesini daha da meraklandırmamak adına:

"Benim omma. Hava o kadar güzel ki dalmışım. O yüzden geciktim," diye seslendi.

Ama bu duruma annesi de kaşlarını çattı. Kızı bunu der demez oturduğu koltukta gözü hemen pencereye kaydı. Gözle görülür bir şekilde, hava oldukça bulutluydu ve ağaçların sallanmasından rüzgârın da olduğu belliydi. Yine de sesini çıkarmadı.

Genç kız odasına girip kapıyı kapattı ve kendisini yatağının üzerine bıraktı.

Çok yorulmuştu.

Şu an beyninde öyle sorular dönüyordu ki! Ama... Ama en garibi de şeydi: Yanaklarının hâlâ cayır cayır yanışı.

O manyak herifin parmağı ile okşadığı her yer alev alev yanıyordu resmen.

Neden o an tepki verememişti?

Neden o an öylece donup kalmış ve devam etmesini istemişti?

Her zaman hırçınlığını koruyup kendisini savunabilen kız neden o an savunmasız kalmıştı. Neden?!

Genç kızın sağ eli havaya kalktı ve o adamın dokunduğu yerlere dokundu. Gerçekten o an hissettiği şey... Nasıl bir histi öyle? Şimdi neden olmuyordu?

Ahh! Cidden, kafayı yiyor olmalıydı!

Bunları düşündüğüne gerçekten inanamıyordu.

Tam yataktan yeniden doğrulacaktı ki telefonuna gelen mesaj sesi ile eli kotunun cebine gitti.

Telefonu eline alıp gelen mesajı okuduğundaysa gözlerinin ne zamandan beri kör olduğunu düşünmeye çalıştı. Ama onun gözünde hiçbir sıkıntı yoktu. Lâkin doğru görüyor da olamazdı.

~Ömür boyu benim sevdam olman dileğiyle... Senden de, seni sevmekten de hiçbir zaman vazgeçmeyeceğim.

(Manyak ama bir o kadar sevdalı herifin teki.💙)~

Kalp mi? Sona attığı gerçekten bir kalp miydi? Hem de mavi. Ha Ra'nın en sevdiği renk...

Genç kız kaç defa tekrar tekrar okudu mesajı bilmiyordu. Bu nasıl olurdu?

Manyak ama bir o kadar da sevdalı herifin teki... O adamın olduğuna hiç şüphesi yoktu ancak, kafası o kadar karışmıştı ki!

Nereden biliyordu bu manyak onun numarasını? İsmini de biliyordu üstelik. Doğru ya? Yıllardır takip ediyormuş kendisini zaten.

Genç kız yatakta doğruldu ve bağdaş kurarak telefonunu sıkıca kavradı.

Cevap verecekti, evet.

Ama ne diyecekti? Direkt aklından geçenleri söylese...

Evet, evet aynen aklından geçenleri yazacaktı.

~Numaramı nereden buldun manyak herif?! Sana peşimi bırakmanı söylemiştim. Eğer bırakmamak konusunda ısrar ediyorsan da bir dahaki sefere mahkemede görüşürüz!~

Mesajı gönderip telefonu yan tarafına bıraktı ve elleri ile gözlerini ovdu. Ne kadar da yorucu bir gün olmuştu bugün onun için. Gün boyu Soobin ile ilgilenmek zorunda kalmıştı. Ailesi yanında olmadığı için yine de gitmeli ve onu yalnız bırakmamalıydı.

Yataktan gelen titreşim üzerine genç kızın gözlerinin hedefi yanında duran telefonu oldu.

Telefonu eline aldı ve gelen mesajı açıp açmama konusunda biraz kararsız kalsa da sonradan merakına yenik düşüp açtı.

~Sonuçta görüşeceğiz be güzelim. 😉 Seninle her yerde görüşürüm. Mahkemede dahi olsa. Yeter ki sen iste.~

Ha Ra'nın yüzünde mesajı okuduktan sonra hafif bir tebessüm belirdi. Bu ilginç adama gerçekten inanamıyordu.

Bir anda karşısına çıkmış ve onu sevdiğini söylemişti. Her anında kendisini takip ettiğini öğrenmişti. Söyledikleri ile kendisini kendisinden daha iyi tanıdığını belli etmişti.

Yakışıklıydı, bir anda her şeyi itiraf edebilecek kadar cesur ve yürekliydi, tehditlere kanmayıp bununla alay edebilecek kadar manyak ve vazgeçmeyeceğini her defasında hatırlatarak sahiplenici bir tavır sergileyen bir adamdı.

Tüm bunların yanı sıra konuşmaları genç kızın oldukça dikkatini çekmişti. Klişe mafya havalarına girmek istediğini ama beceremediğini, bundan hiç hoşlanmadığını söylemiş ve sonrasında o kadar güzel sözler söylemişti ki.

İyi miydi yoksa kötü mü bunu anlayamıyordu.

Yine de tehlike ihtimali %90 iken onun oyununa gelmemeliydi.

Bundan dolayı Ha Ra yüzündeki tebessümü silmeden kurnazca sırıttı. Aklına gelen planı uygulayabilmek için o adama mesaj attı.

~Baksana, ne diyeceğim? Sözlerin, cesaretin, manyaklığın, yakışıklılığın kısacası sen... Dikkatimi çekmeyi başardın. Madem vazgeçmem diyorsun, o zaman al sana bir fırsat. Yarın, öğle vaktinde sana atacağım adrese gel. Oturup insanca konuşalım.~

Yazdığı gibi mesajı gönderdi.

Mesajından şüphe duyup duymadığını henüz bilmiyordu.

Acaba cevap verir miydi-demeye kalmadan telefon yeniden titredi. Bu sefer daha büyük bir heyecan yaparak açtı mesajı.

~Bu hareketi beklemiyordum senden hırçın güzel. Ama bu sensin. Seni sevmemin nedeni de bu işte. Bana öyle büyük bir kötülük yaptın ki? Yarına kadar nasıl uyuyacağım ben şimdi?😏~

Bu mesajla Ha Ra'nın yüzündeki tebessüm daha da yayıldı.

"Gel bakalım, gel," deyip telefonunu yatağının üzerine bıraktı.

"Gel de gör, el mi yaman bey mi yaman?"

🗡

Bölüm sonu

1 yorum