Eskiden iki aile —Morwen ailesiyle Thorne ailesi— çok yakın, neredeyse akraba kadar iç içe yaşayan dostlardı. Birbirlerinin sofralarında yemek yer, bayramlarını birlikte kutlar, düşmanlarına karşı omuz omuza dururlardı. Fakat her şey, gizlice filizlenen bir aşkla değişti.
Selene’nın abisi, Ragnar’ın ablası gizli gizli buluşmaya başlamıştı. Bu iki genç, ailelerinin katı kurallarını biliyorlardı. Onların aşkı kabul edilmeyecekti. Bu yüzden bir gece, gizlice kaçtılar. Kimseye haber vermediler, sadece birbirlerine güvenerek bilinmeze adım attılar. Gece yarısı. İki evde de panik hâkim. Selene’nın annesi oğlunu bulamaz, Ragnar’ın babası kızını. Fısıltılar, çığlıklar, öfke… Ragnar’ın Babası (bağırarak): “Onlar bizim kızımızı kaçırmış! Bunu bize yapmaya nasıl cüret ederler!” Selene’nın Babası: “Senin kızın, oğlumun aklını çelmiş! Eğer zarar gelirse bunun hesabını vereceksiniz!” İki aile, bir zamanlar aynı sofrada oturdukları bahçede birbirlerine ilk kez düşmanca bakar. .Ragnar’ın ailesi, kızlarının kaçırıldığını düşündü. Selene’nın ailesi ise oğullarının baştan çıkarıldığını.
O ana kadar dost olan iki aile, kısa sürede birbirine düşman kesildi. Suçlamalar, hakaretler, küfürler… İki taraf da kendisini haklı görüyordu.
Bir süre sonra kaçan ikilinin izine rastlandı. Fakat yakalanmadan önce korkunç bir olay yaşandı: Gece yarısının ilerleyen saatlerinde telefon çalar. Hastane yetkilisi haber verir. İki aile koşarak acile gider.Koridorlarda siren sesleri yankılanır. Gençler sedyelerle taşınır. Kan, cam kırıkları, yanık kokusu…gençler bir trafik kazası geçirdi. Arabaları yoldan çıktı, metal yığınına dönen aracın içinde canlarıyla boğuştular. Doktor:“Durumları çok ağır. Ameliyata almamız gerekiyor. Bekleyin lütfen!” Selene, kapının önünde titreyerek dua ederken Ragnar yumruklarını sıkar. İkisinin de gözleri öfke ve korkuyla dolar.Saatler süren ameliyatların ardından doktor çıkar. Doktor (yorgun sesle): “Oğlunuzun bacağını kurtaramadık… Ameliyatla almak zorunda kaldık.” Selene’nın annesi yere yığılır, Selene çığlık atar. Doktor (devam eder, Ragnar’ın ailesine dönerek): “Kızınız hayatta, ama durumu kritik. Kolları, bacakları, omuzları kırıklar var. Uzun süre malesef yatağa bağlı kalacak.” Ragnar’ın annesi ağlar, babası öfkeyle Selene’nın ailesine döner. Ragnar’ın Babası: “Bu sizin yüzünüzden oldu! Bizim kızımızı kaçırdınız, mahvettiniz onu!” Selene’nın Babası (bağırarak): “Hayır! Sizin kızınız oğlumu bu hâle getirdi! Ayağı yok artık, hayatı bitti!” Ragnar'ın babası(bağırarak): Benim kızımın hayalleri vardı mahvettiniz hayallerini. Selene'nin annesi(bağırarak) : Benim oğlumun hayali yokmuydu şirketin başına geçecekti oğlum. Koridorun ortasında iki aile birbirine saldıracak gibi olur. Hemşireler araya girer.
Selene köşede ağlarken Ragnar gözyaşlarını siler. Fakat gözleri acıyla birlikte nefretle parlar. Ragnar (kendi kendine fısıldar): “Bunu asla unutmayacağım… Sizin yüzünüzden hayatımız mahvoldu.” Selene başını kaldırır, onunla göz göze gelir. İkisinin de gözlerinde aynı acı, ama farklı bir suçlama vardır. O an dostluğun yerini, ölümüne sürecek düşmanlık alır.
Artık geri dönüş yoktu.
Dostluk bitmişti.
Aynı kazada bu iki evlatlarını kaybetme noktasına gelen bu iki aile, birbirini düşman bellemişti.
Selene ve Ragnar işte bu zehirli geçmişin gölgesinde büyüdüler. Çocukluklarındaki masumiyeti, ailelerin birbirine olan nefretin ateşi yaktı.





