İçeriğe geç

Accidentally yours

Bölüm 4 · 6 dk okuma

Accidentally yours

Bölüm 4

[3]

İyi Okumalar 🦋

___________

Boy boy olan Manolya ağaçlarının daha rahat nefes alması için dibindeki toprağı yumuşalttıktan sonra, durmuş ve etrafına bakmıştı. Burada günlerce çalışsa bile yorulmayacakmış gibi hissediyordu.

Ağaçların üzerinde yer yer kurumuş olan dalları gördüğünde ise bahçe makasını eline almış ve kuru dalları tek tek keserek bir kenara toplamıştı.

Diğer ağaçlara da birer birer bunu uygularken, dudakları arasında şarkı mırıldanıyor, saatlerin acımasızca akıp gitmesine izin veriyordu.

Bahçede en büyük olan ağacın arkasına geçip makasla kuru dalları kesmeye devam ettiğinde hissettiği sıcaklıkla duraksamıştı.

Öyle bir sıcaklık ki vücudu asla o sıcaklığa kavuşmuşmamış olsa bile, kalbi dünyanın öbür ucundan bile hissedebilirdi bu sıcaklığı.

Elindeki makası sessizce yere bıraktıktan sonra ağacın arkasından sadece başını çıkarmış ve tahta çit kapısını açarak içeri giren bedene bakmıştı.

Yorgun olduğu yürüyüşünden, kırmızı gözlerinden anlaşılıyordu. Küçük beden yavaş adımlarla bahçeye girmiş ve gözlerini kapatarak temiz havayı ciğerlerine doldurmuştu.

Chan dağınık saçlı genci yüzündeki hafif gülümseme ile izlerken, kırmızı gözler aniden açılmış ve onun durduğu ağaca doğru yönelmişti.

Chan, gencin yüzündeki telaşı gördüğünde anlamıştı ağacın arkasından koca kafasının gözüktüğünü.

Seungmin telaşlı bir şekilde nereye saklanacağını bulmak için etrafa bakınırken Chan ona yaklaşmış ve yıllar önce yapması gereken şeyi şimdi yapmıştı...

C: "Telaşlanmana gerek yok"

Gamma korkudan iri gözleri ile etrafa bakındığı için adamın önüne kadar geldiğini anlamamış ve sesini duyduğunda da irkilmişti.

Çok hasta ve yorgun, biraz da morali bozuk olduğu için güvenli alan olarak belirlediği, ona iyi gelen bu bahçeye gelip sadece dinlenmek istemişti.

Şimdiye kadar asla burada birisinin görmemişti ve bu bahçenin sadece ona özel olduğunu sanmıştı ama doğal olarak burası başkalarına aitti..

S: "Ben.. yanlışlıkla geldim sanırım"

Seungmin ses tonunu koruyarak aklına ilk gelenleri söylemiş ve oradan çıkmak için arkasını dönmüştü.

İçinde garip bir his vardı, evet telaşlı ve korkmuştu ama sanki bu duyguların arkasına saklanan başka şeyler varmış gibiydi..

C: " Yanlış bir harita seni asla doğru yere götürmez. Doğru yerde olduğuna göre yanlış gelmenin imkanı yok"

Seungmin adımlarını durdurmuş ve kaşlarını çatarak anlamaya çalışmıştı. Bu adam kimdi? Neden yıllardır bahçede onu göremiyordu ve içindeki onu boşluğa çeken duygu da neydi öyle?

Gamma arkasını dönerek bahçıvan kıyafetlerinde olan iri adama bu sefer dikkatli bakmıştı. Gözleri onun gözlerine çıktığında vücudunun saç diplerine kadar ürperdiğini hissediyordu.

S: "Kimsiniz siz? Özlü sözlük mü? Yoksa hep bilmece gibi konuşan peder mi?"

Chan, tatlı suratın arkasında yatan aksiliği gördüğünde hafifçe sırıtmıştı. Seungmin'i iyi tanıyordu, ne kadar inatçı, ne kadar aksi ama özünde bebek gibi olduğunu gayet iyi biliyordu.

C: " 3 dilek hakkını yerine getirecek cin"

Seungmin aldığı cevap karşısında gülümsememek için dudaklarını birbirine bastırmıştı. Genelde birine ters cevap verdiğinde uyumlu bir karşılık almaz hep dışlanırdı. İlk defa aksiliğine karşı kafa tutan birisini görmüştü.

S: "Anlaşılan sizin haritanız yanlışmış çünkü ben Aladdin değilim"

Seungmin bahçeden çıkmak için tekrar arkasını döndüğünde içindeki karıncalanma hissine anlam veremiyordu. Birkaç adımda bahçeden çıkabilirdi ama o kadar yavaş hareket ediyordu ki biraz daha kalmak için.

C: "dileğin yok mu?"

Gamma sonunda duraksamak için bahane bulduğu için mutlu bir şekilde adımlarını durdurmuş ve tekrar bahçıvana taraf dönmüştü.

S: "Var"

Seungmin birkaç adım Chan'a yaklaştığında Chan da ona taraf birkaç adım atmıştı. Yaklaştıkları için içindeki karıncalanma hissi artsa da bunun sadece heyecan olduğuna inanmak istiyordu Seungmin.

S: "Kralı tanıyor musun?"

C: "Hem de çok yakından"

S: "Ona çok mükemmel bir eş ver lütfen"

Thita, kahkahalara boğulmamak için içinde büyük savaşlar vermiş ve dudaklarını sıkıca birbirine bastırmıştı.

C: "Bildiğim kadarıyla kralın zaten mükemmel bir eşi varmış"

Seungmin offlayarak bahçenin içine doğru yürümüş ve küçük banka oturarak gözlerini devirmişti. Anlaşılan bu bahçıvan yalan söylüyordu, kral hakkında bildiği bir bok yoktu.

Zaten basit bir bahçıvan'ın onun dileğini gerçekleştirmesini beklemek, kralı tanımasını beklemek aptalcaydı.

Evet, çok fazla ateşi olduğu için beyni yeterince iyi çalışmıyordu..

C: "Sana dileğini gerçekleştirme şansı veriyorum ve senin dileğin bu mu?"

Chan, Seungmin'in karşısında dikildiğinde gamma hemen banktan kalkmıştı. Burada daha fazla duramazdı başkalarına da yakalanmamalıydı. Yoksa bir daha asla buraya gelemezdi.

S: "bir dileğim olamayacak kadar zavallıyım"

Seungmin gülümseyerek konuştuğunda Chan sert bir şekilde yutkunmuştu. O gülücüğün altında yatan hüznü biliyordu ve bunun tek sorumlusu kendisiydi.

Umarım bir şeyleri düzeltmek için geç kalmamıştır...

C: "Adın ne peki. Aladdin olmadığı kesin"

S: "Seungmin. Kim Seungmin. Peki sizin adınız ne?"

Chan, karşısındaki güzelliğin ismi dahil her şeyini biliyordu. Ama onun ismini kendi ağzından duyması kalbinin hızlanmasına neden olmuştu.

Pişmandı, yıllar öncesinde gammasının karşısına çıkıp onunla tanışmadığı için pişmandı.

C: "Ch.. öhmm Chris ismim Chris"

Chan ismini söyler söylemez tokalaşmak için elini Seungmin'e uzattığında ateşi yüzünden yanakları kırmızı beden tereddüt etmeden elini büyük ele taraf uzatmıştı.

Ellerinin buluşması sadece bir nefes uzaktaydı ama Thita ne yaptığını daha yeni anlar gibi elini hemen indirmiş ve kendine doğru çekmişti.

Küçücük bir temas bile ruh eşi izlerini ortaya çıkarabilir ve karışık durumu daha da karışık hale getirebilirdi.

Seungmin ise başını öne eğip memnun oldum anlamında dudaklarını büzdüğünde iki taraf da kalplerindeki ritme kulak veriyorlardı.

Aralarındaki tek fark Chan, bu ritmin ruh eşi ile olan bağından geldiğini biliyorken gamma anlamsız ritimlerin ne olduğunu merak ediyordu.

S: "Yabancı olmalısınız isminizden anladığım kadarıyla"

Thita, sadece kral olduğunu gizlemek için ismine yakın ve benzer o an aklına gelen ismi söylemişti. Bir anda karşısına kendi benliği ile çıkamazdı.

Önce gamma ile zaman geçirmeli aralarındaki koca yılları kapatmalıydı. Sonra onun kendi ayakları ile bu ilişkiye adım atmasını bekleyecekti.

C: "Koreliyim. Yıllardır bu bahçenin bahçıvanıyım"

Chan aslında yalan söylemiyordu. Bu bahçeyi kendi elleri ile yapmış ve bu zamana kadar başkasının elinin değmesine izin vermeden tüm bakımlarını üstlenmişti.

Seungmin boncuk gözlerini Chan'ın gözlerine diktiğinde büyük beden istemsizce gülümsedi. Kırmızı burnu ve yanakları, neredeyse gözlerinin üzerine dökülen saçları ile çok tatlıydı gamma..

S: "Hiç görmedim sizi bu bahçede"

C: "Ben de sizi hiç görmedim"

Ortam aniden sessizleştiğinde daha da gerici olmaya başlamıştı. Seungmin şu an gitmeliydi ama burada kalmak ona o kadar huzur veriyordu ki...

Gamma sessiz sessiz bakışlarını ayaklarına indirdiğinde üzerindeki yoğun gözleri hissediyor, koyu bakışlar altında eziliyordu resmen.

Ağaçların başında durmadan cikleyen kuşlar olmazsa kalp atışlarının duyulacağına emindi.

S: "Ben gi-"

Küçük beden başını kaldırıp koyu gözlere bakarak gideceğini söyleyeceği anda, aniden hapşırmıştı.

Ani gelen hapşırık yüzünden elini sonradan ağzına kapatmış ve irileşmiş gözleri ile yeni tanıştığı Chris'e bakmıştı.

C: "Yavru köpek gibi hapşırıyorsun"

Seungmin utançtan kızarmak üzereydi ama karşısında dikilen adam o kadar güzel gülümsüyordu ki utancını unutmuştu bile.

Gülümserken yüzünde belli olan hatlar, kısılan gözleri yanağındaki gamze... hepsiyle çok yakışıklı ve çekici gözüküyordu.

İlk defa birisi ona çekici gelmişti. Tabii sarayda, kral için büyütülürken hayatında kimse yoktu ama gördüğü hiçbir erkekten bu kadar etkilenmediğine, gülüşlerine hayran kalmadığına emindi.

Aniden aklına dolan düşüncelerle gözlerini kırpıştırmış ve başını önüne eğerek çit kapıya doğru adımladı.

S: "Gideyim ben"

Odasına doğru giderken içindeki kötü hislere engel olamıyordu. Kral için büyürken bir rahibeden farkı yoktu ve şimdi başka bir erkekten etkilendiği gerçeğini görmesi onu kendisini iğrençmiş gibi hissettirmişti.

Tabii ki haritasının onu doğru prensine götürdüğünden habersizdi bunları düşünürken...

____________

Farkettiyseniz kitap çok saçma (umarım farketmemişsinizdir 🧍‍♀️)

Arkadaşlar ben bölüm yazmaya yazmaya Türkçeyi unuttum. Yazım yanlışı varsa affola

Galerimdeki tüm ChanMin fotiklerini salarsam aklınızı şaşırırsınız aldmelfmlrmf

Bölüm sonu

15 yorum