İçeriğe geç

Accidentally yours

Bölüm 10 · 6 dk okuma

Accidentally yours

Bölüm 10

[9]

İyi Okumalar 🦋

Sınır: 150 oy, 300 yorum (random kabul etmiyorum)

___________

Felix, uyuyan yüze biraz daha yaklaştı dikkatli bakabilmek için. Gözleri kapalı olsa bile çok güzel gözüküyordu.

F: "Sen sevdin mi?"

J: "Ben çok sevdim. Sen sevdin mi?"

F: "Ben de çok sevdim"

Seungmin kulağına yavaştan dolan fısıltılar yüzünden gözlerini kırpıştırarak açtı ve başının üzerinde dikilen iki koca kafaya baktı.

Birinin yanakları o kadar büyük ve yuvarlaktı ki, diğeri de güneş gibi parlıyor ve sanki yüzünde yıldızları taşıyordu.

Seungmin başının üzerinde dikilenlerin şapşal surat ifadesine gülecekken aklına dolan olaylarla panikleyerek hemen dikelmişti yatakta.

Aniden kalktığı için başı, üzerinde dikilen Jisung'un başına çarpmış ve ikisini de acıyla inletmişti.

S: "Neredeyim ben"

Gamma eli ile acıyan başını tuttu ve yatağın kenarında asker gibi dimdik duran ikiliye baktı. Onların gözleri Seungmin'in üzerinde kamera gibi geziyordu resmen.

J: "Akıl kaybı mı yaşamış sence?"

F: "Bence o kadar ciddi bir hasar olmamıştır."

J: "Ama en son bir alfa ölmüştü"

Felix arkadaşının omzuna şaplak atarak ona ters ters baktı. Yatakta oturan beden ise her şeyi anlamlandırmaya çalışıyordu.

F: "Saçmalama Ji ölmemişti kötürüm kalmıştı"

Jisung da elini çenesine yaslayarak düşünüyormuş gibi mırıltılar çıkardı.

J: "O zaman başka bir hasar olmalı"

Boyları neredeyse aynı olan iki beden de ellerini uzatarak birbirlerinin başını okşadılar.

F: "Tabi ya yürüyemiyorsa"

J: "Çok zekisin arkadaşım"

İkili bakışlarını birbirlerinden çekmiş ve tekrar yatakta oturan bedene bakmışlardı.

F: "Ayaklarını hissediyor musun?"

Seungmin'in beyni zaten allak bullaktı şimdi dinlediği konuşmalar ve aldığı soru yüzünden daha da bulanıklaşmıştı her şey. Nereye düşmüştü böyle? Küçük tatlı odasında uyanmak için her şeyini verirdi.

S: "H-hissediyorum"

Gamma'nın sesi titrediğinde, sarışın olan dudaklarını büzdü ve yatağın kenarına oturarak Seungmin'e sıkıca sarıldı.

F: "Korkma bir şey yoook"

Felix, Seungmin'in sırtını destek olurcasına okşarken Jisung da yatağa oturdu ve yorganın üzerinden Seungmin'in bacaklarını okşadı.

J: "Korkma biz sadece yardım ediyoruz"

Gamma, dün kral tarafından getirildiği odada şimdi bu güzel kişilerle nasıl uyanmıştı bilmiyordu ama bu kişilerin kralın diğer eşleri olma fikri onu korkutuyordu.

Kıskanmadan çok kralın bu kadar şerefsiz biri olmasını istemiyordu. Ne de olsa dün gece ruh eşi çıkmışlardı ve bunu kabullenmese de kaçacak başka bir yeri yoktu. Veya başka bir seçim hakkı.

F: "Aramızda kalsın. Söylenenlere göre Kral en son bir alfayla sevişmiş ve sonra alfa kötürüm olmuş."

J: "Bugün onun odasında seni bulunca da iyi misin değil misin diye kontrol etmek istedik"

İkili başlarını önlerine eğerek çok hüzünlü bir şey anlatıyorlarmış gibi başlarını sağa sola sallamışlardı. Seungmin ise duyduklarını sindirmeye çalışıyordu.

Kralın Thita olduğunu biliyordu ama bunların hepsi bir uydurmacadan başka bir şey değildi dimi? Böyle bir şey mümkün olamazdı ki?

C: "Neyi kontrol etmek istediniz?"

Chan kapıyı açıp içeri girdiğinde ikili hemen yataktan kalkarak Chan'a bakmışlardı. Felix ise çok beklemeden zıplayan adımlarla koşmuş ve abisine sarılmıştı.

C: "Prensesim sen evli olmana rağmen niye hala benim sarayımdasın"

Thita, kardeşinin saçlarına yumuşak bir öpücük kondurmuş ve gülümseyerek güzel surata bakmıştı.

F: "Bu saray bensiz bir gün dayanamaz"

Chan gülümseyerek minik buruna bir öpücük daha bıraktı ve ilerleyerek yatağın kenarında duran Jisung'un saçlarını karıştırdı.

C: "Minho seni arıyor"

J: "Arasın köpek.. ay şey yani arasın birazcık majesteleri"

Vita, gülümseyerek ellerini arkasında birleştirdi ve hemen sonrasında karıştırılan saçını elleriyle düzeltti.

C: "Öldüreceksin koskaca deltayı aşkından"

Jisung gururlu bir şekilde gülümserken bunca zamandır Seungmin'in tek odak noktası odaya giren adamdaydı.

Chris.. Chan.. yaklaştıkça elinde hissettiği kaşınma hissi... Korkuyordu. Bundan sonra ne olacağını bilemediği için korkuyordu.

C: "Seungmin ile tanıştınız mı?"

Gamma ismini dudyuğunda önünde dikilen bedeni izlemeyi bırakmış ve etrafına bakmıştı.

Chan ise sağ kolunun altına Felix'i almış sol kolunun altına da Jisung'u almış ikisinin de saçlarını okşamıştı.

C: "Bu Felix benim biricik kardeşim ve kardeşimden farksız olmayan küçük Jisung'um. Ve beyler bu da eşim Seungmin"

Thita hariç odada olan herksin ağzı ve gözleri şokla açıldı. Seungmin ne yapacağını şaşırmıştı. Şimdi kaçmalı mıydı? Kalıp bu adamla kavga mı etmeliydi? Yoksa uykusuna geri dönüp tüm bunlar bir rüyaymış gibi mi davranmalıydı?

Küçük bedenin yanakları ister istemez kızarmaya başladığında elinin içinin kaşınması da artıyordu. Avuç içine baktığında karşılaştığı manolya çiçeği dövmesi ise ona dün geceyi tekrardan yaşatmıştı.

Sesli bir şekilde yutkundu ve bakışlarını usulca uzun bedene kaydırdı.

C: "Şimdi izninizle Seungmin ile konuşmam lazım"

Felix ve Jisung yüzleri donmuş şekilde bir şey demeden yavaş adımlarla odayı terk ettiler. Onlar için sabaha kadar konuşulacak konu çıkmıştı. Yine farklı teoriler üretip kafalarında hikaye kuracaklardı anlaşılan...

Seungmin odada yalnız kalmanın verdiği gerginlikle bakışlarını ellerine indirdi. Bağırıp çağırp buradan kaçsa kurtulur mudyu? Ya da bu bağı kırmanın bir yolunu bulabilir miydi?

C: "Nasılsın?"

Chan ağırlığını yatağın kenarına bırakarak başını eğdi Seungmin'in eğik yüzünü görmek için ama küçük olan inatla bakışlarını kaçırıyor, yüzünü saklıyordu.

C: "Eline bakmama izin ver"

Gamma, önüne uzatılan büyük ele baktı ve deminden beri oynadığı elini büyük, sıcak elin içine bıraktı.

Yapılan temasla içinde uyanan hisler onlara tekrar bağın ne kadar güçlü olduğunu hatırlatmıştı.

Chan, elinde duran küçük ve heyecandan, gerginlikten titreyen eli açtı ve içindeki ruh eşi izine baktı. Aynı kendi göğsündeki gibiydi.

C: "Bastırıcıya ihtiyacın var mı yine?"

Seungmin hemen başını hayır anlamında salladı. Artık başını asla kaldıramazdı çünkü dün gece olanlar yüzünden çok utanıyordu.

S: "Hayır iyiyim"

Thita, onaylar mırıltılar çıkararak hala birleşik olan ellerine baktı. Şu an gammasına ne söylemesi gerekiyordu veya ne sorması gerekiyordu bilmiyordu. Berbat ettiği ilişkilerini nasıl baştan kurabilirdi onu da bilmiyordu.

S: "Gitmek istiyorum"

Seungmin, sıcak elden temasını kesti ve kırmızı yanaklarını aldırmadan başını kaldırarak Chan'ın gözlerinin içine baktı.

S: "Kendi odama gitmek istiyorum"

C: "Seungmin.. sana anlatacak çok fazla şeyim var ve hepsini anlatacağım ama öncesinde senin bana dün neler olduğunu anlatman gerekiyor."

Küçük beden birkaç kez kırpıştırdı gözlerini ağlamamak için. Gerçi şimdi hatırlamıştı odasına gidemezdi ki oradan da kovulmuştı.

S: "Ben ilaç almak için çıktığımda bir alfa bana ilaç getireceğini söyledi ama bayan Lily yanlış anlayarak olayları beni kovdu.. sanırım artık odama da gidemem?"

Chan gergin bir şekild alnını ovuşturdu ve derin bir nefes aldı.

C: "Yani tüm bu olanların sorumlusu Lily mi?"

Thita soruyu kendisine soruyormuş gibi gülümsemişti. Seungmin ile güzel gidiyorlardı. İyi anlaşıyorlardı ve şimdi o kadın yüzünden bir anda her şey yıkılmıştı. Seungmin karmaşanın ortasında kalmıştı.

S: "Bana niye yalan söylediniz?"

Küçük beden dolu olduğu için yavru köpek gözleri gibi parlayan gözlerini Chan'ın uykusuz gözlerine dikti bir cevap için.

Chan ise yıllardır sakladığı gerçekleri küçük olana anlatmaya hazır mıydı bilmiyordu. Şu an ilişkileri zaten uçurumun kenarındaydı.

Dolu gözlere baktı. Artık onlara daha fazla yalan söylemek istemiyordu. Artık o gözlerin ona aşkla bakmasını ve hep mutlu olmasını istiyordu.

Bu yüzden olan her şeyi en başından küçüğüne anlatacak ve kendisini ona affettirmek, ilişkilerini kurtarmak, gerekirse baştan başlamak için her şeyi yapacaktı.

C: "Kahvaltı yaparken her şeyi anlatacağım"

______________

Kitaplarıma artık sınır koymayı düşünüyorum. Emek karşılığı diyelim

👉🏻👈🏻

Felix ve Jisung'un şebekliği şaka mı ya. Bunlar favori ikilim.

Bir an önce olaylar çözülse de şebek, yaramaz Seung okusak 😭

Bölüm sonu

40 yorum