Andre: bir insanı saçından tanıyamazsın
Nathan: telaşa girdi saçı açılınca koşarak bir yere girdi
Andre: eeee ne var bunda işi vardır ona koşmuştur
Nathan: hayır-
Lara: Abiii, sakın kafanı hareket ettirme!
Andre: Lara, ne oldu
Lara: ha, bu beyfendi-
Andre (gözünü kırparak): öylesine bir kişi yeni karşılaştım
Lara: boynunu hareket ettirme, ensende keskin bir şey var, çıkar şapkayı abi
Andre: bunu nerden çıkardın, hem şapkamı çıkarmam
Lara: abi camdan seni izliyordum, bir tane ayyaş ensene kesici bir şey koydu
Andre: abini dikizlemeyi kes küçük hanım
Nathan: beyfendi şapkanızı çıkarın lütfen, daha deminki adam öylesine dibinizde durmamıştır, küçük hanım haklı gibi
Andre: evde çıkartırım, o zamana kadarda kafamı sabit tutarım
Nathan: beyfendi saçınıza zarar verecek değilim
Andre: yürü Lara, eve gidelim
Lara: tamam abicim, iyi günler yakışıklı genç
Andre: LARA!
Lara: eh, abicim kafanı sabit tut lütfen
Kardeşler eve giderken Nathan askerleri görüp peşlerinden koşar
Nathan: BAYIM LÜTFEN SİZİNLE GELMEME İZİN VERİN
Andre: hah, sorun nedir beyfendi?
Nathan: haydutları gördüm sanırım korkuyorum biraz
Andre: Lara?
Lara: Tabikide gelebilir abicim
Nathan: çok teşekkür ederim baym
Eve giderler*
Andre: ben odama çıkıyorum
Nathan: bayım üstünüzdeki pelerini çıkarmalısınız
Lara: evet abi, boynunu keserse ölebilirsin ve ben bunu istemiyorum
Andre, elini kapüşonun içine sokar
Andre: alın işte jilet
Nathan: bayım-
Andre: ismim Andre
Nathan: Andre bey, niye kafanızı açmıyorsunuz?
Andre: ben size soruyormuyum?
Nathan: kaba olmayın lütfen, kafanıza takıldıysa çıkarayım
Lara: ha, Abi?
Nathan, çıkarırken Andre'de kardeşine kaş göz işareti yapar
Andre: prensim, iyi saklandığınızı söyleyemem doğrusu
Nathan: ha, sen benimle oyun mu oynuyosun
Lara: prensim, ne işiniz var bu saatte dışarıda
Nathan: durun lütfen küçük hanım, sizde çıkarın o pelerini
Andre: ben siz çıkarırsanız bende çıkarırım demedim
Nathan: emir ediyorum
Andre: burası benim evim
Nathan: eviniz ülkemin içerisinde ama
Lara: abi lütfen aç pelerini inatlaşma
Andre: açarsam ne olacak ki
Nathan: çok fazla küçüktüm ama seni hatırlıyorum, tamam mı! En azından kokun aklımda kaldı ve bu evden çıktığını görmüştüm
Andre: neyden kast ediyorsunuz
Nathan: sen o abisin, beni evime bırakan küçük vampirsin, sen gittikten sonra babam seni aramıştı
Lara: abi?
Andre: ben vampir miyim sence? Gözlerim kırmızı mı?
Nathan: melez bir vampirsin, susayınca gözlerinin rengi değişiyor
Andre: hayal gücünüz fazla geniş ama buralarda vampir ailesi kalmamış
Nathan, elbisesini biraz çekiştirerek boynunu iyice açar
Nathan: al, bak boynum çok orta uerde dimi
Andre: sapıtmayın, evde genç bir kız yetiştiriyorum
Nathan: yüzünüzü çevirmeyip bakın lütfen
Andre: ben çıkıyorum
Nathan: kaçmayı kesin, sizinle konuşmak istemiyorum sadece
Lara: abimi tutmayın lütfen, içeri geçin ben size çay yapayım
Nathan: ANDRE HER YERDE KARŞINA ÇIKACAĞIM KAÇMAYI BIRAK
Andre: evimde bağırmayın ve boynunuzu kapatın
Nathan, Andre'nin kafasından tutup boynuna yaklaştırır, Andre dayanamayıp ıstırır
Nathan: ağh, Andre
Lara: abi, sakin ol lütfen
Nathan: küçük hanım önemli bir şey yok
Lara: prensim, canınız acıyacak
Andre kafasını kaldırır*
Andre: bunu yapmamanı söyledim
Nathan: inat etmeseydiniz yapmıyacaktım
Lara: abi, kabul ette gitsin yoksa bayılacak, senin üzerine kalacak
Andre: sizi evinize götürmeliyim, üstünüzü düzeltin
Nathan: yürüyecek halim yok
Andre: burada kalman bizi tehlikeye atar
Nathan: beni yine taşıyamaz mısın?
Andre: kendini kuş sanma
Devam edecek (☞゚∀゚)☞
