Andre eve girer
Lara: ABİİİİM!
Andre: Lara, bu gün niye meydandaki prens karşılaşmasındaydın?
Lara: ha? Abi orada olduğumu göreceğini ummuyordum
Andre: maske yüzüme güneşin temas etmesini engelliyor, Lara
Lara: ama abi, hem evde sıkılıyorum hemde prens çok yakışıklı ve genç
Andre: aranızda 1 yaş var farkındasın dimi?
Lara: sen onun yaşını meydandan falan mı duydun?
Andre: hayır, ben 6-7 yaşlarımda, bir gece dışarı çıkmıştım. Küçük bir çocuk, ailesini kayıp ettiği belli ve öğlende krallın 3 yaşındaki oğlunun kayıp olduğunu söylemişti babam. Kıyafetlerinden ve yüzünden belliydi zaten. Ağlıyordu, zar zor kucağıma alıdım, ağlamsı durdu bana sarıldı, bende sarayın bahçesine bırakıp kaçtım...
Lara: vay be daha önce neden anlatmadın
Andre: ne bileyim yahu zaten sen büyüyene kadar fazla aklımda tutmadım
Lara: yaşını unutmamışsın
Andre: nasıl unuturum, hem o 1 yaşına girdiğinde her yerde müzik ve borazan sesleri olduğu için sen sürekli ağlıyordun
Lara: çok yakışıklı deseydin susardım
Andre: onun yerine kan vermeye çalışıp seni öldürüyordum
Lara: ben insanım abiciğim
Andre: benim 2 aylık olduğumda sivri dişlerim çıkmış bu yüzden erkenden kan içmeye başlamışım ne bikeyim ki
Lara: bana neden hiç anlatmadın bunları?
Andre: benden nefret etmeni istemedim, sen bir insansın sonuçta ve ben senin iğrenç kan içen abinim
Lara: neden nefret edeyimki, aşırı yakışıklı ve korumacı bi abim var, her güzel kıza nasip olmaz bu
Andre: benimde abisine bi dinlenme fırsatı vermeyen küçük bir kardeşim var
Lara: ha, gecede çıkıcakmısın?
Andre: evet, hem kan içebiliyorum hemde daha kolay işimi hallediyorum
Lara: şu yavşak kadınlar geceleri bi mana ile evden çıkıp sana asılıyolar
Andre: evet bende onların mücevherlerini ve parasını kolayca çalabiliyorum
Lara: abi, beni seven birisi olacakmı hayatta
Andre: ben dışında olmayacak, ikimizde bu hayata bekar olarak göz yumacaz
Lara: neden abi?
Andre: burada vampirlerden nefret ederler ve bu yüzden burada tek vampir ben kaldım
Lara: ya ben?
Andre: benden nefret eden insanlar sana zarar verebilir
Lara: hadi sen uyu abiciğim, bu gün seni yordum
Andre: sakın dışarı çıkma bak, biliyosun başına bir şey gelirse
Lara: beni kurtarmaya çalışırken... İkimizin hayatınıda tehlikeye atarım
Gece olur*
Andre: Lara, uyu abiciğim ben çıkıyorum bak kimseye kapıyı falan açma, dışarıda çıkma
Lara: tabi abicim tabi
Andre çıkar*
Dışarıda bir süre dolandıktan sonra markete girer. Marketten bir kaç şey alıp kasada ödemesini yapar. Çıktığında birine çarpar
Andre: özür dilerim hanım efendi, isteyerek çarpmadım
Nathan: ha, hanım efendimi, yüzüme baksanız erkek olduğumu fark ederdiniz
Andre: özür dilerim bayım, bu saatte böyle saçını başını kapatarak fazla erkek dolaşmaz, haydut falan mısınız?
Nathan: ne, ben size tanıdık gelmiyormuyum
*Andre* (düşünce): prens olduğunu örtebileceğini zannediyo heralde
Andre: tabikide hayır genç bayım, bu saatte yalnız dolaşmamalısınız buralarda, haydut veya ayyaş herifler dolaşır
Nathan: ah öylemi? Bana yardımcı olabilir misiniz?
*Andre*: kibar velet, bana dejavu yaşatmak için burada
Andre: sorun nedir bayım?
Nathan: birtane adamı arıyorum, sabah meydanda yüzündeki maskeyle görmüştüm
Andre: ne olmuş o adama?
Nathan: küçükken beni evime götüren abiye benziyordu, onu bulmak istiyorum
Andre: insanlar büyüdükçe değişir o kişinin o olduğunu nereden biliyorsunuz?
Nathan: sizinki gibi bir şapkası vardı, bi çocuk saçından çekince saçını gördüm, saçı abininki ile aynıydı.
Devam edecek (☞゚∀゚)☞