Aynadan kendime son bir bakış attım ve gururla gülümsedim. Gerçekten 20 dakikada hazırlanmıştım. Telefonumu aldım ve odamın kapısını kapatıp çıktım. Babama çıkmadan veda etmek isterdim fakat evdeki herkes biliyor ki iş başındayken bölünmekten nefret eder.
Salona indim Jax tek başınaydı. "Hazırım." dedim. Gözlerini telefonundan ayırmadan koltuktan kalktı.
"Yeterince uzun sürdü." dedi iç çekerek.
Gözüme giren saçımı geri iteledim ve onun beni baştan aşağı süzdüğünü gördüm.
"Hayır, hayatta olmaz. Git üstünü değiştir."
Bana korumacı davranan tek kişiler Hunter ve babam değildi. Annem öldüğünden beri Jax, hayatımı mümkün olan her şekilde cehenneme çevirme rolünü üstlendi. Onun niyetinin kötü olmadığını biliyorum...çoğu zaman. Ama iş nasıl giyineceğime gelince o her zaman giyinişime karışabilecek bir konumdaydı.
"Pardon da, Babam mısın?" kaşlarımı sorgular biçimde kaldırarak sordum.
"Hayır, ama onu buraya getirebilirim. Git değiştir, 5 dakikan var." dedi çenesini sıkarak.
"Hayır." Kafamı iki yana sallayarak reddettim.
"Hunter!" diye bağırdı. İki dakika sonra abim aşağı indi. Arkamda durdu. Gözlerinden ateşler saçarak kıyafetime baktığını hissedebiliyordum.
"Komikmiş." diyip Jax'ın yanına geçti ve "Değiştir ve gidelim."
Limiti aşmamıştım. Giydiğim elbise kalçalarımı sarıyordu ve vücudumu olduğundan daha kıvrımlı hale getiriyordu. Kırmızı elbise, yeşil gözlerimin daha fazla ortaya çıkmasına ve göğüslerimin iki kat daha büyük görünmesine neden olmuştu. Belki biraz abartmıştım ama Hunter beni bir daha dışarı çıkarmamaya karar vermeden önce böyle bir şeyi son kez giyme ihtimalim olabilirdi.
"Bana sorarsan, bence gayet güzel görünüyorum." dedim.
"Kimse sana sormadı." dedi Jax. "Git değiştir dedim."
Böyle zamanlar bana neden ona karşı hisler beslediğimi sorgulatıyordu. Belki de bu onun kaba olmasına rağmen ne kadar önemsediğini göstermesinden kaynaklanıyordu. Ya da belki de beni etkileyen mavi yeşil gözleri, pek çok kişinin dokunduğu yumuşak dudaklarıydı. Veya henüz ellerimle taramadığım saçları, çünkü ne zaman yaklaşsam elimi tokatlıyor.
"Gel de çıkart." diye karşılık verdim. Bana doğru bir kaç adım attı. Fakat Hunter onu engelledi ve yenilgiyle başını salladı.
"Neyse, bırak ne istiyorsa onu yapsın. Zaten yeterince partiye geç kaldık, hadi gidelim." dedi Hunter.
Arkalarından yürüdüm ve dışarı çıkan son kişi olduğum için kapıyı kapattım. Tam arkama döndüğümde yüzüm sert bir şeye çarptı.
"Ne oluyor lan." geri çekildim ve Jax'ın göğüsüyle göz göze geldim. Kafam zar zor dudaklarına ulaşıyordu. "Nasıl yüründüğünü mü unuttun?"
"Dedi, suratı göğüslerimin arasında olan kişi." sırıttı. Dudaklarını yalayıp "Bu gece uslu dur, tamam mı?"
Kaşlarımı kaldırdım ve "Uslu durması gereken kişinin ben olduğumu sanmıyorum. Alkolik olan sensin unuttun mu?"
"Acıttın." dedi elini kalbine koyup. "Sadece bir kez senin yatağına kustum ve bu beni alkolik mi yaptı?"
Gülmemek için dudaklarımı birbirine bastırdım ve "Hala bana yeni bir yatak çarşafı borçlusun."
"Yanlış hatırlamıyorsam, diğer gün sana dondurma alarak bunu telafi etmiştim. Unuttun mu?" diye sordu.
"Hayır, hatırlıyorum."
Gülümsememi saklamaya çalıştım. Bunlar aramızda yaşanan ve onun bana karşı ne hissettiğini sorgulamama neden olan ender anlardı. Ama en yakın arkadaşının küçük kız kardeşine karşı nasıl bir şeyler hissedebilirdi ki? Özellikle de günaşırı yeni biriyle takılırken. Muhtemelen beni her şeyden korumak zorunda olduğu küçük kız kardeşi olarak görüyordu.
"Neyi bekliyorsunuz be, hadi!" diye bağırdı arabadan Hunter.
Önden giderek onu arkamda bıraktım. Arabaya doğru yürürken gözlerinin üzerimde olduğunu hissettim, bakışları beni tedirgin ediyordu. Durmak zorundayım. Onun için böyle hissetmemeliyim, bu doğru değil. Ama bu duyguları içimde tutmam doğru mu? Kardeşimin en iyi arkadaşı olduğu için her zaman bu kadar gizli hissetmek? Ona nasıl hissettiğimi söylesem bir şeyler değişir mi?
Ben Alex ile birlikteyim. Jax'den hoşlanıyorum diye aramızdaki her şeyi mahvedemem. Bu adil değil. Özellikle, abim için. Eminim bir gün ona karşı olan hislerim körelecek.
***************************
Marissa'nın partisi çılgıncaydı. Onu hiçbir yerde bulamamam, kendimi daha önce hiç tanımadığım insanlarla mutfakta olmama neden oldu. Alex tatildeydi ve gelecek haftaya kadar geri dönmeyecekti. Omuzumda bir el hissettim ve yanıma baktığımda Marissa'nın erkek arkadaşı Nick'i gördüm.
"Hey, geldiğini görmek çok güzel." Sarılmak için eğildi. "Hunter buraya gelmene nadiren izin verdiği için geleceğini düşünmemiştim."
"Evet, Babam birazcık zorlamış olabilir." kıkırdadım.
"Sahi, baban ne yapıyor?" dedi ve içeceğinden bir yudum aldı.
Omuz silktim. "İyi, sanırım her zamanki gibi işine gömülmüş durumda. Nasıl biri olduğunu biliyorsun."
Kıkırdadı." Ve Jax?"
Bana onun hakkında soru sormak için beklediğini bilerek gözlerimi devirdim. Ortaokulda Marissa'yla tanıştığımdan beri Jax hakkında ne hissettiğimi biliyordu ve iki yıl önce Nick'le çıkmaya başladığında ona ne kadar "destansı bir şekilde aşık" olduğumu anlatmıştı.
"Eminim buralarda bir yerde zavallı bir kızın suratını emmekle meşguldür." dedim.
"Zavallı bir kız, ha? Sakın bana o kızlardan birinin yerinde olmak istemediğini söyleme." dedi şakayla karışık.
Alayla " Asla." dedim.
"Hadi seni sarhoş etmeliyiz."
###########
Arkadaşlar kontrol etmeden atıyorum umarım yanlışım yoktur iyi okumalarrr😚🖤