İçeriğe geç

Abimin Arkadaşı

Bölüm 16 · 5 dk okuma

Abimin Arkadaşı

Bölüm 16

16

Aklım Jax ile odamda olanlarla doluydu. Son zamanlarda o kadar tutarsız davranıyor ki, bir gün arkadaşının küçük kız kardeşiyim bir gün öpüşecek kadar yaklaşabileceği herhangi bir kızım.

Hayır Jax'in diğer oyuncakları gibi olmayacağım. Ondan ne kadar hoşlansam da bana istediği gibi yaklaşmasına izin vermeyeceğim. Bunun basit bir aşktan başka bir şey olmadığını biliyorum.

Odamda yaşananların bir hata olduğuna kendimi inandırmaya çalışıyorum fakat o kadar büyülü bir andı ki gerçekliğini bile sorgular olmuştum. Ama buna emindim ki Jax'ten de bana karşı bir ilgi vardı.

Ya da belki de benimle oynuyordu. Ondan hoşlandığımı bildiği için benimle dalga geçiyordu belki de.

"Dünyadan Emmaya." Bir el görüş acıma girdi sallanarak ve beni derin düşüncelerimden sıyırdı. "Geldik."

Sürücü koltuğunda oturan Hunter'a ve yolcu koltuğundaki Jax'e baktım. Arabanın camından dışarı baktım ve vay be. Kevinin ailesinin durumunun iyi olduğunu biliyordum fakat bu kadarını bende beklemiyordum. Hunter arabayı park ederken hala camdan evi izliyordum.

Gözüme takılan ilk şey, girişin ortasındaki büyük çeşme ve her iki tarafına park edilmiş lüks araçlardı. Evin her iki tarafından sarkan çiçekler vardı. Evin gri ve beyaz dış cephesi ve büyük camları evin dikkat çekiciliğini arttırmıştı.

Araban inerek ön kapıya doğru ilerledim. Jax ve Hunter yanımdayken gözlerimi çeşmeden ayırmadım.

Tam hayranlıkla izlerken bir çift kol beni belimden yakaladı. "Yüzmeye hazır mısın bebek?" Jax'ın kahkahası kulaklarımda yankılandı.

"Jax! Dur!" Ondan kurtulmak için debelenirken o çoktan çeşmeye yaklaşmıştı ve ben hala çırpınıyordum. Beni suya atar gibi yaparak dalga geçiyordu.

"Öldüreceğim seni Jax! Beni yere indir!" diye bağırdım.

"Bir kez olsun yetişkin gibi davranamaz mısınız?" Hunter'in öfkeli sesi kulaklarımı doldurdu. Ve Jax sonunda beni yere bıraktı.

Jax'ın göğsüne tokat atarak ondan uzaklaştım ve elbisemi düzelttim. Jax hala pişkin pişkin sırıtıyordu. Kafamı iki yana sallayarak o aptaldan nasıl hala hoşlandığımı sorguladım.

●●●●●●●●●

Tıpkı dışı gibi evin içide çok güzeldi. İçeri girdiğinde tavanda asılı uzun ve fazlasıyla gösterişli bir avize ve de spiral bir merdiven karşılıyordu bizi. Jax ve Hunter girerek girmez kalabalığa karışınca kendi başıma etrafıma bakınmaya devam ettim.

Bizim okuldan davet edilen bir kaç tanıdık yüz gördüm ve mutfağın yanındaki diğer insanlarla konuşan Kevin ile babasını gördüm. Kevin'in babasının is için verdiği bir parti olduğu için gerçekten kimseyi tanımıyordum.

Marissa ile Nick yoldaydılar. Onları tek başıma beklemeye devam ederken çalan sakin müzik ile olduğumda yerde sallandım.

Tam telefonumu çantamdan çıkartmak için uzanmıştım ki arkamdan gelen yabancı erkek sesiyle yerimden sıçradım.

"Sizin gibi güzel bir kadın neden tek başına?" ses döndüğümde sesin sahibinin uzun boylu yakışıklı bir adam olduğunu gördüm. Yüzündeki gülümsemeyi silmeden önümde durdu.

Gergin bir kıkırdama bıraktım ve omzumu silktim.

"Ben Charlie." diyerek elini uzattı.

Elini sıkarak gülümsedim. "Ben Emma. Tanıştığıma memnun oldum."

"O zevk bana ait." dedi. Aksanı o kadar güçlüydü ki buralardan olmadığı çok belliydi.

O tekrar konuşana kadar aramızda tuhaf bir sessizlik oldu ve ben de bu sırada onun ne kadar yakışıklı ve çekici olduğunu bir kez daha görmeye fırsat buldum. Mavi gözleri, kızıl kahve saçları o kadar çekiciydi ki onu gören her kız düşerdi bundan eminim. "Peki Richardsonlar'ı uzun zamandır tanıyor musun?" dedi ikisinden bir yudum alırken.

Başımı salladım. "Brad'in oğlu Kevin'i iki yıldır tanıyorum. Aynı liseye gidiyoruz."

"Sakın bana-" gözleri kocaman açıldı. "Liseli gibi görünmüyorsun ya da liseli gibi davranmıyorsun." Güldüm. "Bunu ilk kez duymuyorum. Sanırım yaşıtlarımdan daha olgun görünüyorum."

Charlie'nin liseli olmadığı bariz belliydi. Yirmili yaşlarının sonlarında gibi görünüyordu.

"Kaçıncı sınıfsın?"

"Bu yıl üç oldum."

Charlie ile konuşmaya devam ederken gözlerim Charlie'nin arkasına kaydı ve öfkeli gözlerle bizi izleyen Jax'i gördüm. Elinde bir bardak ve yanında bir kız vardı. Kolu kızın belindeydi. Elindeki bardağı o kadar sıkı tutuyordu ki biraz daha sıkarsa eminim kırılacaktı.

"Liseden sonra herhangi bir planın var mı?"

Gözlerimi Jax'ten ayırarak omuz silktim. "Bir kaç fikrim var ama emin değilim. Sürekli fikir değiştiriyorum."

"Anlıyorum." dedi başını sallarken. "Lisedeyken mezun olduktan sonra ne yapmam gerektiği hakkında en ufak bir düşünceye sahip değildim. Yerel bir topluluk kolejine gittim ve ikinci sınıfı ortasında Brad beni buldu."

"Seni buldu derken ne demek istiyorsun?"

"Eh, lise boyunca karısı ile yakın arkadaştık fakat bir yerde ayrılmamız gerekti ve daha sonra Brad işine bir ortak ararken eşi beni önerdi, temasa geçtik ve o zamandan beridir birlikte çalışıyoruz. dedi. "Bu harika, gerçekten şanslısın." dedim. Onun söylediklerini zar zor dinlediğim bir gerçekti. Aklım hala onun arkasındaki Jaxdeydi. Gözümü çevirip tekrar oraya baktığımda hala beni izlediğini gördüm.

"Ne kabayım, sana içki teklif etmediğimi yeni fark ettim. Hemen döneceğim." Elini sırtıma koyarak ömürlerini sıraladı ve bana bir içki almak için yanımdan ayrıldı. Charlie'ye gülümserken Jax'ın öfkeli bir ifadeyle bana doğru yürüdüğünü gördüm.

"Ne yaptığını sanıyorsun?" Yanıma geldiğinde sinirli bir sesle fısıldadı. Kaşlarımı çattım. "Anın tadını çıkarıyorum?"

"Aptallaşma Emma. " Başını iki yana salladı. "O adam senin yaşının iki katı yaşında."

"Evet. Ve seninde aldattığın bir kız arkadaşın var, orada duran kız ile ikinci kez aldatmak üzeresin." dedim ve önüme döndüm.

"Seni ilgilendirmez." dedi sinirle.

"Bunu da bir adam ile konuştuğum için tamamen kırmızı görmüş boğaya dönen kişi söylüyor." Gözlerimi devirdim. "Saçmalıyorsun, bir erkek arkadaşım var. Ben sen değilim."

"Hunter'a söyleyene kadar bekle." Başını salladı.

"Tamam. Peki ne yapacak? Çok fazla ileri gitmememiz konusunda beni bir kaç kere uyarır ve sonra? Daha fazla sacmalama Jax. Bence yeterince içtin." dedim.

Tam bir şey söyleyecekken, Charlie elinde iki bardakla yanımıza geldi. Ve Jax bir şey söylemek için açtığı ağzını geri kapattı.

"Böldüm mü?" dedi Charlie.

Başımı iki yana salladım Hayır anlamında. Elindeki içkilerin birini alırken, "O da tam gidiyordu." dedim.

Charlie'ye dik dik bakan Jax geriye iki adım attı ve arkasını dönerek gitti.

"Kimdi o?" dedi Charlie.

"Kimse." dedim sakince. "Önemli biri degil."

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.