Uzun bir okul gününden sonra sonunda işe gidebildim. Evet, maalesef işe çünkü ailem zengin olmalarına rağmen bana bakmayı uzun süre önce reddettiler. Ve bende kendi paramı kazanıp o şekilde geçinmeye çalışıyorum. Çantamı çalıştığım kafenin masalarından birine bıraktım ve abime işe geldiğimi haber verdim. Hemen sonra telefon çaldı, anne arıyordu. Açtım ve konuşmasını bekledim. "Sana konum atacağım o hastaneye gel, karışmışsın. Bizim çocuğumuz değilmişsin." Ne?
-------------------
Özel Yıldırım Hastanesi'ne geldiğimde hemen kaldıkları odayı buldum ve yanlarına gittim. Herkes beni bekliyordu. Abimin yanına geçtim ve sakince onları dinlemeye başladım. Bu hayatta hiç bir şey beni şaşırtamaz veya kahrolacak kadar yaralayamazdı. Ama üzebilirdi, bu da üzmüştü. Ama dayanılamayacak değildi, her neyse.
"Evet hepiniz geldiğinize göre çok çok özür dileyerek kan testine başlayalım derim." Doktor Bey konuştuğunda hepimiz ayaklandık. Ben, baba, bana benzeyen bir adam ve bir kız birlikte kan verdik açıklanmasına 2 saat olduğu için kantinden kendime vişneli meyve suyu alıp bahçeye oturdum. Kulaklıklarımı takıp listemden rastgele müzikleri dinlemeye başladım.
Vakti gelince hastane odasına çıktım ve haberin açıklanmasını bekledim. O cümleyi duyduğumda ise kalbimin bir kısmının kırıldığına emindim. "Asena Öztürk %99.9 Ekrem Yıldırım'ın, Ayşem Yıldırım %99.9 Fahri Öztürk'ün kızıdır, tekrardan hastanemiz adına özür dileriz..."