İçeriğe geç

Abiler Mi?

Bölüm 1 · 5 dk okuma

Abiler Mi?

Bölüm 1

1.BÖLÜM

İsmimin başımda heyecanla sayıklandığını duyuyordum. Gözlerimi kırpıştırdım ve karşımdaki küçük çocuğa baktım. "Lavin abla kalk hadi kalk!" Kolumdan tutmuş ve beni yerimden kaldirmak için kendine çekmeye başlamıştı ."Güneş noluyor ablacım ne bu acele" Daha horozlar ötmemis kargalar.. Neyse Kendi kendime güneşe söylenerek diğer tarafima döndüm "Güneş dükkan kapalı ablacım sonra gel" "LAVİN ABLA" Aniden yüksek sesle bağırmaya başlayınca yatağımda olduğum yerde sıçradım ve kafami  çarptım. Ciddi anlamda çileden çıkmış bir şekilde gözlerimi açıp karşımda heyecanla zıplayan küçük kıza döndüm. "Noluyor sabah sabah" "Abla seni görmek için bir aile geliyormuş" Seni görmek için bir aile geliyormuş Bunun imkansız olduguna inanmaya başladığım anda mi? Tam şuanda. Yurtta kalan bir çocuksaniz 10 yaşından sonra buradan gitme ihtimaliniz hayli düşüktü. Küçük çocuklar ailelerin odak noktasiydi çünkü onları istedikleri gibi büyütmek çok daha kolay oluyordu. Bense doğduğumdan beri burdaydim ve 16 yaşına gelmiş buradan gonderilecegim günü bekliyordum. Bunun da bir sonu olacagini tahmin dahi etmiyordum. Daha önce küçükken beni görmeye gelen aileler olmuştu ama hiç biriyle bir bağ kuramiyordum sessiz bir çocuktum .Yurttakiler benden ümidi kesmiş yaptığım şeylere karismayi bile bırakmıştı. Diğer çocuklar gibi beni kısıtlamazlardi. Yada isteseler de yapamazlardi diyelim. Onlar gibi kurallara tamamen bağlı kalmıyordum. Dışarı çıkmam daha kolaydı. Ben aklımdan milyon tane düşünce geçirirken Güneş hala basimda sayıklıyordu. En sonunda zorla da olsa yataktan kalktım Aile beni daha görmemisti. Belkide gorecek ve sonra vazgeçeceklerdi. Umutlarım yıllar içinde bitip tükenmişti. Yurdun benden kurtulmak için yaptığı şeylerden biri daha diye düşünüp dolabima ilerledim. Üstüme bol bir pantalon ve tişört geçirdim.Üstüme hırkamı da geçirdim ve belime gelen siyah saçlarımı salıp taradim. Her zamanki ben gibi görünüyorum diye düşündüm ve aynadan gözlerimi çektim. İçeriye giren yurt müdürüyle neyle karşılaşacağımı az çok tahmin edebiliyordum.Ağır ağır yanıma doğru ilerledi. İçimden sıfatıyla ilgili aşırı yaratıcı küfürler sıralarken o kaşlarını kaldirmis bana bakıyordu. "Bunun son şansın olduğunun farkındasındır umarım. O aileye kendini sevdirsen iyi olur yoksa elimden çekeceğin var Elinden çekmediğimiz gün mü var Tabiki bunu disimdan söyleyemezdim.Buradan kurtulmak için elimden gelen herşeyi yapacağımı zaten biliyordu. Saygı çerçevesinde konuşmak önemli tabi. Saygı çerçevesi İç sesim kendi kendine konuşurken artık cevap vermem gerekiyordu "Merak etmeyin elimden geleni yapacağım" "Elinden gelenin fazlasını yapacaksın. Yoksa olacakları biliyorsun" O iğrenç gülümsemesine midem bulanarak baktım. Elimden geleni yapacak miyim? Kesinlikle Hiç bir ev burdan daha kötü olamazdı benim için kurtulup gitmek istiyorum sadece... . . . Az sonra gireceğim odanın önünde tir tir titriyordum. İçimde saçma bir ümit vardı. Şimdiye kadar olmamıştı şimdi neden olsun ki? Soğuk soğuk terlemeye nefes alamamaya başladığımda ciddi anlamda kafayı yemek üzere olduğumu hissediyordum. Yanımda duran sosyal hizmetler görevlisi sakince omzuma dokundu. "İyi misin canım?" "Ş-sey evet" Genç bir abla yanımda sabahtan beri duruyordu ve beni sakinleştirmek için elinden geleni yapmıştı ama nafile. Kendime 2 beden büyük hırkayı cekistirdim nefes alabilmek için. İçeriden konuşma sesleri gelmeye devam ediyordu. Sadece çocuklardan kurtulacağında ve bize ceza verdiğinde mutluluktan kullandığı sesiyle tatlı tatlı birşeyler konuşuyordu müdüre. Hadi Lavin sakin ol yapabilirsin.Yapabilir miyim? Bu sefer olacak göreceksin Burada kalmam artık hayatimi tehlikeye atıyordu. Müdürenin söylediği gayet kesin sözlerden sonra buradan kurtulmak zorundaydım. Kapıya doğru gelen adım sesleri duyunca nefesimi tuttum. Tamam başlıyoruz .Şeytandan bir gün sonra doğmuş yurt müdürü dışarı çıktı. Arkasına dönüp kapıdan içeri seslendi "Sizi iki dakika bekleteceğim hemen geliyoruz" Kolumdan tutup beni sosyal hizmetler görevlisi ablanın yanından çekmişti.Kulağıma eğildi ve o her zamanki korkunç sesiyle fısıldadı. "Bu aileye gitmezsen seni bir dakika daha burda tutmam. Ne kadar yapabiliyorsan o kadar Şirinlik yap ve git . Senden kurtulmak için yıllardır uğraşıyorum seni daha fazla barindirmayacağım burda" Kolumu ondan kurtarıp geri çekildim ."O ceketi çıkarmak gibi bir hata sakın yapma" Sonra yeniden o yalancı gülümsemesini takındı ve odanin kapısını açıp içeri girdi ve gelmemi bekledi.İçeri girer girmez beni omuzlarimdan tutup koltukta oturan kadın ve adama yaklastirmak için itti. Görünce şaşıp kaldığım kadın ayağa kalkmış ve bana hızla sarılmışti. Arkasındaki adamsa sıcak bir gülümsemeyle yüzümü inceliyordu. Kadının temasından rahatsız olmuş ayrılmasını bekliyordum sadece. Daha onu göreli iki saniye olmustu ama sanki gitmemden korkarmis gibi tutuyordu beni. En sonunda geri çekildiğinde gözleri dolu doluydu.Şaşkınca bir ona birde arkasındaki adama baktım.Onlara niye bu kadar benziyorum? Beni dusuncelerimden sıyıran şey artık sesini bile duymak istemediğim müdüreydi. Ondan nefret ettiğimi söylemiş miydim?Ha bide şey var.Ondan Cidden nefret ediyorum. "İşte bu da kızımız Lavin nasıl anlaşabilecek misiniz?" Geldiğimden beri sadece beni inceleyen karşımdaki ikiliden erkek olan gözlerini benden ayırmadan konuşmaya başladı "Onu ne zaman evimize götürebiliriz?" Kalp krizi geçiriyor olabilir miyim? Hayır sakin ol birseyimiz yok Emin misin iç ses? Kesinlikle O sırada ne zaman içeriye girdiğini bile bilmediğim benimle bekleyen abla konuşmaya başladı sesindeki gerginliği fark etmemek mümkün değildi tabiki. Kim olsa bir sorun olduğunu gayet açık anlardi. "Öncelikle gelmek isteyip istemediğini Lavine de sormanız gerekiyor diye düşünmüştüm yasalar tamamen bundan yana ancak bana haber dahi vermeden bütün evrak işleri hallolmus bu nasıl oldu müdüre hanım açıklar mısınız?" Kadın beni gondermeye o kadar odaklanmış ki yasalari çiğnemiş resmen!Bana olan aşkı gözlerimi yasartti gercekten. Bu kadar ciddi bir ortamda kendi kendime yaptığım şakaya gülmem hiç hoş olmazdı sanırım. Ben bozulacağını falan düşünürken kadının istifi hiç bozulmamisti aksine sırıtıyordu. Ben bu gülüşü biliyordum gerçi ama anlaşılan başka anlayan yoktu. Kimse olmasa ağzınıza sicardim ama dua edin insanlar var bakışı bu. Nerde görsem tanırım. Büyük bir rahatlikla kıza dönmüş ve sakin sakin konuşmaya başlamıştı. "Lavin gitmeyi çok istiyordu bende süreci hizlandirdim canım" Sondaki canım hiç hayra alamet bir kelime değildi özellikle de bu kadın söylüyorsa Daha ne kadar gömcen kadını Ne kadar istersem o kadar sevgili iç Ses ben içimden konuşmaya devam ederken ablanın önüme eğildiğini bile fark etmemiştim. Aniden önümde görünce şey oldum yani aniden Ney oldun yani aniden Tam iç sesime cevap verecektim ki göz temasında kaldığım -yuzune dalıp gittiğim- kız bana soru sormaya başladı. Yüzündeki ifade o kadar şüpheciydi ki. ."Lavin bu aileyi istiyor musun gerçekten?" Gözüm önce beklentiyle bana bakan adını bile bilmediğim adama ve kadına gitti. Sonrada ağır ağır kabul etmezsem beni kuyuya atacak mudureye.Ne yapacaktım peki? Adını bile bilmediğim ama tıpatıp benzediğim kadına döndü bakışlarim yeniden. Bu kadar benzememiz mümkün degildi. Burada birşey dönüyordu ve ben sanırım bunu öğrenmek istiyordum. Hiçbiryer buradan daha kötü olamaz Lavin iç sesimin haklı olduğunun bilincindeydim. Kötü insanlara benzemiyorlardi. Eğer bir hata yapacaksam tam şuanda yapacaktim. Bu şey hayatıma mâl olsa bile...

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.