DÖRDÜNCÜ BÖLÜM: Fırtına Öncesi Aşk bazen iki kalbin arasındaki mesafeyi kısaltır; bazen de dış dünyanın yükleri o mesafeye sızar. Alp ve Duru için o kış mevsimi, kelimelerin değil bakışların sınandığı bir dönemin habercisiydi. İstanbul karla kaplıydı. Alp’in performansı zirvedeydi; arka arkaya attığı gollerle Avrupa kulüplerinin dikkatini çekmişti. Her röportajda adından söz ediliyor, basın onu "Türk futbolunun 9 numarası" olarak göklere çıkarıyordu. Ama Alp'in özel hayatı artık yalnızca ona ait değildi. Bir sabah, Duru evinin kapısını açtığında gazeteciler apartman önündeydi. “Alp’le ne zamandır birliktesiniz?” “Evlilik düşünüyor musunuz?” “Alp’in son golünü ona mı ithaf etti?” Duru'nun kalbi sıkıştı. Mahalleli bakıyordu. Kapıyı hızla kapattı ama dışardaki fısıltılar içeri sızmıştı bile. O gün Alp’i aramadı. Alp ise idmandan sonra telefonundaki manşetleri gördü: “Futbolun Yıldızı, Kitap Kurdu Güzelin Kalbini Çaldı!” “Gol Kadar Romantik: Alp Arslan’ın Sır Gibi Sakladığı Aşkı!” Alp derhal Duru'ya ulaştı. Onun yanına gittiğinde kapı aralandı. Duru'nun yüzü hem kırgın hem yorgundu. “Bunu istemedim,” dedi Alp. “Biliyorum,” dedi Duru. “Ama bu senin dünyan. Ben oraya ait değilim.” “Ben senin dünyana girebildim ama…” Duru içini çekti. “Benim dünyam sakindi. Şimdi herkesin gözü burada. Senin aşkın beni güzelleştirmedi, görünür kıldı. Ve ben görünmekten hiç hoşlanmam.” Alp suskun kaldı. Duru, sözleri bir yara gibi bırakmayı biliyordu; ne kan akıtan ne de geçip giden. Derin ama sessizdi. Ve sonra kapıyı yavaşça kapattı. --- O gece Alp, ilk kez bir galibiyetin ardından sevinmedi. Taraftarlar onu tribünlere çağırdı ama o sahayı hızlıca terk etti. Çünkü Duru yoktu. Tribünlerde o kırmızı paltoyu aradı, ama bulamadı. Duru,ertesi sabah kitaplarını topladı. Telefonunu kapattı. Şehri terk etti. Ve sadece küçük bir not bıraktı: > “Beni seviyorsan, kalbine değil, özgürlüğüme saygı göster.”
Bölüm 4
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM: FIRTINA ÖNCESİ
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.