İçeriğe geç

789 gün işkencenin intikamı

Bölüm 15 · 5 dk okuma

789 gün işkencenin intikamı

Bölüm 15

Değer mi ona?

O zaman tanışalım dedi ve eğildi ardından elini uzattı “Ateş Göksel” elini tutup onu kendime çektim ve ona “aileme zararın dokunmasın özellikle kardeşlerime” “ah, küçük hanım sadece kendi çıkarım için seni istiyorum benim sağ kolum olacaksın ben bir çete lideriyim” “ee bane ne bundan ben Afra Koç kendine uyan kendi emrinden çıkamayan Afra Koç” “emir vericem sen onu silahla gerçekleştireceksin” “seve seve fakat işime seve seve Afra Koçum öylede kalacağım” dedim “Afra Koç gitti artık Afra Göksel var hanımlar önden” dedi.

Çete lideri ha

Salona geldiğimde 2 adamın daha geldiğini gördüm babam tam bişiy diyecekken “abi gelir misin özel bişiy konuşmak istiyorum” “tabi canım kardeşim” mutfağa gittik ve “hani parkta ki adam o kesin buraya gelecek ona Ateşin alevi söndü uzun süre sonra külü tek başına döndü de” “iyi de ne alaka” “söyle işte hadi gidelim” “iyi pekala mutfaktan çıkıp salona geçtik annemin yanında boş yer vardı oraya geçtim ve annem elimi tuttu gözlerim ona döndü o kadar şaşkındım ki tek ben değil abim, kardeşlerim, hatta babam bile şaşırdı annem kulağıma doğru eğildi ve “senden nefret etmiyorum ve o adamı tanıyorum sadece kendi çıkarı için seni seçmişti” tek kaşımı kaldırmış ona bakıyordum taki bütün gözlerin üstümüzde olduğunu görene kadar annemin elini bırakmak istedim parçalamak istedim kahretsin ki ilk defa bir anne şefkati vardı ama hala onu sevmiyordum ve bu canımı yakıyordu.

7 yaşımda nefret duygumu babama güven eksikliği anneme hediye etmiştim.

Babam,”bak bu Ateşin ikizi Alican buda abisi Arda ” ikize benzer bir yanı yoktular biri tam sarışın Ateş ise siyah gözleri mavi onun yeşil o abisine benziyordu “Sadete gelerim artık” dedi Ateş aslında heyecanı vardı ne kadar beni istemsede “Allah ın emri Peygamber in kabri ile kızınız Afrayı oğlum Ateşe istiyorum” şaka dimi bu ben olur bile dememiştim şaka gibi ya böyle bişiy olamaz.

Onlar konuşmaya biz ise boş durmaya devam ettik arada abime bakıp gözlerimizle konuşuyorduk Enese bakınca yüzünü saklıyordu biliyorum ağlıyordu Çınar ise sadece Ateşi izliyordu ona her baktığı saniye nefreti yükseliyordu annem ise babama aynı nefret bakışını atıyordu ve ben bende sadece bacaklarımı titretiyordum başka hiç bişiy ağzımdan tek bir kelime daha çıkmıyordu ağlamak istiyordum fakat onun yerine gülüyordum.

Ateş ve babasının kalktığını fark ettim “o zaman sonraki gün düğün” dedi Ateşin babası Serkan babam,”kızım kalk eşyalarını hazırla” tek bişiy demeden kalktım odama geçip bavulu aramaya başladım.

Pat diye kapı açıldı kapıya bakınca Ateşi gördüm “sizin köyde kapı yok mu” “ne alaka” “ne biliyim sen tıklatmayınca” “babamlar gitti ben seninle gelinlik için kıyafet bakacağız” bavulu buldum dolabın üstünde duruyordu ona baktım ve “bavulu alır mısın” “neden boyun yetmiyor” “ha yok keyfime” “o zaman sen al” “tamam” dedim ve dolabı açtım dolabın raflarına çıkarak bavulu aldım ve bavulu dolabın hemen yanında ki yatağa attım tam o anda fark ettim zaten mine etek olan elbisem şakaklarıma kadar gelmişti ve Ateş benim kalçalarımı izliyordu hemen eteğimi düzeltmeye çalışırken dengemi kaybettim tam düşecekken beni tutu “az önce sen neye bakıyordun” “manzaraya” “bırakır mısın” yavaşça beni yere bıraktı bende dolaptan pijamalarımı short tişört falan aldım sonra iç çamaşırlarımın olduğu bölümü açtığımda Ateş eğildi ve iç çamaşırlarımın arasından sütyenlerime baktı ardından göğüslerime “yeni fark ediyorum” “beni o kadar kesmene rağmen mi?” “evet” “ha yani beni izlediğine kabul ediyorsun” “evet” dedi sütyenlerimi karıştırmaya başladı tek kaşım havaya kalkmış ona bakıyordum kırmızı dantelli bir sütyeni aldı ve “bunu beğendim bunu al” “neden o” “seni bununla görmek istiyorum” “üzgünüm patronun ama ben sizi tatmin etmek için emir kulu değilim ben sadece kendi çıkarın için varım” “işte kendine çıkarım” dedi ve bavula sütyenimi koydu onu aldırış etmeden bir kaç iç çamaşırı alıp bavula tıktım ve oturduğum yerden kalktım “abla” dedi Çınar “bunu al” elinde bir kolye vardı kafamda ne bu anlamında salladım Çınar teknoloji düşkünü elbette anlamsızca bir kolye olamazdı kesin takip cihazı “ortalık karışık her yer belirsiz onu buldum çok zor olmadı” dedi demek istediğini, eğer sana ulaşmazsak seni bunla bulacağım bunu bir tekerlerleme olarak söylemişti aynı benim gibi kardeşimin benim gibi akıllı olması beni benden aldı.

”ne demek istedi” “ne biliyim kendince bişiy hadi çıkalım” “demek benimle evlenmek için bu kadar heyecanlısın” “sadece uyumak istiyorum” “pekala hadi” kimseyle vedalaşmama izin vermeden beni sürükleyerek arabaya getirdi sonra arabanın kapısını açtım ve beni koltuğa yavaşça oturttu ardından hemen kemerimi takıp bagaja bavulu koyup sürücü koltuğuna oturdu yol boyu ses çıkartmadık ne o ne ben “geldik” dedi tam arabadan iniceken izin vermedi ve ilk o çıkıp kapıyı o açtı ve elini uzattı kemeri çıkarıp elini tutmadan çıkacaktım ki beni belimden tutup kendine çekti “bana karşı çıkma” dedi hayal kırıklığınla beraber dedi hemen ardından dudağımın kenarından öptü “senin rujunu bozmak için sabırsızlanıyorum” “sana teklif sunuyorum elbise alalım” önümden çekildi fakat elini belimden ayırmadın dükkana girdik.

“merhaba efendim” dedi bir kadın “merhaba gelinlik için kıyafet bakıyorduk” “tabi burdan” girişten 13 adım sonra elbiseler vardı ve yataktan kalkmaya üşenen biri olarak evet saydım bizi oraya götürdü “siz seçin seçince bana haber verebilirsiniz” “artık bırakır mısın” dilini dudaklarını değdirdi “bak kadın seni tanıyorum kaçmanı istemiyorum” “söz kaçmayacağım en azından şu anlık” “ama kaçarım diyorsun ha” “evet “seç elbiseni” dedi “fikir lazım” “hmm bak bu güzel” üstümdekinin aynısıydı “aslında..bu nasıl” fazlasıyla dekoltesi ve yırtmacı olan bir elbise gösterdim “benimle dalgamı geçiyordun sen” “yoo güzel” “bak güzelim bunu sadece evde benim yanında giyebilirsin” gözlerimi devrip elbiselerin olduğu tarafa baktım elbiselere bakarken bir anda ona dönüp “saçımı kestirelim mi”dedim “tabi” “ha bak bu hoşuma gitti” “bakim bakim” gerçekten güzel bir elbiseydi kabarık eteği ve uzun kuyruğu vardı hem çok kısada değildi kollarında tüller vardı dekoltesi ise abartılı değildi “olur bende beğendim şimdi saçlarını kestirelim gel hadi hey bakar mısınız karım bu elbiseyi seçti buraya biri gelicek o alır” “tamamdır” tekrardan belimden tutu o zaman aklıma gelmedi şimdi geldi arabaya geldiğimizde kapıyı açtı ve bindim kemerimi takınca tebessüm ettim oda arabaya binince aklımda ki o soruyu sordum “nikah” “ne” “nikah hakkında hiç bişiy söylenilmedi neden”

”çünkü” yutkundu “çünkü biz….

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.