İçeriğe geç

6 Friends, 4 Lives.

Bölüm 1 · 2 dk okuma

6 Friends, 4 Lives.

Bölüm 1

Bölüm 0 - Cehennemde bir Melek, Felix Ael.

Yanaklarımı ıslatan şey bardaktan boşalırcasına yağan yağmur muydu, yoksa göz yaşlarım mı? Bilmiyordum. Açıkçası pek umrumda da değildi. Şuanda tek derdim o lanet olası laboratuvartan olabildiğince uzaklaşmaktı. Nereye gittiğimin bir önemi yoktu, cebimde -ki giydiğim buz mavisi, uzun, saten elbisenin cepleride yoktu- tek kuruşum yoktu, ayaklarımda ayakkabı yoktu, bir amacım bile yoktu. Tek düşüncem koşabildiğim kadar hızlı koşmakt-

"AH!" yolun üstündeki bir taşa takılıp küçük bi çığlıkla yüz üstü çamura düştüm. "S*ktir!" diye mırıldanarak elimin tersiyle yüzümü silerek ayağa kalktım. Arkama baktım, beyaz önlüklü kadın ve adamların "Onu bulun!" diye bağırdıklarını, ayakkabılarının çamurun üstünde yarattığı sesleri sağanak yağmura rağmen rahatça duyabiliyordum. Keskin bir işitme duyusuna sahip olduğunuzda böyle oluyor.

Tam o sırada neyden kaçtığımı hatırladım, tam arkamı dönecektim ki-

"İşte buradasın, yaramaz melek." arkamdan tanıdık bi ses beni yüz üstü yere yatırdı.

"MPPHM?!" çığlıklar atıyordum, debeleniyordum, yeri tekmeliyordum ancak nafileydi. Karşımdaki yavşak iki katımdı. Başımı çevirip ona öfke ne nefretle baktım, kolumdaki izler yine parlamaya, kanatlarım seğirmeye başlamıştı. Sırıtarak gözlüklerini düzeltti, "Hadi ama 091. Biraz uslu durmayı deneseydin emin ol başına bunlar gelmeyecekti. İyi bir deneksin, ben de böyle olsun istemezdim ama..." önlüğünün cebinden küçük bir şırınga çıkardı, "...başka seçeneğim kaldı gibi de durmuyor, ha?"

Gözlerim büyüdü. Bu...Lanet olsun! Daha yüksek sesle çığlık atarak onu üstümden itmeye çalıştım, "YARDIM EDİN!"

Ağzımı kapattı piç, "Sakinleş..." dedi sanki sadece s!kik bir aşı yapacak olan sıradan bir hemşire gibi, "çok acıtmayacak, iki dakikada bitecek..." dedi ve şırıngayı boynuma bastırdı, soğuk iğnenin bir anda saplanmasının verdiği acıyla bir çığlık daha attım, artık yanaklarımı ıslatan şeyin göz yaşlarım olduğuna emindim. Yerde yatıyor olmama rağmen başımın döndüğünü ve kalp atışımın deli gibi hızlandığını hissetmemle emin oldum; siyanür. Yerde kan öksürüyor, nefes almak için resmen savaş veriyordum. O sırada, o lanet olası herif kalktı, bana baktı, belli belirsiz bi gülümsemeyle "A-aa, bi yanlışlık oldu. Sadece sakinleştirici verecektim oysaki..." diye fısıldadı ve arkasına dönüp uzaklaştı. Tabii benim artık o bile umrumda değildi. Artık bilincim bile adam akıllı açık değildi. Son hatırladığım şey, yanağımda hissettiğim yumuşak, sıcak bir eldi -ya da artık neydiyse-...

Bölüm sonu

3 yorum