
Hayat buydu benim için kalbimde bir sızıdan ibaretti.
Kızıl Tilki 'nin sözlerinin ağır olduğunu tüm mahalle hatta İzmir bile bilirdi.Ama o herifi gördüğüm an garip bir şeyler hissetmiştim. Korku ve vicdan azabının karışımı bir şeydi. Bunları düşünmek yerine yatağıma kavuşmak istiyordum.Çünkü kaçmak şu ana kadar yapabileceğim en güzel şeydi.
( NEVRA ANLATIMIYLA )
'Pişman da değildim. Hem gitti hem sözümü çaldı. Oldu, başka!? Mis gibi yaşam vallahi!' Kafamda bu tarz düşünceler dönüyordu. Deniz'in sesi o sırada kulaklarımı doldurdu:"Nevra, misafirler gidiyor!" Yavaşça kapıya yöneldim, onları uğurladım. Gittikleri için açıkçası mutluydum çünkü artık hayatın dar alanlarından sıkılmıştım. Salona doğru yöneldim. Sonrasında yavaşça kendimi koltuğa attım, o anda Deniz'in salona geldiğini duydum. "Nevra bak, kırılma ama şey..." Yavaşça kafasını aşağı doğru indirdi. Açıkçası bu başlangıç bana pek hayırlı gelmemişti. Bunun içinde bir şeyler varmış gibi bir his içimi kapladı. Açıkçası şu an her şey için hazırdım.
"Efendim?"
"Ateş ile görüşmenizi istemiyorum."
O anda bir gülme krizi tuttu. Ben ve Ateş'in cidden bir alakası var mıydı? O kim, ben kim? Cidden kıskanacak başka insan bulamamış mıydı? "Aman be, benim onunla ne işim olacak? O kendine başka birini bulsun arkadaş olarak." diyerek sırıttım. Egom tavan yapmıştı. Onu bir kağıt parçası gibi ezmeye hazırdım. Benim amacım, acı çektirip bırakmaktı.
"Eh, tamam." Pek inanmışa benzemiyordu. Yüzündeki asıklık, benim şüphe duyduğum türden bir asıklıktı. Bu konu burada, benim için kapanmıştı ama bir şeylerden habersizdim.
( Gece 00.00 ) ( ATEŞ ANLATIMIYLA)
Gecenin köründe gözlerim yavaşça aralandı .Utku'nun tam yanımda olduğunu görünce minik bir telaşa kapılmıştım.
" Utku. " diye yutkundum.
" Efendim ."
" Utku !"
" Adımı biliyorum Ateş. " diyerek gecenin kör vaktinde bir kahkaha patlattı. O anda ben derin bir sessizliğe görülmüştüm.
Yavaşça yanıma doğru eğilip suskun yüzüme baktı:
" Bu kadar kısa mı konuşacaksın ? Senin aklında bir şey mi var ?" Son derce sorgulayıcı görüntüsü veren beden dilli ile bana her şeyi anlat der gibi bakıyordu.İçimden bir ses " Nasıl bildi lan ?" der gibiydi.
" Yok ne aklımda ..." yavaşça sesimi kestim. Neden bilmediğim şekilde bir utançla Utku'nun yüzüne bakmaya başladım.Büyük ihtimalle artık beynim bir şeyler saklamamdan bıkmıştı.
" Ateş ,bak ne olduysa konuşabiliriz? Londra 'da mı oldu? Ben mi bir hata yaptım? Yoksa başkası mı?"
"Şey Kızıl Tilki..."Utku'nun gözleri bir anda fal taşı gibi açıldı. Büyük ihtimalle kavgayı anladığı düşünüyordum.Çünkü Kızıl Tilki ile kavga etmek sadece bir kere olmazdı. Gerisi çorap söküğü gibi gelirdi.
" Gel sarma saracağız. Ve sende bana her şeyi anlatıyorsun."
Genel bilgi aktarımı için yaptığımız şeydi. Ama Utku'nun bu saatte bunu yapcağı kırk yıl düşünsem aklıma gelmezdi.Aslında gelirdi.
...
Masa başına oturduğumda bir sürü sarma yaprağı ve iki tencere pişmiş pirinç vardı.Yavaşça oturdu.
" Anlat ! "
"Neyi anlatmamı istiyorsun ?"
" Nevra ile aranda yaşananı !"İlk sarmasını sarıp.
" Şey gittim ... "
...
Tüm olay bitene kadar beni dikkatle dinledi. Hiç beni sorgulamamıştı. Buda benim acayip dikkatimi çekmişti. Utku her dakika soru soran biriydi . Ama şuanda böyle bir sual yağmuruna tutlmamamıştım .Tek tepkisi arasıra anlamadığım şekilde yüzünde pis bir sırıtış belirlimesiydi.
" Niye bana öyle bakıyorsun ?"
" Bu kız senin beynini yıkamış ."
" Ne ? " dedim Utku sarmaları ağzına tıkarken.
" Abayı yakmışsın oğlum artık ."
Bir an beyin hücrelerim donup kaldı .Açıkçası, kelime ,deyim ,özdeyiş ... Tarzı şeylerde pek iyi olduğum söylenemezdi.
" O ne demek ?"
" Aşıksın oğlum ,manyak !"
Sözün nereye geldiğini anlayınca
,sandalyeden düşer gibi oldum.
Hayatım boyunca aşkın asla gerçek olmadığını ,filmlerde ,kitaplarda olduğunu yada olsa bile acıdan başka bir şey olmadığına inananlardandım.
" Ne alaka? Yani aşkla ! Saçmalıyorsun! Kızıl Tilki ile ben mi ? Yani alakamız bile yok ! "İnkar etmeye çalışıyordum.Utku her hareketimde o pis sırtışını devam ettiriyordu.
" Tamam tamam ,sen aşıksın anladık."Son derece sakin sesi beni gittikçe gıcık etmeyi başarıyordu.
" N-e aşkı Utku saçmalama ! "
" İnkar etmeye kalkma ,bal gibi aşıksın o kıza ! "
" Utku bir günde aşık mı olunur ?Ne alaka ? Arkadaşım o ,sadece arkadaşım! Hem onun sevgilisi var. Tamam onun sevgilisini sevmiyor olabilirim .Ama Kızıl Tilki seviyor .Mutlu olmasını istiyorum! "
" Deniz konusuna gelirsek Evet o Nevra 'yı seviyor doğru! Hatta evlilik teklifi etti ! "
Allahım neden? Evleniyordu .Hayır neden? O herifle evlenmesini istemiyordum. Aşık değildim.Ama arkadaşımı asla üzülmesini istemiyordum.Sadece mutlu olmasını sağlamaktı tek amacım.Ben hemen ayrılırlar diye düşünmüştüm .Ama mevzu çok daha ciddiydi...
" Ne ne zaman!? Kabul etti mi !?"
" Bak işte onu seviyorsun ! Bak adam evlenme teklifi etti. Kıskanıyorsun ! Kaçma ! "
" Utku aşık değilim. "
" Bir yat düşün !
Ben Nevra Günöz' e karşı neler hissediyorum? Sadece düşün .Ölür müsün ?
İçimden bir ses yatağa gitmek istiyordu.
...
Yatağa geldiğim an :
" Yok canım ne aşkı Kızıl Tilki ile ben mi ? Şaka eşek şakası ."kafamı bu düşüncelerle oylamaya çalışıyordum.
Aşık mıydım bilmiyordum ama tek bildiğim bir şey vardı:
Herkesten gizlememe reğmen o adamdan bir şekilde kurtulacaktım.Ama önce bir şans vermem gerkiyordu. Bir şans tüm kaderi belirleyecekti.Tek hatasında onu yok edecektim. Aslında hatası olamsa bile ...
( YAZARIN ANLATIMIYLA)
Sanatçı sanırım yarım notaların yerlerini karıştırmıştı.Ama ona bir şans vermişti...
❤️BÖLÜM FİNALİ ♥️
Düşünceleriniz?????













