
( NEVRA ANLATIMIYLA)
2 hafta sorna
Pes etmiştim artık . Dönmeyecekti, hesap bana kalmıştı yine , Asya zaten yanımda tan tan ediyor.
Utku 'ya sövüyor duruyor. Anlamıyorum.
Gül gibi adamı bulmuş hala zırlanıyor.Benim özürlüm ama ...
Çile ...
Gerçi Utku'nun, bana benzeyen yönleri vardı .Buda tam Asya 'nın sevmediği erkek tipiydi.
Bana benzemesinin temel nedenleri :
1.İkimizden bir sürü eski sevgilisi olması .Hep sıkıntı çıkardılar başımıza .
2. Bir şey bağlanmamız tüm hayatımızın o yiyecek veya eşya ile geçmesi . Anladınız siz .
3. Tabiki manyağız.Lisede Utku 2 disiplin 1 uzaklaştırma aldı. Ben ise 5 disiplin 3 uzaklaştırma aldım. Evet ikimizde manyaktık. Defalarca kavga çıkarır. Karakolla düşerdik. Utku ama hala sarma yerdi.
Ateş ve Asya ise bizim tam tamına zıttımızdı. Mükemmelliyetçilerdi.
Ateş ile uyum testi uyumlu çıkmıştı hatta .
Burçlara inanan bir insan değilim ancak ikimizin uyum testini dahi yapmış insanım. Çaktırmayın
İkizler kadını ve koç erkeği yakışır mı !?
Evet valla yakışıyormuş ,ben demedim . Astrolog söyledi valla.Tamam Ateş'in saçma sapan magazin dergisinden okudum.Ne var !?
Hem aşkını sözleri ile değil haraketleri ile belli ediyormuş. Burada, ben cidden kafayı sıyırmıştım.
...
Artık tantanadan bıkan ben resmen kusacaktım az daha ...
" Ay valla içimi yedin Asya ! "
" E , ama tekli..."
" Yahu teklif etmiş neden reddettin!? "
" Ya yani bende bilmiyorum. "
" Yav gerizek ..." tam diyecekken ,kapıdan zilin sesi yankılandı .
Ding dong...
Ding dong ...
" Nevra! Kızım kapıya bak ! Annecim. " Allahım pembe dizini izlemeye devam et anne ya ! Kim bilir ne gelmişti yine !?
Derin bir ofladıktan sorna Asya ile olan muhabbeti bölüp " telatabiler " temalı pazardan aldığım eşofman altım eşliğinde kapıyı açtım.
Gelen yine posta , birde zilli çalıp kaçmışlar.Allahım şu eve benden çok posta geliyor bu sefer kimden gelmişti kim bilir !?
" Ne gelmiş Nevra ! " diye haykırdı odadan Asya annem ise tekrardan dizisine dalmıştı bile.
"Gereksiz bir mek... " Kafamı indirdiğimde dev iki kutu ile bakışıyorduk. Bunlar neydi ya !? Saçma sapan kutular . Dev gibi 2 koli .
"Bir dakika mektup ! "
" Nevra ! " diye haykırdı Asya , her zamanki gibi canım sıradaki özürlü adayım.
Elimdeki kutular ve bir mektup ile ilerlerken bense kendimi yere attım.
...
" Bunlar ne !? "
" Bilmiyorum. " diye mırıldandım.
" Açsana kızım ! Bak içine. "
" Nerden gelmiş ,Nevra!? "
" İSTANBUL..." diye mırıldandım. Bir dakika düşündüğüm şey miydi yoksa ... " Asya bir çıksana !? " diye kibarca uyardım.
" Tamam tamam çıkıyorum . Yeni yeni işler üretiyorsun sende her gün. "
Kutuların içini teker teker açmaya başladım.
Bir sürü maknet ,bir sürü hediyelik eşya bozulmayacak yiyecekler...
Ve daha bir sürü şey , Ateş mi yollamıştı bunları !? Yok ya o cimrinin tekiydi . İndirim bulmuş oradan almıştır, milletin adamı gül alırda, bizimki gül suyu almış .Neyse en azından düşünmüş.
Tatlış ya , şapşik şey ...
...
✨️" Sevgili Kızıl Tilki 'm seni çok özledim , biliyorum beni belki özlemiyorsun, ama ben seni çok özlüyorum. Merak etme ben iyiyim. Sen nasılsın ?
O kızıl saçlarını , kokunu dahi özledim . Biliyorum bu kutular senin için bir şey ifade etmeyecek . Annen sana kızdı mı !? Yani bu kutudan dolayı ,özür dilerim ama sana bir şey almalıydım. İstanbul'da bulduğum bir arkadaşımın 1000. müşterisi olduğum için iki kutu verdi. Bende özür için vermek istedim. Kızıl Tilki 'm .Şey burada gül alamadım ama hakiki gül suyu var . Burada biraz fazla maknet var . 2 gün sorna İzmir'e geliyorum buarada. Sana bir süprizim var . Bana geri dön olur mu güzellik ? Küçük sırrımız aramızda kalmadı ama bir şey olmaz . İnan yada inanma ama bu İstanbul Beyefendisi seni çok seviyor . ✨️
Sevgililerime Ateş Parlar...
İstanbul / Üsküdar
...
2 gün sorna mı !? Hakiki gül suyu mu !? Ateş mi !? Oha ama !? Ne oluyordu lan !? Dev gibi kutular falan ! Tövbe Gulyabani gibi çıktı ortaya. Zeytin yağı almayı bir unutmuş . Çeyiz hazırlamış lan !?
Ve o bir İstanbul Beyefendisi değil , İstanbul Odun 'u ...
" Ya Nevra girebilir miyim acaba!? "
" Gir ! "
" E ,ne yapayım sence !? Şu Utku konusunda ."
" Çocuğu yemeğe çıkar en mantıklısı o . "
hafifçe gözlerimi kutudan yukarı doğru dorultmayıp, konuşmama devam ettim. " Adam gibi konuşun ! "
" Bunu sen mi diyorsun !? "
" Yok annem diyor Asya ! "
" İnandım valla , sen iyi misin ya !? İlk defa seni böyle görüyorum. Sana bir haller olmuş ver o kutulara bakayım ."
" Ne !? " diye haykırdım , kutulara sarılarak. " Hayatta vermem ! "
" Birileri utandı sanırım. Kızım yanakların saçınla aynı renk oldu."
" Ne alaka saçlarım beyaz bir kere ! "
Saçma sapan teorik sözlerim ,bir şeye yaramıyordu . Tabi kendimi rezil etmeyi bir başarıyordum. Kutuları bıraktım.
Asya 'nın çöpçatanca gülüşünden sanırım Ateş 'ten geldiğini anlamıştı, ağzımı dahi açmadan.
"Ay , ya saçlarıma bak ,beyazlarım var ."
Saçımı göstererek, dalga geçer gibi Kızıl saçlarımı gösteriyordum ona .
" Beyazın mı var !? Yanakların kıpkırmızı, gözlerinde bir parlamış..."
" Kes sesini Asya ! Sen kendi derdine bak , beni boş ver git. "
" Ay asıl şey sende ! Neyi boş vereyim ? " cilveli bir sesle.
" Ya , Utku sana evlilik teklifi etmiş sen hala benim odun ve bana bakıyorsun ? Anlat şunu !? "
" Demiştim ondan geldi demi mektup !? Ateş 'ten geldi..." elimle ağzını tıktım.
" Sesiz ol annem duyacak ! "
" Ya çok romantik ya ! "
" Asya !? "
" Ne !? Sana değer veriyor işte , çeyiz gibi kutu yolamış . Harbi Ateş'in İstanbul'da ne işi var !?" dedi sırıtarak. Hafifçe kaşlarımı kaldırdım.
" Arkadaşının yanına gitti ." dedim bir bahane uydurarak rahatça.
" Neyse , sana kafayı takmış bu çocuk . Sana sırılsıklam aşık ya bence. "
" Öyle mi dersin !? O biraz odun yani ."
" Evet ,utanma kızım ! "
" Asıl sen utanma! "
" Aman be ... "
BÖLÜM FİNALİ🍯


