
Gitti yine kitapçıya, kendini atı verdi koltuğa gözlerini ovuşturdu. Ve kaybettiği kişileri düşündü. Kalbinin unutamadığı, kaybedilen kişileri ...
Bir ses geldi uzaklardan ...
" Ateş." diye , Filiz Toprak, artık kalan tek dostu, ama Filiz bundan memnun olmayacaktı. Ateş'in aşkını kaybetmesine mutlu mu olacaktı!? Hele arkadaşına , kaybettiği ailesine ...
Onlar sadece birbirine destek olan lise arkadaşlarıydı, ileri giden bir şey yoktu .İkisi içinde.
Onların tanışmaları bile bunu gösteriyordu.
...
( ATEŞ ANLATIMIYLA) LİSE ( 1990 )
Klasik lise ne bekliyorsunuz !? Dizilerdeki lislerden mi !? Hayır . Hayvanat bahçesi ...
Zorbalar , kız tavlamak için sınıfta top ile futbol oynayanlar ... ve daha bir sürü , garip yapmacık bir ortam . Bir sürü zorbanın benim etrafımda toplanmasını konuşmak bile istemiyorum . Geçen hafta çarşıda yeni iki kızla tanıştım, absürt bir okuldayım . Ne garip bir hayatım var !?
Her zaman en arka sıra favorimdi, arkaya geçtim ve defterimi çıkarıp ,Kızıl Tilki 'nin yazdığı sözleri gitar notlarına çevirmeye başladım .
O anda kapıdan bir kadın hoca , uçan tekme atarak ,uydurduğumu düşünmeyin. Gerçekten. Ben boşuna mı o kadar sınava girdim. Bu lise için mi !?
" Ben matmatik hocanız namı değer Kara Şimşek!"
Tövbe burada hocalarda kafayı yemiş.
" Hey sen!" dedi bana bakarak , ilk defa okula erken gelmiştim. Başıma gelen o şeye bakın. Kağıdı hemen hamster yavrusu gibi ağızma tıktım. Yerimden doğruldum ve yanına geldim.
Elindeki cetveli elime doğru yönelterek ...
" Kimse benim dersimde konuşmaz , bir şey ile ilgililenemez ! "
"Şak! "diye bir ses geldi elimden , acı verici ...
" Tek ayak üstüne! "
Dinlemekten başka bir çarem yoktu , dalga edici bakışları görüyordum. İğneleyici.
...
Bir kaç dakika sorna biri daha tek ayak üstü cezası almıştı , bir kız ...
Ağzımdaki kağıdı çıkardım .
" Merhaba. "
" Merhaba. "
" Ben yeni geldim sen !? Sınıfta mı kaldın !? "
" Yok hayır ."
" İyi şanslısın bende ."
" Burara ile ilgili biraz bilgi topladım. "
" Anlatsana ."
" Bak şu arkadakiler , Deniz 'in hakimiyetinde, şu Deniz ." dedi elini göstererek.
" 2 yıldır sınıfta kalmış , kızlarında çok ilgisini çekiyor , zorabnın teki , hiç sevemem böyle tipleri. Bulaşma sen . Onun dışında zaten hayvanat bahçesi. "
" Anladım . Peki senin adın ne!? "
" Filiz , Filiz Toprak. "
" Bende Ateş .Yani Ateş Parlar."
" Memnun oldum. "
" Bende."
Devamını zaten biliniyordu ,herkes tarafından.
...
( YAZARIN ANLATIMIYLA)
" İyi misin Ateş !? "
" İyiyim. " dedi somurtkan bir sesle .
" Hadi oradan yalancı. " deyip sırıttı, " Sende bir şeyler var."
" Filiz ."
" Efendim !? "
" Herkesim gitti ."
" Üzülme Ateş ,dönerler. Hem ... " hızlıca sözünü keserek.
" Dönmeyecekler Filiz ."
" İnsan çabuk pişman olan bir canlıdır. Bazı kalpsizler vardır tabi , ama bence seninkiler şuan pişmanlar. "
" Ne alaka!? "
" Çok alaka. " dedi yüzünü buruşturup onu taklit ederek
" İyi tamam sen bilirsin ama sen hala onları seviyorsun . Onlarda seni .Nokta. "
...
Tüm gece şoku atlatamamıştı Utku, Nevra zaten bitmişti. Bir tek Asya bitmemişti. İçinde hala bir umut vardı.
O günün sabahı konuşmaya karar veren üçlü ve Asya 'nın bedduası ile kesinlikle huzur kelimesine en ters düşen bir konuşma, ay tartışma olmuştu.
Bu üçlünün çatışması belki hayatlarında , yaptıkları en büyük tartışmaların önde gideniydi.
Aralarını düzeltmek yerine kavga etmişlerdi. Nevra dışarı fırlayana dek ...
...
Ondan sorna herkes kendi aleminde takılmaya devam etmişti. Asya evine ,Utku mutfağa ,Ateş ise kitapların tozunu almaya devam ederek müşterileri beklemeye koyuldu.
Nevra ise Alaçatı Çarşısı 'na gitmeyi tercih etti. İlk gördüğü ,dolmuşa atlayıp gitmişti . Yaşlı teyzenin yanına oturup , Memenu 'ne ile yapılan dedikodu eşliğinde Alaçatı 'ya varmıştı.
Bugün sandığından da kalabalıktı, ciddi anlamda. Bir sürü görmediği kadar sokak sanatçıları. Aralarında tanıdıklarıda vardı ,tanımadıklarıda, duyduklarıda, duymadıklarıda.
Her yer dopdolu ,bir adam ellerindeki broşürüleri sanatçılara dağıtıyordu. Ter içinde kalmıştı. Belki tüm İzmir 'i gezmiş bile olabilirdi ,zaten öyleydi.
...
( NEVRA ANLATIMIYLA)
Gezmeye geldim olana bakın ,zaten bunlar hep benim başıma gelirdi. Bir minik adam bir sürü sanatçıya göremediğim broşürler dağıtıyordu. Bu genç adam bir yerlerden tanıdık geliyordu ama nerden !?
O anda yanıma gelmesi bir oldu .
" Hanım efendi müzik sanatçısı mısınız !? "
" Evet ."
" O zaman baloya davetlisiniz! "
Elime vermesi bir oldu. İncelemeye başladım ,geze geze . Bir dakika bu bir baloydu .Bir yeni yıl balosu ,mükemmel, tabi annemi bir şekilde ikna edersem.
Sanırım bulmuştum, eğlenecektim ama yanlızda gidemezdim.
Birini bulmamam lazımdı. Ve bulmuştumda.
Asya ...
( YAZARIN ANLATIMIYLA)
Tüm hafta plan yapmışlardı. Nasıl ikna edebilecekleri konusunda, Utku 'da gelecekti onlarla .Utku, Asya ve Nevra derin düşünceleri bir şekilde bir çözüm yoluna ulaşmışlardı. Ateş'in bunu kaçırdığınıda düşünmüyordu Utku, bu yüzden kendilerini affettirmek için en iyi haraketlerden biri olabilirdi. Bu balo broşürü onlar için belkide bir dostluk devamı olacaktı .Nevra için ise aşk ...
...
( ASYA ANLATIMIYLA) 2 hafta sorna
Bir şekilde balo için izin almam gerekiyordu. Annesini bir şekilde ikna etmem lazımdı. 2 haftadır plan kuruyoruz kafamızda bir zahmet işe yaramalıydı.
Annesinin karşısına çıktım , sanki Hürrem Sultan gibi tahtı ay , koltuğunda oturmuş pembe dizi izliyordu. Ah Nevra beni ne işlere karıştırdın !?
" Merhabalar Efendim. "
" Merhaba. "
Direk konuya girmeliyidim. Uzatma !
" Şey biz Nevra ile bir baloya gideceğizde yani ..."
"Hayır ." Çat diye yüzüme cevabı vurdu.
" Şey ama ben 3 telsiz aldım , istediğiniz zaman bize ulaşacaksınız."
Yüzünü ekşiti. Hafifçe aşağıdan yukarıya beni süzdü. Fikir mantıklı mü gelmişti!? Çünkü telsizler için para harcamıştım, parama mi yazık olsun !?
" Peki madem öyle olsun. Ama bir kere açmayın gösteririm ben size . Sana güveniyorum ."
6 cümle sürmüştü ama, başarılıydı. Kapıdan Nevra'nın üzerine atlamak geçiyordu. Ama yok oda abartı olurdu.
...
( NEVRA ANLATIMIYLA)
Kapıda hala Asya 'yı bekliyordum. Girdiğinde ise kıza hemen şunu sordum :
" Gitmiyor muyuz !?
" Hayır ,gidiyoruz kızım ! Kopardım izni ! "
" Ben sana dememiş miydim !? "
" Demiştin , demiştin ,aynen ! "
" E ,biz ne giyeceğiz!? "
" Sen şu annenin gençlik elbisesini giysene böyle payet kumaşı vardı krem pembesi ."
" A güzel olabilir o , ama oğuk olur mu acaba !? "
" Ceket alırsın.Şu ördüklerinden ."
" E , beni bulduk sen ne giyeceksin !? "
" Ben şu teyzemin düğününde giydiğimi giyeceğim. Mavi saten var ya ."
"Gayet güzel ."
...
Tüm gün konuştuk ve balo planını hallettik. Evlere dağıldığımızda, eşyalarımı toplamaya başladım. Asya 'larda hazırlanacaktık.Çünkü annemin bu elbise ile nitekim anıları vardı baloya gitmemi bunu görürse zinhar izin vermezdi , anneme Asya 'nın evinde kalacağımıda söylemiştim. Hiç bir sıkıntı olamayacaktı. Hem telsizlerde vardı. Baloya tak tamına 2 gün kalmıştı.
...
Balo yarındı 31 Aralık 1998 'de , çoktan annemin elbisesini hazırlamıştım. Pulu payet kumaşlı, ne mini ,nede çok uzundu , üzerine birkaç kolye ve örgü hırkam ile ilk denediğimde mükemmel kombin olmuştular . Yarın için sabırsızdım. Ayakkabı olarak ise yeşillik alanda olacağı için babet tercihimdi.
...
( YAZARIN ANLATIMIYLA )
Ateş ise en son haberdar olandı bu balodan, Filiz bulmuştu , yerdeki posteri.
" Balo mu !? "
Aklına ilk gelen vals kıyafetleri , kabarık elbiseler , rahatsız edici bir takım elbise olmuştu.
" Yalancı Balo " diye mırıldandı Filiz.
" Balo nasılsın yalancı olabilir !? "
" Bu aslında bir parti ,yılbaşı partisi ,yanlızca müzisyen olanlar girebilir . Rahatsız edici kıyafetlere gerek yok , zaten Balo, Balo değil .Her yıl bir kişi sahneye çıkar ve kendisi için en değerli olan şarkıyı çalar... "
Aniden söze atladı Ateş . Sahneye çıkamazdı ,hangi şarkıyla herkesin önünde gitarı yoktu bir kere.
" Hayır ,hayır ! Balo falan yok Filiz . Unut! "
" Ateş ."
" Efendim ."
" Sahneye çıkmaktan mi tırstın yoksa !? "
" Hayır ! Vals ayak ..." diye atıldı yine .Filiz 'in dediklerine rağmen .
" Korktun Ateş ,kabul et ."
" Eh yani korktum ,bir kere gitarım yok ! "
" Bende yedek var, şu zulumun bıraktığı var ."
Zulum dediği insan eski grubundandı. Onu bizzat atan kişi .
" A , ama ben ..."
" Yaparsın Ateş , zaten ben artık gitar çalamıyorum unutma bunu. "
" Elin felç ."
" Evet , ama pes etmiyorum Ateş . Dimdik ayaktayım. "
" Filiz , teşekkürler. "
" Ne demek ."
" Teşekkürler demek."
" Ya Ateş rica ederim anlamında ."
Filiz koca bir kahkaha patlattı ,Ateş 'in yüzüne , o günden sorna Filiz ve Ateş'in dostluğu kendi arlarında sürmeye devam edecekti. Baloya ikna olmuştu. Gidecektide ,Filiz ile beraber .
" He anladım.Yarın baloda görüşürüz o zaman ."
" Görüşürüz. "
Dükkanı kapatıp Ateş ,kız kardeşinin yanına gitti . Onlara Utku çoktan anlatmış olduğu düşüncesi ile, ve doğruda bilmişti ama Nehir ve Selin ,Utku'ya biraz ataklanmıştı. Ama Selin ve Nehir 'e gitmeden önce ,yapması gereken bir şey vardı , maaşı yatmıştı, parayı ikiye bölüştürüp bir not yazıp, evinin posta kutusuna attı. Ve oradan tüydü .
...
( UTKU ANLATIMIYLA) 2 saat sorna
Balo benim pek keyfimi yerine getirmeyecekti. Ama Ateş gelirse onla barışmak için fırsatım olacaktı . Posta kutusuna bir şey gelmiş mi bakmaya giderken, içerisinde bir zarf gördüm ,bembeyaz, içini açtığımda ise para vardı. Hemde baya çok para kim göndermişti ki !?
İçinde bir not vardı :
" Utku ben insafsız değilim bu parayı lütfen borç olarak yargılama , ben sadece parasız kalmanı istemedim. Beni sevmeyebilirsin. Ama bu parayı rica edersem kabul et , lütfen. "
💖 BÖLÜM FİNALİ 💖
Öbür bölüm için sabırsızlanıyorum, bu bölüm biraz gecikti ,çünkü bir hesabımda problem. Oldu ama düzeltmeyi başardım. Öbür bölüm çok iyi ♥️💖





