
...
Oturdum yine masa başına ,köpeğin önüne yemek
konur gibi verdi bana yemeğimi, yaprak sarma klasik ,yemek için ellerimi tabağa daldırdım. Ve ikimizde bir hayvan edasıyla ,daha "Bismillah "demeden.Yumulmuştuk. O gün sitemli davranışlarını yavaş bir biçimde hissetmiştim .Sezgilerime güvenmekten ise vazgeçmiştim.
...
( YAZARIN ANLATIMIYLA) Gelecekten
O günden sorna bir daha eskisi gibi olamamıştı. Herkes kendi aleminde takılmaya devam etti. Grup dağılmıştı , kayıp yapboz parçaları gibi...Utku ile Ateş 'in ise arasına minik bir duvar örülmeye başlamıştı . Ateş hep gidiyor ,Utku ise yanlız kalmanın üzüntüsü ile yaşıyordu. Aynı saygı duyulmayan bir sevimli canavar gibi ...
Ateş 'in ise eve para getirmek için oradan oraya koşuyordu. Hep Kitapçı, hep iş ,hisslerini saklamak zorunda kalmıştı artık.Ne yaşadıklarını, ne üzüntülerini ,ne aşkını ,ne dostluğunu ... Kimseye bir şey anlatmaz bir hale bürümüştü. Saklanıyordu aynı bir köstebek gibi...
Acıyan elleri, en ufak darbede darmaduman olan saçları ,artık bir daha açılamaz bir kör düğüm olmuştu ,aynı hayatı gibi ... Alevlerin söndürülmesinden korkardı. Sıcaklığın gitmesinden ...
Asya ise grubu toparlamaya çalışıyordu. En sakinleri ve en olgunlarıydı. İç çöküş yaşanacağını aylar ,hatta yıllar öncesinden tahmin ediyor ve korkuyordu. Aynı Asya kıtası gibiydi . Sıcak bir ruhu , sakin ve insanları seven ,bir sürü kültüre saygıllı olan ve sakin , aynı Asya kıtasıydı. Sıcak bir iklim , bir sürü medeniyet ve bereket...İnsan olan Asya ise tavşan gibi oradan oraya zıplıyordu. Bu Asya ,Asya kıtasından farklı olarak ...
...
Birde Nevra vardı ,resmen iç savaşın ana nedeni baskıcı dar görüşlü bir ailenin kızıydı Nevra. Annesi ,babası bildiğimiz gibi yıllar önce boşanmalarının ardından, kızına fazla baskı uygulamışlardı. Vekalet babada kaldığında ,annesi bir şey yapamamıştı,taki şuana kadar...
Nevra tüm akrabaları ile boğuşuyor ,Ateş 'e olan aşkını gizlemeye çalışıyordu. Ailesinin baskısı onu güçsüz düşürmüştü. Ona Kızıl Tilki
derdi Ateş , annesinin uydurduğu masaldan ,güçlü bir tilkinin karşısında ,savunmasız bir köstebek, ama işler biraz daha karıştı. Artık iki tarafta güçsüz ...
Bitkin ve pişman ,
Ama Kızıl Tilki, Köstebek için hala bir tilkiydi...
Grup nasıl mı dağılmıştı!? Dinleyin bakalım. Umutları yıkmak ,bir insan yıkmaktı. Sadece kalbinizdeki insanlar yıkılmaya değer olarak görüyorsunuz. Ama kimse yıkılmaya değer değildir. 1 ay önce tam olarak bunlar yaşanmıştı. Mutlu görünümlü insanlardan korkun ,çünkü onlar en mutsuzlardır. Hayatlarına bakış açıları bu olmuştu.
...
( YAZARIN ANLATIMIYLA) ( 1 ay önce)
Utku sadece izliyordu. Tek kelime bile konuşmayan, Ateş ve Utku 'nun arasında tek geçen muhabbet " Merhaba, nasılsın!? " 'a dönmüştü. Utku darılmaya başlamıştı.
Ateş ise tüm gün Nevra 'ya olan umutlarını tazeliyordu. Pek işe yaramıyordu . O zamana kadar ,sabah 09.00 gibi fırlardı Ateş kitapçıya giderken , doyolda görünen Nevra 'nın evi gözüne çarptı. Sadece bir konuşacaktı.
....
Sonunda konuşma cesareti gelmişti.Kapıya dayanıp bir şekilde bir buluşma saati ayarlamışlardı. Akşam 18 .30 ,çocuk parkının orada ...Annesine yakalanmamak için ellerinden geleni yapmışlardı. Gerçi biraz Ateş şaşırsada,
...
Bir kaç saat sorna
kitapçıdan fırlayan Ateş çizgi filmlerde olan hız çizgileri arkasında görünüyordu adeta. Bankta beklemeye başladı harıl harıl, sadece bekledi yine ama yine gelmedi ,bekledi . Ama gelmedi. Saatler geçti yine gelmedi. Telaşlanmaya başlamıştı bile ,soğuk bir kasım gecesi, İzmir için sıradan değildi . Evet ya başına bir şey geldiyse ...
Yağmur yağdı ,yine bekledi ,uzun bir gece soğuk , kıvrılmış minik bir çocuk gibi elleri hasarlı , lise hocasının ona yaptığı şeylerden sorna ,yıllar boyunca geçmemişti yara izleri , o cetvel geç kaldığında şak diye vurulan o cetvel ,eldivenlerinin ardındaki acı ...
" Uyumamalıyım, uymamalıyım! Ben asla uyma...!"
...
Kendi sözünü tutamadı ,oracakıta uyuya kalmıştı.Kabus alemlerinde yüzdü ...
Kendisine yapılanlara ,asla unutamadığı travmalarına...Allah 'a dua ediyor , ağlayıp zırlüyordu ,kundaktaki gazı olan bir bebek gibi...
...
( NEVRA ANLATIMIYLA)
Yağmur yağdırıyordu. İzmir yağmuru , üşüyor muydu !? Anneme ne kadar ikna edememiştim. Yazık oldu. Ya çoktan gitmemiştir. Yok yok eve gitmiştir çoktan , ya gitmediyse .Ateş iyi miydi acaba !?..." aklımda dönen deli sorular ,çıkmama bile izin vermeyen anneme karşı soğuktan donacak bir insan
" Anne ! A..."
" Tek kelime duymak istemiyorum! O çocuk ile ilgili ! "
...
Tüm gece öyle geçti annem yanımdan bile ayrılmadı. Telaşlanmaya başladım. Her yağmur damlası düştüğünde ,telaşlanıyordum onun için ,sabah olur olmaz elime yorganı kapıp zorlada olsa çıkmayı başarmıştım.Parkta bulaşacaktık , akşam altıda ama sabah altıda gelmiştim ben...
...
( YAZARIN ANLATIMIYLA)
GECE VE GÜNDÜZLEYİN
Ateş tüm akşam Nevra 'yı bekleyip durmuştu , tansiyonu artık yükselmeye başlamıştı. Öksürüğü artmış ,hasta olacağını anlamıştı. Artık umudu falan puf diye yok olmuştu ,sesiz sedasız uzak bir mehtaba gitmişti. Artık ondan nefret ettiğini anlamıştı. Nevra dakik biriydi . Onun başına bir şey gelmezdi. Saatler geçtiği an .
Nevra ise sabahın altısında annesini zorla ikna edip Ateş 'in yanına geldiğinde ise her şey için geçti. Her yeri ıslanmış ,bankta yatmaktan, bankın tahtası yüzünü çizmişti. Tek mırıldanması duyuldu.
" Sana zarar vermek istemiyorum. Neden bana bunu yapıyorsun Kızıl Tilki!? Ben artık bıktım ! Allahım ! Lütfen ! ..."
Hafifçe baka kaldı oracakıta Nevra. Ateş 'in tüm acılarını anlatırken, eğildi hafifçe.Pişmanlığın son noktasında , bir şey demedi ve kafasını çevirip elindeki yorganı uzattı. Sırılsıklam Ateş 'e .
" Al Köstebek. "
"Neden geldin !? "ayı gibi.
" Üşüme diye biraz ..." Hemen sözünü kesi verdi.
" Kes Kızıl Tilki. Sana zarar veriyorum ! Bu saatte neden geldin !? Yada niye 18 .00 'da gelmedin sen !? Senin için endişelendim."
" Ben unutmuşum. "
Ateş gözlerini kaldırdı. " Unuttun, peki o zaman daha çok unut ! "deyip Nevra 'ya verdiği yorganı geri verdi. Kızın gözlerindeki yaşları kafasına bile takmadan , konuşmaya devam etti .Unutuğunu düşünmüyordu zaten . Koskoca bir palavra .
" Ama yani ..."
" Artık yeter anlıyor musun bana etmediğin laf kalmadı bana , artık dayanamıyorum. Bende insanım ne yapabilirim..." Ellerini ovuşturdu ,sesi hafifçe kısıldı.
" Artık bitti anlıyor musun !? "
Kibar konuşuyordu, dedikleri ne kadar kaba olsa bile ...
" Öyle mi oldu !? "
" Evet öyle oldu , sen bitmesini istedin ,al bitti ,grup murup kalmadı ! "
" Tamam ." dedi hiç duyulmayan bir sesle .
" Hasta olacaksın . Eve bırakayım seni." diye mırıldandı Ateş , Nevra 'ya.
" Sen eve gitmeyecek misin !? "
" Kızıl Tilki sen onu boş ver !"
" Peki ! " diye haykırdı Ateş'in yüzüne .
Apartman önünde artık bambaşka kapılar açılmıştı onlar için ama bu kapılarda ikiside ayrı ayrıydı. Arkasını dönüp Nevra tam gideceken. Bir bağırma duyuldu.
" Köstebek ! Eve gideceğine söz ver ! Bunu yaparsan söz gözüm arkada kalmayacak hemde hiç bir vakit ! "
" Söz ! " dedi Ateş.
Bitmişti her şey Ateş ve Nevra için umut yoktu .
Apartmana girer girmez kendini yere atıverdi ,Ateş ise sözünü tutmaya gitti.
...
Utku ise sinirli sinirli bulaşık yıkıyordu. Biliyordu ! Ya Nevra! Ya Kitapçı bunu anlamayacak mı vardı !?
Kapı açılır açılmaz ,tüm rap performanslarına taş çıkaracak bir performans sergiledi.
" Tahim edeyim ! Kendi yaşamın yoğun ! Nevra sana ihanet falan etti . Bla Bla ben tabi değerli değilim ! Sen gerizekalısın ! İşin saçma sapan bir şey ,bende kitap dizerim ! Kendine bak bir tipine ! Seni kim sever ! Annen ,baban sana dayanamamış
ölmüşler , bende hata senle neden arkadaşım ki !? Korkaksın, yetenek sizisin. Notların hep düşüktü ! Selin yerinde olsam senin gibi bir abi değil ,bir ayım olmasını tercih ederdim. İyi bir abi değilsin. Sabahlara kadar dışarlardasın ! Aramak sormak yok tabi ben neyim !? Aptalım , sen beni kandırmaya mı çalıştın !? Pışık rüyanda ! Defol git işine ne yapıyorsun Burada !?... "
Ve daha bir sürü şey dedi Ateş 'e , Ateş ise hali desenini izledi . Kalbi çatır çatır bir bisküvi kırılır gibi kırılıyordu. Bakmaya devam etti halıya , sesiz kalmaya devam ederek , o zamana kadar Utku yıkadığı metal tencereyi Ateş'in yüzüne fırlatan kadar
...
Kendini yerde bulması bir oldu . Utku ise direk yerdeki " pat"sesiyle bir uyanış yaşamıştı. Kendi içinde ,önüne döndü.
" Öyle demek istemedim At..." sözünü kesti .
" Ne demek istediğini anladık Utku! "
" Kanka ! "
Dinlemedi ve dışarı fırladı.
😔BÖLÜM FİNALİ 😔
EVET BEN BÖLÜMÜ YAZARKEN BİRAZ ÜZÜLDÜM. GÜZEL BİR BÖLÜMDÜ İYİ GÜNLER. 💖
DİĞER BÖLÜM GÖŞÜRÜZ .🥰💖






