
( NEVRA ANLATIMIYLA)
Evin kapısına geldiğimde, üç kere zille çaldım.
Asya beni bilirdi ,üç kere zil çaldıysa o Nevra'dır .Yani büyük ihtimalle. Açıkçası Asya 'yı bekliyordum hala , kapı açıldığında , açan kişi kadındı ama bu kadın Asya değildi. Hayatımda tanıdığım belki en sert kişi olan kişi namı değer Annem.
Gittiğimimi öğrenmişti acaba ,beni yakar kavururdu. He kavurma demişken Ateş acaba nerdeydi şuan ,aman be ...
...
Zaten annemin, babamın ailesine beslediği derin bir nefret çukuru vardı. Kendisi babamın mezarda bile rahat bırakmıyordu. Haklı mıydı ? Bilemem .
Çünkü dinlediğim kavgaların %90 'lık bir oranını hatırlamıyordum.Sadece bir ses yığınılardı.Zaten çok küçüktümde...Ben doğduğumdan itibariyle kavgaya başladıklarına yemin dahi edebiliridim .
Annem hiç bir zaman bir erkek ile konuşmamı uygun bulmazdı. Acı çekeceğimden korkardı.
Bende onu paşa gibi dinler ,bir sözünü iki etmezdim.
Ateş ve Utku ile tanışmadan sornaya kadar ... Zaten babam ve annem boşanalı yıllar olmuş ben halamın tezgahını Asya ile işletirken, iki erkek ile tanışmış ve artık Asya ile beraber bu iki erkeğide hayatımın merkezleri arasına koymuştum.
Annem ise bu arkadaşlığa ne kadar karşı çıksada bir şekilde olmuştu.Kader ağlarını çoktan ama çoktan örmüştü. Annemin en büyük korkusu onlardan birine arkadaşlık dışı şeyler hissetmemdi. Yani aşık olmamdı. Ama bu düşünceler gerçek olmuştu.
Ben ATEŞ PARLAR 'A sırılsıklam aşık olmuştum.
Müzik grubumda yıllar önce " Arkadaşım" dediğim adma, pek yakışıklı bir tipi olduğuda söylenemezdi, kesinlikle kıvırcık saçlar için bir kepek şampuanına ihtiyacı vardı.
...
Minik bir şok geçirmem bir oldu , annem benim yanımda ,kesin bir şeye ihtiyacı olmuştı, başını sokacak yer arıyordu. Başı sıkışmı benden yardım mı isteyecekti ?
" Kızım nasılsın. " dedi gülerek.Saçları aynı benim gibi hele o gözleri aynı ben . Aynısı .
" Anne !? "
Kafam karmakarışık bir düzenlenmişti, yıllar sorna burada bu evde ,annem ,kapıda ,burada , bir gariplik var . Silah zoruyla falan mı geldi acaba ?
" Kızım."
" Efendim anne !? "
" Asya ,Utku ve Ateş ile artık arkadaş değilsiniz değil mi kızım !? "
Bir dakika, bir dakika bunun için mi gelmişti hafif bir şoktaydım. Derin nefes al ver . Puh ! diye tüküresim gelmişti. Yeter ne istiyorsun anne ,tamam haklısın çoğu konuda ama kızına ilk soracağın soru bu muydu ?
" Anne bir hatır sorsaydın bari !? "
" Nevra ,güzel kızım , hadi soruma cevapla bu kadar kolay . "
" Şey anne kızacak mısın ? "
"A niye kızayım sana kızım."
Şefkatli bir biçimde yaklaşmıştı. Bülbül gibi şakırdamaya başladım anlatıkça ,anlatım anlatıkça anlatım, en son Ateş mevzusuna geldiğimde ise ceza alacağımı anlamıştım.
Ben kendimi ezdiremezdim,ama zayıf noktam vardı , annem , zor bir mücadele, karşı koymak imkansızdı.
Dudakları aralandı. Ne kadar bir yetişkin olmama rağmen söz her zaman annemdir, bana her cezayı verebilirdi. Mayonez mitinginde olduğu gibi...
...
( YAZARIN ANLATIMIYLA)
Nevra'nın tam ergenlik dönemleriydi, o zamanlar, bir manyaktı ,kendisi durduralmayan bir manyak ne annesi ,nede babasının umrunda değildi. Sanırım bu yüzden kendisi böyle asi ,kendi ilk düşündükleri ile haraket eden bir kız haline gelmişti.
Birde ona gıpta duyan bir Ateş 'i vardı ,namı değer tüm herkesin bildiği köstebek ,derin bir boşluk sadece, çok mutsuz olan ama mutlu görünen bir hayatı hayatı vardı. Ateş'in tek yaptığı şey ,sadece gıpta duymaktı. Her şeye ... En çokta Kızıl Tilki'sine. Onun kaderine ... Belki gelecekte bu yüzden ona karşı bir şeyler hissetmişti. Hep ama hep o suçluydu ,kusurlu oydu . Aynı ateş gibi en tehlike o dediler ama en tehlikelisi boğmak için yaratılan sularda, ıssız ve bucaksız ...Ne annesi var ne babası ,o sadece bir abiydi...
...
Mitingin bitiminde Ateş bir şekilde Nevra'yı bulmuş ama çok geç olmadan polislerin gelip tüm halkı karakola götürülmüştü. Ateş ve Nevra ise taş kağıt makas oynamak gibi mühim mevzular içerisinde bile değildi.
En sonunda zaten herkes tarafından biliniyordu. Birkaç azar ve yüze atılan şak diye bir tokat .Nevra 'nın annesinden Ateş 'e bir sürü hakaret ve küfür savurulmuştu.Diğerlerini ise hafif kızarcasına bağarmıştı.Diğer aileler ise susmuş onları izlemekle meşguldü...
...
" Ne diyorsun sen !? Babası kılıklı derhal odana ! "
Kafamı bile kaldıramadım.Hani kızmayacaktı!?
" Anne tek su..."
" Git ! "
"Anne ... "diye yakınmaya devam ederken ,parmağını kaldırdı ve hafifçe töre dizilerindeki
hanım ağalar gibi bana bir ters bakış attı .
" Ben ne dedim sana ! "
" Git dedin anne ." diye mırıldandım.Başımı eğdim.
Odama giderken. Damlayı taşıran son damlayı duymuştum.Resmen racon kesiyordu:
" He burada yarın o çocuğa gidiyorsun bir daha benle görüşme tarzı bir şey de ! O grubuda istemiyorum!"
" Anne çok vicdansızsın ! "
" He benim gibi olmak istiyorum diyorsan kapım açık ! Evlende gör ! Aşk soğan ekmek değildir Nevra ! Çocuk seni sevmiyorsa acı çekersin ! Anlıyor musun Nevra!? "
" Anlıyorum anne ."
...
Yatağa uzun uzun yattım sadece duvarlara ve çantama baktım. Düşlerime dalmak yerine gerçekleri düşündüm. Ateş'in kalbimi ne kadar versemde aşkımız imkansızdı. Sadece bir imkansız .
Ateş'i kalbini kırmam lazımdı ,Neden bunu yapıyordum ki !? Kaç yaşında kadınım ama o anne ne dersem deyim? O anneydi. Sözünü dinlemesem, evi başıma yıkardı. Ama benim evimde Ateş'i bırakınca yıkılacaktı. Özürümü dilemek yerine bunu yapmak pek alışıldık değildi. Zorladı ,hemde çok zorladı. Kalpleri paramparça edebilirdim. Ama bazı mevzular ,bundan daha büyüktür. Mesala aşk gibi ....
Millet liseye gidiyor ,bizden daya kaliteli ve sakin en önemlisi huzurlu aşk yaşıyor biz ise kargaşa ...
Ama annemi dinleyecektim.
...
( YAZARIN ANLATIMIYLA) Yarın saat 13.00
Denileni yapmıştı Nevra ,sözünde durmuştu, Ateş'in kalbinden düşmek görevini başaramasada hem kendi kalbini ,hemde Ateş'in kalbini kırmayı başarmıştı. Hiç konuşmayacaklardı belkide . Ateş'in aklındaki sorular bitmezdi ,daha dün havalimanında önünde dikilerek, yatan kadın , şuan ona tokat atıyordu.
Neler demişti Nevra, Ateş'e çoktan gitmişti, tüm dostluk ve kardeşlik...
İkiside arkasına bakmadan kafalarındaki düşler oradan tüymüştü geriye havada uçuşan sözler , kırgın kalpler ve anılar kalmıştı :
" Kızıl Tilki sen niye bana bunu yapıyorsun !? "
" Sanane ! İstediğimi yaparım . Bir dahada benle konuşma her şey senin yüzünden ,herkes senin haksız olduğununu düşünüyor ,sırf acıtasyonsun !"
Derin bir nefes vererek olayı bitirmişti.
" Peki ." dedi Ateş ,onayladı ve kafasını öne doğru eğiyip, arkaya doğru gitti.
...
Nevra ise yere devrildi ama Ateş artık onu görmemek üzerine çoktan gitmişti.
" Neden dinledim!? Ben ne yaptım !? Olamaz... "
✨️ BÖLÜM FİNALİ ✨️







