
" Lanet duygunun gözü kör olsun ."derdi annem ,babama düşünüyorumda aslında haklıydı. Birine aşık olmak, heleki imkansıza aşık olmak zordu.
Hemde çok zor. Kalbin çarpar ,tansiyonun ya
çok düşer ,yada yükselirdi. Dudağından sildiğim vişne suyu sonrasında o ciddiyet tamamen durmuştu. Goy goya devam ettik.
" Ay , beni unutuyorsunuz ! "
diye bir ses yankılandı o az öteden.
" Ay seni unuturmuyuz hiç Utku ?"
" Sarmaları aldım ."
" E Asya nerde ? "
Bu soruma karşı şunları söyledi :
" Şey o kapanış jeneriğini izleyecekmiş. "
"Kavga devam ediyor mu ?"
" Evet hala devam ediyor ." dedi Utku .O anda tüm millet dışarı dökülmeye başladı, sanki sürü gibiydiler .Arlarındada kalmış Asya bize doğru çırpınıyordu.Bizim yanımıza geldiğinde saçı başı dağıtılmıştı.tişortünün omzu yavaşça düşmüştü .
" Ay bir yere oturalım ,çay ,kahve ne içeceksek içelim lütfen ! Darladım ay ! "
" Tamam, tamam anladık ! " diye atladı Utku dördümüzde manyak gibi gülümeye başladık.
...
(ATEŞ ANLATIMIYLA)
" E nereye gitmek istersiniz ?"
" Şey benim bildiğim harika bir kahveci var oraya gidelim , ne dersin ?"
" Olur , Kızıl Tilki'nin dediği yere gidelim , ne dersiniz ?".
Evet ben paşa çaycıyım . Ama Nevra 'nın manyak gibi kahve içtiğini dile getirmem bile gerekmezdi.Ondan neden olmasın
" Bana tamamdır ."
" Banada ."dedi Asya , sesiz sesiz.
...
Yürümeye başladık, uzun uzun Kızıl Tilki bizi götürüyor biz takip ediyorduk. Tabi biraz ben ve Utku ona müdahale ederek sinirini hoplatmış olabiliriz ama yani normal . Çok normal yani Kızıl Tilki kızmak için her bahaneye sığınırdı.Tam ona yakışan bir lakabı vardı ,bizatihi benim tarafımdan konulan.
...
" Oh be ! Sonunda bulduk ." Hafifçe anlındaki teri silerek .
" Kızıl Tilki öyle değil , yani bulduk değil , Ben buldum.Hani biliyordun ?"
" Ben biliyorum bir kere, senin ne katkın oldu pardon ? "
Hafifçe sustum ve kahvecinin kapısını açtığımızda manyak gibi bir sıra vardı. Hem millet kendi alıyordu .Türk kahvesinden tut ,garip gurup kahve çeşitlerinden tutun tatlılara ,açıkçası pek pahalı bir şey almak istemiyordum.Cimri demeyin, sadece tassarufluyum.
...
( NEVRA'NIN ANLATIMIYLA)
Tıklım tıklım olan masalarda geziniyor ,milleti bekliyor. Sanki Paris turu yapar gibi, masa geziyorduk. Paris 'te Louvre müzesinde gezi olmasını şuradan daha çok isterdim.
Tam masadan geçerken tanıdık bir yüz gördüm ,keşke görmeseydim.
Sapsarı saçları, ince beli ,kum saati vücudunda, ama fazla kalçası olmayan, resmen "Miss Turkey"
yarışmasında birinci olacak gibi bir hali vardı .Manken olarak işe başlatmalalılar. Buda ilan adı gibi olmuştu ama yani haklıyım.Bu güzellik için fatura almaları lazım.
Hafif işlemeli kazak ve kot pantolon, ben bunları giysem . Bu kız gibi görünemem, ben kalırım ortada, kazak omzundan düşer saçlarım oradan oraya sıkışır. Kazağın işlemelerine falan takılır.O kaşıntı hissi ...
" Ateş ! " diye seslendi. En cırtlak sesiydi belki eline aldığı kahveyi bırakıp bize gel manasında ,bir el hareketi yaptı. Kabalık olmasın diye yönelmek zorunda kaldık. Gerçi Ateş'inde dünden razı olduğunu söylemem gerekirdi.Kim olduğunu söyleyim Filiz Toprak, ay Sahte Manken Civciv ...
...
" E nasılsınız? Mumya gibi duruyorsunuz .Gelin otururun! Hem Ateş'in arkadaşları ile tanışmış olurum ." O anda bana dönerek ." Gerçi Nevra ile tanıştımda. Neyse ?"Sitemli cümlesi biraz sinir kat sayılarımı yükseltmeye başlamıştı. O anda Asya hafifçe sandalyeye yerleşti . Mecburi bizede yerleşmek zorunda kaldık.Ateş bir Civciv 'e bir bana bakıyordu.
" E ,sen peki ne oluyorsun tatlış ? "
" E , arkadaşı oluyorum."
" Bilirim ben o arkadaşlıkları ." diye mırıldandım.Sitemli istemesem bile yapasım geliyordu. Bir tane tokatı çakmak istiyordum. Ama malum uyum dedikleri şey .
Ateş'in tam dibine oturmuştu. Ateş'te bilerek oturdu he ! Kendi kendine! Kıza kur yapıyor ne olsun !? Cimri Köstebek ! Allah aşkına neden ya niye yani benim gözlerimin niye kanıyor ? Şu görüntüden. Birde arada bir saçlarını savuruyor. Anladık senin gül kokulu şampuanın kokusunu aldık , anladık biz Allah 'ıma bin şükür aklımız fikrimiz var .Neyse!? Değemez yada belki değer ...
...
( ASYA ANLATIMIYLA)
Ateş 'in bakışları bir Filiz bir Nevra 'ya bakıyordu. Bir Nevra ,bir Filiz , bir Nevra ,bir Filiz ...
Nevra ise kenetlenmiş onları izliyor. İçinden ağır laflar ettiğini hissediyordum. Hemde çok net .Utku ise tırnak ellerine sanırım yeni şekil vermek istiyordu. Etleri kemirmekten başka bir şey yaptığı yoktu. Evet bir plan düzgün ,doğru dürüst olsa şaşarım.Düşüncelerini dağıtmam lazımdı ama nasıl ?
"Şey ben kahveleri alıyorum .Ne istersiniz ?"
" Şey ben çay alayım ya ! "dedi Ateş .Onun favorisi her zaman paşa çayıydı. İki bardak meyve suyundan sorna nasıl çay ve kahveye yer ayırmışlardı acaba?
Nevra ise her zamanki gibi soğuk bir kahve söyledi. Utku ise bir sıcak çikolata söyledi.Ve Filiz yine boş konuşmaya devam etti. Nevra cidden haklıydı. Bu kız bir garipti. Garip davranışları vardı. Nevra 'nın cidden kıskanacağım dediği kız tipiydi.
Hani şu kasiyer kızlar olur ya , fıstık gibilerdir. Tam o tip vardı. Her an podyumda yürüyecek gibi bir eda veriyordu. Çok güzeldi, hemde çok...
...
( ATEŞ ANLATIMIYLA)
Filiz ile lise arkadaşımdı. Cidden sevdiğimde biri olması ona karşı güven duygusu beslememi sağlıyordu. Geyik yapmaya başlamıştım.Cidden kızın eski grubu tarafından hala baskı altında olmqsı beni üzüyordu. Ama olsun o iyi biri bende ona inanıyorum kim ne derse ,desin beni lisede anlayan tek kişi oydu. Şimdi onu anlama sırası bendeydi.
...
Kızıl Tilki bana ölümcül bakışlar atmaya başlayınca biraz tırsmıştım o anda ayağıma bastı ve kulağıma doğru eğilerek fısıldadı.
"Tuvalettin girişine gel !"
Tek gözümü olumlu anlamda kırpıp bir mazeret bularak ordan tuvalete doğru yöneldim. Kızıl Tilki 'de bir şekilde oradan kalkıp tuvalete doğru gelmişti. Bir kaç dakika birbirimize baktık. O anda
dakika bir gol bir bir tane yüzümde tokat patladı.Bilmem kaçıncı yediğim tokat sanki 10 yıldır evliyimde onu aldatmışım.Gibi bir hali vardı.
" Kızım sen manyak mısın ? Tokat atma tikin falan mı var söye !?"
" Yo ama senin kızlara yürüme, ay ışınlanma tikin var . Ne o haraketler ya !? Sohbet etmeler falan ! Söyle !?"
" Ne alaka !? Bir kere ben zaten böyle bir plan yapmadım ,buraya bizi sen getirdin ! "
" Öyle mi ? "
" Evet !? "
" Ama oturan sensin ! "
" Önce Asya oturdu , bende kabalık olmasın diye oturdum Kızıl Tilki. "
" Oldu , benle bir dahada konuşma ve önüme dahi çıkma . Kızıl Tilki ama... "
" Ne ama ! " dedi arkasına dönüp yakama yapışarak. Hafifçe yutkunarak mırıldandım .
" Saçmalıyorsun." dedim titreyerek.
" Tamam ,ama gelcekte göreceksin Ateş Parlar. "
...
(YAZARIN ANLATIMIYLA)
Kavgalarının ilk fitilini atmışlardı. Nevra kıskançlığından çatlayıp, öfkesine yenilmişti. Ateş ise idrak etmek üzerine uğraşıyordu. Aşık olduğu kişiyi elde etmek için Filiz 'i hayatından çıkarmaya hazırdı. Ama bir nedenden ötürü bu pek mümkün değildi. Ve görünmüyorduda...
BÖLÜM FİNALİ






