İçeriğe geç

4NOTA

Bölüm 16 · 6 dk okuma

4NOTA

Bölüm 16

VİŞNE SUYU ve PORTAKAL SUYU ( 1998)

"Bak Asya yani ben ..." yavaşça elleri ile ağzını kapatı.

" Sen manyak mısın ? Aşık oldum diyorsun .Tamam senin kalbinde çocuk sana aşık değilse ne yapacaksın ?"

" Bilmiyorum. Ama kalbim çarpıyor . Bilmiyorum. "

" Bunu çıkışta konuşuruz ben yerime geçiyorum .Tamam mı ?"

" Tamam Asya ."

O anda dışardan bir ses yükseldi. Bir erkek sesi .Hatta bir tane daha , kim dersiniz ,bravo bildiniz.

Ateş ve Utku...

" Kızıl Tilki! " diye bağırdı Ateş .

Her ikisinin elinde iki bardak vardı . Ateş 'in ceketinin ceplerine soktuğu minik sular resmen her an düşmek üzere gibiydi.O anda Utku gereksiz olmasına rağmen şöyle haykırdı :

" Çiğköfte ,sarma haydi bir arada ,"

" Tüm dostlar ellerini birleştirdi,"

" Alin size kampanya , "

" Sarma aromalı çiğköfte ,"

" Nevra nasıl şarkımı beğendin mi ?"

Birde ciddi ciddi soruyor çok komik görünüyordu .Ateş'in yüzü bundan daha komik görünüyordu. Yazık çocuğun elinde bir sürü şey kalmıştı. Acaba yardım etseydim ? Yazık o kadar bana şu getirmiş ,birde içecek almış , o anda Ateş bana ,Utku kendi yönüne doğru ilerlemeye başladı . 34 numaralı koltuğa gelip Asya 'ya bardağı uzattıp kendi yeri olan 59 numaraya geçti .

" Kızıl Tilki ." diye bir mırıldanma geldi arka koltuktan,

" Ateş !? "

" Ne bana öyle bakıyorsun .Sana vişne suyu getirdim. İç ,hadi ! "

" Yerine gelsene bir kızan olacak! "

" Tamam, sen nasıl dersen ." Ateş ve bana karşı söz dinleme ,garip ben genelde zorla kabul ettirirdim.

Yavaşça bir alt koltuk sırasına gelip ,numarasına yani benim yanıma yerleşti . Normalde bacaklarını evde veya kaldırımde otururken pelikan ağzı gibi açan Ateş Parlar , ilk defa şu sekiz içinde toplu mekana geldiğimizde kapalı tutuyordu.

" Şey vişne suyunu içecek misin ?"

" A ,evet vişne suyu ."

" Sen ne içiyorsun ?"

" Ben portakal suyu içiyorum . " Başka ne içecekti ki ? Ter içinde kalmıştım.Klima olmasına rağmen, hem bir tuvalette gitsem bana iyi gelirdi . Aslında vişneliyi hep ben içerdim,yani portakalla alerjim var derdim.

Ama sanırım tuvalette gitmeyecektim o anda ağzımdan şu sözler döküldü, istemeyerek :

" Şey portakallıyı bana verir misin ?Canım çekti ."

" Neden sana vereyim , alerjin var. "

O anda özür dileyip hızlıca elindeki karton bardakta olan bardaktan pipet yoluyla hızla içmeye başladım , Ateş ise o anda vişne suyunu sülük gibi yapıştı .Hayır ,zinhar olamaz vişne suyumu veremezdim .O anda bende onun gibi bardağı çekiştirmeye başladım.

" Ver şunu Kızıl Tilki ! "

" Asıl sen ver ! "

" Neden benimkini istiyorsun sende var ."

" Canım portakalı olandan çekti belki ! Burada alerjim falanda yok !"

" Vay baksana tilki çakallık öğrenmiş. Madem benim seninkini içmemi istemiyorsun , sen benimkini niye içiyorsun !? "

" İkisininde canım çekti ! "

" E benimde canım çekti ! "

" O zaman al cimri ! "

" Sensin cimri ! "

" Biletleri ben aldım ."

" İçecekleri ben aldım ,bilenlerden ,daha fazla tutu , kazıklandım! "

İkimizde biribirimizin pipetlerine yapışmış öylece mumya gibi duruyorduk. Aynı andanda konuşuyorduk .Ay münakaşa ediyorduk.Ya yanımıza biri gelse ,olmaz . Asya ve Utku , Asya ve Utku olmaz . Hayır , bir dakika içtiğim bardak Ateş'in bardağı bir dakika ben nasıl bir zekadayım. Geri hemde çok geri ,bu gecenin sonunda rezil olmam için her şey yaşnıyordu. Kalksam bir şey diyecek

Ayrılmasam ,biri yakalayacak ,neyseki gerideler ama nasıl diğer koltuklar boş ,apaçık ortada kalmıştık. Lütfen bu salona giren herkesin gözü miyop seviyesinde olsun ,lütfen! Ama artık geçti.

O anda koltuğun altından bir kafa sarktı elinde bir vişne suyu vardı. Resmen yerde yatıyordu. Onu yavaşça Ateş'in eline verdi.

" Al , sen iç benim canım çekmedi. "

O anda bir ses yükseldi .

" Ooooooooovvvv ! "

Asya 'nın sesi bir opera sanatçısı ile arkadaş olmanın zararlarından biri kulağınızın duyma yetisini tamamen kaybetmenizi sağlar ve sizi rezil edebilir. Sevdiğiniz çocuğa karşı bile .

" Alll şunuuuu ! Hiç içemediiiiiimmm! "

Allahım bırak ! Bilerek fazla tiz söylüyor . Tamam vokali mükemmeldi ama bazen olmadık yerlerde kullanıyordu .Buda komik görüntülere neden oluyordu.

( ATEŞ ANLATIMIYLA)

Niye kızın içeceğine yapıştım ki , pişmanlık doluyum, rezillik , Utku bana meyve suyu uzatmıştı , ikimizde birbirimizin bardaklarından uzaklaşmıştık. Sıkıntı birbirimizin bardaklarından içmek değildi . Onu herkes yapardı.Ama bizim gibi öyle durup bir tartışma çıkarmazdı. Resmen Utku " sen abayı yakmışsın oğlum ." Bakışını sürdürüyordu. Asya arka sıradan bize bakıyor ,

Kızıl Tilki bana bakmıyor kafasını çevirmiş duruyordu.Bende hafif hafif gözlerimi kaçırıyordum . O anda hafiften ışıklar karardı ve herkes gelmeye başladı.

Utku ve Asya 'da oradan hemen tüydü.

( YAZARIN ANLATIMIYLA)

Film devam etti , izlediler ,izlediler , normal bir biçimde demek isterdim ama değil .Ateş ara sıra Nevra 'ya bakıyor, sorna Nevra, Ateş'e , sorna tekrar Nevra diye ilerliyor .Gemi batmaya başlamıştı artık . Onların aşklarını saklamakta zorlandığı gibi Nevra artık tırısıyordu. Ayakları yavaşça titriyordu. Tir tir .

( NEVRA ANLATIMIYLA)

O anda elimi kavradı .Simsiyah eldivenlerinden dahi görünen damarları vardı ,bana yavaşça baktı .

" Korkma bir şey olmayacak. "

Gülmeye başladım .Halla eli elimdeydi .Asla bırakmıyordu ,hemde asla.

" Bu sinema daha bizin goy goygoyumuzu görmedi."

Bu sözüm sornasında , bir kriz tutmuştu ,

biz gül Allah gül ,gül Allah gül modunda iken bir kadın ayağa fırladı . O anda herkes onla birlikte ayağa fırladı bizde dahil.Of ne güzel elini hissediyordum.

" Ay artık yeter yani ! Sinemadaki herkes ses çıkarıyor ! Ay yani siz bir çiftsiniz anladık ."dedi yanımızdaki çifte , " Anladık ya en goygoy sizsiniz !"

Ateş ve bana laf atmıştı ,kabacaydı. Ama haklıydı. Ama söyleme biçimi yanlıştı. Gerçi bende böyle tepki verirdim .O anda bende patlak verdim.

" Efendim yani onun yerine biraz daha sesiz olabilir misiniz ?" diyebilirsiniz.

O anda Ateş sözümü devam ettirdi. Yavaşça elimi usulca bırakıp:

" Bakın efendim yani özür dileriz ses çıkardıysak. "

" Dilemeyin ya ..." Kadın bizimle münakaşa etmeye devam ediyordu. Israrla hemde .

Filim hala bitmemişti. Yani ışıklar daha açılmamıştı. Ama Jack zaten ölcekti bu belliydi.

" Özür dilerim ama bizim gitmemiz lazım."

O anda elidivenlerini elimde hissettim ve beni sürüklemeye başladı .Hafifçe senelerdim.

" Ay !

O anda kendimi Ateş'in kollarının arasında buldum. Evet utanç bilmem kaç ,donduk kaldık ,öyle herkesin içinde ,millet kavga ediyor ,benim yaptığıma bakın ...

( ATEŞ ANLATIMIYLA)

Tamam kız kucağıma düşmüştü ne yapmalıyım bilen var mı ? Tamam sanırım onu dik pozisyona getirmeliydim kolarımızın arasında resmen sadece 20 dercelik bir aralık vardı.

...

O anda onu tekrar sürüklemeye başladım.Resmen insanlar ayakta biribirleri ile münakaşa ediyordu.

...

( UTKU ANLATIMIYLA)

Allahım ya ! Neden ya !? Bu kavga niye oldu. Ne garip şeyler bizi bulur. Kesin Ateş veya Nevra yaptı.

" Asya !Gelsene çıkalım şuradan ! "

Film kapanış jenerikleri ekrana yansımaya başlamıştı.

" Olmaz şu kadının sesini dinliyorum ! "

" Ya niye kapanış jeneriğini izliyorsun !? "

" Ya Utku sen git ben geleceğim!"

" Of tamam!"

Yavaşça çıkış kapısına doğru yöneldim ve oradan ayrılmak üzere yola koyludum.

...

( NEVRA ANLATIMIYLA)

Çok yorulmuştur, cidden sinemada kaos ortamı hakkimdi ,bunda bizimde payımız yok değildi. O anda Ateş'in dudağının kenarında kalmış vişne suyunu farkettim ve yavaşça elim ile usulca dudağına götürüdüm ve dudağındaki vişne suyu lekesini sildim.

Evet daha 10 dakika önce kendimi onun kucağında bulmuştum. Artık her şey onun için değişir mi bilemem ,ama benim için büyük bir değişim olacaktı. Bu aşk ...

❤️‍🔥BÖLÜM FİNALİ ❤️‍🔥

Bölüm sonu

9 yorum