İçeriğe geç

4NOTA

Bölüm 14 · 5 dk okuma

4NOTA

Bölüm 14

İRADE ( 1994 - 1998 )

...

Sonunda varlıklarında, Karadeniz topraklarına başlıkları an üzenlerini bir soğukluk kapladı .Valizleri bırakıp ,tur ile gezmeye başladılar :

" Oğlum teyzelerden biri bana zorla kısır yemeye zorladı ve tüm geçmişini anlattı."

" Sanki sen anlatmadın. Tüm geçmişimi anlatın ya ,kendi geçmişinide salladı. Oğlum sarma aromalı çiğköfte satıyoruz .Dedin ya ! " dedi Ateş neşeli bir sesle. O anda tur ile ilerlemeye devam ediyorlardı. O anda Ateş bir ağaç gördü.

" Oğlum ,baksanıza ! "

" Defne ağacı! " diye mırıldandı ,Nevra yavaşça boynundaki eşarbı çıkarıp hafifçe uzandı .

" Ya ,yardım edin ! Boyum yetmiyor. "

O anda Ateş ve Utku yavaşça mırıldanmaya başladı.

" Gel seni ben kaldırıyorum. " Yavaşça kucakladı ve ağaca yavaşça oturttu .

O anda Utku ile aynı anda :

" Haydi görüşürüz! "

O anda Asya 'da koşmaya başladı .

" Utku, Ateş ! "Asya telaşla onları takip etmeye başladı .Pekte Nevra 'nın umrundada değildi .İntikamda alırdı zaten .

Nevra ağaçta oturmanın keyfini çıkarıyordu. Ama 4 saat orada oturacağından habersizdi. Ama üçüne bir sinir beslemediği söylenemezdi. Tüm gün sinir krizi geçirmişti.

...

(4 saat sorna)

Cidden Asya onları Nevra yerine haşlamıştı. Cidden en büyük duranları Utku gibi görünsede Asya 'idi .Utku 'dan 2 , Nevra ve Ateş 'ten 1 yaş büyüktü ve aralarında en olgun oydu.

" Allahım şükür ! " dedi Asya ,Utku ve Ateş aynı anda ,

" Gel kucağıma!" Ateş ellerini uzatarak, Nevra hafifçe elini uzattı ama onunda bir planı vardı.

O anda Ateş'in kolunu sertçe çekip bir anda önüne doğru yapıştı. Her yerleri toprak olmuştu ,vücutlarında hafif sırıklar oluşmuştu. Ateş hafifçe

kalktı. O anda Asya 'nın ağzından birkaç kelime döküldü :

" Buarada gezi bir günlük olmuş .Bugün valizleri alacağız ve ödeme geri yapılacak ."

Nevra ise Ateş ile meşguldü. Onu dinleyecek vakti yoktu. Kısırlı ,dedikodu atmosferli otobüse binme zamanı gelmişti. Nevra, Ateş'e çoktan trip atmaya başlamıştı. Ama bu biraz tatlıya kaçıyordu. Yani onun için , bekleyiş onun için sıkıcı geçmememişti aslında asılan ,mendilleri inceleyip, mektupları okuma fırsatı olmuştu. Söz defterine söz yazmış ve yeni şarkılar bestelemişti. Keşke tek Ateş'i beklediği zaman bu zaman olsaydı ...

Sonunda ise otobüste Ateş'i affetmiş ve yine birlikte goy goya devam etmişlerdi.Kısır kokulu ,Karadeniz'lilerin daha doğrusu tüm ülkenin bağımlısı olduğu çay fokurdaması ile İzmir'e döndüler.

...

( ATEŞ ANLATIMIYLA) 1998

" Bir dakika lisedeki Filiz misin sen!? "

" Evet !? Hatta gitaristim, sağ kolumu araba ezmişti, felç kalmıştı. Hani grubumdan atmışlardı beni ,en temel parçalarını gitaristlerini ,beni ! "

Evet grubundan atmışlardı. Hemde sadece sağ kolu felçliyken, sol kolu ile beni çekiştiriyordu. Buda sağ elinin felç olduğunun kanıtıydı.Zaten hala anlamıyorum. Güzel kızlar niye yanlız ki ? Onların yanında hep garip gurup adamlar olur , ev numarası falan isterler . Ama Filiz o kadarda popüler değildi sanırım. Dillere destan bir güzelliği vardı ,yetenkliydide , kendsini sevmek ile beraber diğer insanlarda sever ,sevmese bile saygı gösterirdi. Sevilmemesinin tek bir nedeni olduğunu düşünüyordum.

Beni tek zorbalıkltan koruyan kişiydi . Ama onun değeri hiç bir zaman bilinmemekle beraber beni koruduğu için çok baskı alıyordu . Ben ne desemde dinlemiyor , inatçılığın daniskasını sergiliyordu.Yani neden bende bilmiyorum, öyle

" Sana bir süprizim var Ateş! Hani çok arıyordun ."

" Ne süprizi !? "

" İşte geldik! "

Beni sürüklediği yer bir kitapçıydı.

" Çalışmayacağını sandın ,uzun zamandır iş aradığını söylemişti Bakkal Metin ."

" Ne diyeceğimi bilemedim. Sahibi kim? "Dilim resemen düğümlenmişti.

" Babam .Ben burada çalışıyorum babam emekli oldu . Ondan beri elaman arıyorum ve sanırım buldum. "

" Ne diyorsun? "

" Evet !" diye bağırdım. Bu konuda hiç mütevazi davranamazdım. Hem lise arkadaşım olduğu için eğlenceli vakit geçirirdim.

Her şey yerine oturmuştu.Sonunda huzur olan bir yerim olmuştu.

" Şimdi iki gün sorna başlıyorsun, saat dokuzda dükkanı açıyoruz . Tamam mıdır ?."

" Tamamdır kaptan ."

...

Minik bir kitapçıydı. Oturma masaları vardı, envayi çeşit kitap ,kırtasiye malzemeleri ...

...

Tek işim kalmıştı .Utku'ya bunu söylemekti.

Kapıyı açtım ve evden içeri girdim.

...

" Tahimin et ne oldu ?"

" He ,ne oldu? " dedi yıkadığı bulaşıklardan kafasını kaldıramadan.

" İş buldum ! Bir kitapçıda çalışıyorum artık ! İki gün sorna başlıyorum ! "

O anda Utku 'nun hafif mırıldanışı kulaklarımı doldurdu.

" Helal be ! " O anda bir haykırış yükseldi Utku'dan "Bunu kutlanması gerekir oğlum! "

" Kutlama falan boş ver .Gönlün yeter senin ! "

" Eh öyle olsun bari ."dedi gülerek.Benim cimri biri olduğumu düşünüyordu. Ama benim yaptığım tutumluluk göstergesiydi. Gereksiz para harcamak bence biraz saçmaydı.

...

( NEVRA ANLATIMIYLA)

Yavaşça ağaçtan indim . Ve düşünmeye başladım. Filiz denen kız Ateş'i nereye götürmüştü? Sevgilisi miydi yoksa ? Yoksa çocukluk aşkı falan mı ?Ya Ateş bir köstebek ise , ya Filiz onu manipüle etmeye çalışan bir cadı ise ...Bu garip ihtimallerin olma ihtimali bir kalemin kendi kendine uçma ihtimalden daha az olmasını ,o varlığından bile bazen haberdar olmadığım organıma ,yani beynime sokmaya çalışıyordum.

Yaşam güdüsü veren beynimin arka beyin diyordu ki:

" Git şunu kurtar .Şu garip sahte manken civcivden."

İradeyi sağlayan ön beynim ise :

" Dayan ! Onlar zaten küserler,bir şeycik olmaz ."

O anda arka beynim çoktan hakimiyeti, irademden yoksun etmişti.

Bu konuda yardım alacağım tek kişi Asya 'dı, cidden isminin hakkını veriyordu. Nerdeyse tüm Asya kıtasını ezberinde barındırmakla beraberinde, en az Asya kıtası kadar sıcak ve kültürlüydü.

...

Asya 'nın yanına gelip her şeyi anlatığımda bana ters bir bakış attı . İrite edici bir bakış ,cidden kız hakklıydı. Ben çocuğa 8 yıldır neler çektirmiştim? Kaç kere vurduğumu ,tekmelediğimi heleki kaç kere bağırdığımı hatırlamıyordum. Hemde hiç hatırlamıyorum.

" Aferin sana Nevra yanına kız gelince mi aklın oturdu !? "Son derece sakin ve oteriter bir ses tonu vardı .Hiç bir zaman bağırdığını hatırlamıyorum. Tam tamına özendiğim kişilikteki bir insnadı. Kusursuz ve mükemmel.Aynı zamanda uyumlu biriydi ,hatta örnek vermem gerekirse :

Asya'nın saçları ülkedeki kadınların,genç kızların ve kız çocuklarının doğal renkte %90'nında olan kahve rengiydi. Benim ise kızıl evet doğal kızıl, hatta bir sürü kişi beni Almancı sananlardan tutun. İngiliz sanan bile vardı. Gerçi hafif Almanca biliyordum. Teyzem Almanya 'da yaşıyordu ama annem ve babam boşalırcasına teyzem ile hiç görüşememiştik...

...

" Hayır ! Sadece benzemesini istemiyorum. Yani baş edemem onla ! Fikir ver sen! "

" Bence biraz kafasını dağat. Yani sinemaya gidelim örnek olarak. Yabncılarda 1997 'de çıkan filim şimdi Türkiye 'ye gelmiş belki izleriz ."

" Olur ." Tam olarak neyden bahsettiğini bilmiyordum. Ama Ateş 'i sinemaya zorlada olsa götürecektim.

✨️💕BÖLÜM FİNALİ 💕✨️

Öbür bölüm çok sevdiğim bir bölüm olacak!

Görüşürüz! ✨️💕✨️💕💖💖♥️♥️

Bölüm sonu

5 yorum