
Utku yavaşça dizlerinin Ateş'in kafasından sıyırdı ve Ateş'in yüzüne yastık ile vurmaya başladı.
" Ya yapma Utku! "
" Hadi ! Hadi ! Müzik dinleyelim! Hadi! Hadi ! "diye bağırma sesleri yükseldi Utku'dan ,Ateş'te her zaman olduğu gibi kıyamadı.
...
( YAZARIN ANLATIMIYLA )1998
Yavaşça dizlerini yine sıyırdı ve Ateş'in uyumasına izin verdi. Ama kararı netti . Bir şekilde Nevra ve Ateş 'in arasını düzlettecek sevgili olmasalar bile hala dost kalmaları için çaba göstereckti.
...
( ATEŞ ANLATIMIYLA) 3 hafta sorna
Evet gitarım kırılmış olabilir ama hala hayattayım. Moduna girmiştim artık , Kızıl Tilki hala beni rahatsız etmeye devam ediyor. Benle hala manyak gibi kavga etmeye devam ediyordu. Hatta dün beni sekiz kere tokatlamıştı. Ondan önceki gün bana trip atmaya başlamıştı. Üç hafta önce ise gitarımı merdivenden aşağıya doğru atmıştı...
Ne kadar normal biri değil mi ?Ve bu yaptıklarının sadece yüzde biri hatta yüzde biri bile değil.
...
Hafifçe tıraş olamaya başladım. Evet yine bakkal Metin ' e gidiyordum her zaman olduğu gibi , yavaşça ayakkabımı giydim ve dışarı çıktım . Hava sıcak , Metin 'den gazeteyi ve magazin dergisini aldıktan sorna taş merdivenlerden eve gitmekte karar kıldım.
Yavaşça giderken yine aynı yüz beni karşıladı. Açıkçası bu sefer pek ciddiye almamıştım. Onun öfkesini bu alevlendirecekti.
" Niy e bana öyle bakıyorsun ? " pis sırıtışımı korumaya devam ettirdim.
" Bilmem ."
"Ne demek bilmem ? "
" Sanırım Türkçe anlamıyorsun sanırım sana ingilizce anlatayım. I don't know ( Bilmem )."
" Bana üstünlük taslama Ateş Parlar sen kim ben kim ? "
" Valla ikimizde insanız . Herhangi birimizin üstün olduğunu düşünmüyorum. "
" Bakasana be adam ! Sen bana ne yaptığını sanıyorsun be ! Hem suçlusun ,hem güçlü !"
" Tam tersi olmasın ! "
" Kendine gel ! "
O anda sözümü kesildi . Ama Kızıl Tilki tarafından değildi.
" Merhaba Ateş ! " diye bir bağırma duyuldu uzaktan,bu ses çok tanıdıktı ama çıkaramamıştım.
O anda bağıran kişi yanımıza geldi. Sapsarı upuzun olan saçları, yemyeşil gözleri , üzerine geçirdiği yemyeşil elbiseli bir kızdı.Kesinlikle bir makyaj uzmanı olduğunu düşünüyordum. Böyle bir güzellik nadir görünen bir şeydi. Manken gibi vücudu , profesyonel ellerden çıkmış gibi görünen saçı ve makyajı ile son derce etkileyiciydi. Yani nerdeyse her kızın kıskançlığından çatlayıp , çoğu erkeği etkileyecek cinstendi.
" Nasılsın ? " dedi aniden .Ne demeliydim? Ne yapmalıydım ?
" Selamınâleyküm"diye daldım direk ve sertçe elini sıkmaya çalışcakken elini geri çekti.
" Gerek yok ." dedi usulca ,beklenmedik bir haraketti .Acaba benden mi rahatsız olmuştu ?
O anda Kızıl Tilki'nin ağzından şu sözler döküldü:
" Bu hanımefendi ile beni yanlız bırakır mısın Ateş?"
Yavaşça olumlu anlamda kafamı salladım ve geri çekildim.
( NEVRA ANLATIMIYLA)
Bu sarşını tanımamakla beraber sözümün kesilmesinden hiç ama hiç hoşlanmamıştım. Bunu ona kibar bir dil ile anlatcaktım. Artık ne kadar kibarsa.Birde civciv gibi bunun doğal olmasının imakanı yok .Ateş'i nerden tanıyor ? Yoksa sevgilisi falan mı ? Eyvah öyle ise yandım !
Birde görünüşüne baktığımda cidden kız manken gibiydi. Ben bir ruj ve sürmeyi zar zor sürerken kız yüzünde resmen şaheser yaratmıştı .
" Şey hanımefendi sizi tanımıyorum lütfen bana biraz kendinizi tanıtır mısınız ?"
" Ben Filiz Toprak , Ateş'in lise arkadaşıyım." diye mırıldandı gülerek. "Sanki münazara yapıyoruz .Bu kız bu kadar kibar mıydı ?"
"Yanlız haddinizi aşıyorsunuz ! "
" Ne anlamda ?"
" Valla bir sürü konuda ,tanışalı bir dakika bile olmadı ve şuan hiç memnun olmadım."
" Valla bende olmadım. Ben haklı insalara sorgulamadan kalplerini kırp , benim için dayak yiyen bir insana övgüler vermek yerine onun kalbini kırmıyorum. "
" Nasıl yani ? "
"Boş ver ."
O anda kendimi tutamadım.
" Bir dakika Ateş sana her şeyi anlatıyor mu ?"Şok olmuştum. Ateş'in tek güvendiğim noktası sır tutmaktı. Ama oda yokmuş .Kızın dediği şeyler konusunda haklı olduğunuda düşünmüyorum.
"Yo tatlış ! Kendim öğreniyorum.Dediğim gibi arkadaşı olarak. "
" Benim mi ?Sende arkadaşından daha çok sevgilisi gibisin ."
Ne yapış yapış haraketler , resmen "Ateeeş" diye gıcık bağımasını duymuştum. Bana neydi zaten ?
Bana ne Ateş'in ilişkisinden ?Üzüm üzüme baka baka kararır misali olacağına yüzde yüz emin olduğum için biraz tırsmadığım söylenemezdi. Bu arkadaşlık derhal ama derhal bitmeliydi.
" Haddinizi biraz fazla aştığınızı düşünüyorum. "dedim otoriter bir sesle.
" Ne konuda ? "
" Niye insanların özel hayatı sizi bu kadar ilgilendiriyor. Magazinci falan mısınız ? "
" Yo değilim. "
" Bakın Filiz ,Çiçek mi artık neyse , kendine gel ,öyle yeşerme gördüğün her yere ! "
" Ay Ateş cidden sizin gibilerle arkadaş olması ,cidden garibime gitti. Çocgu silah zoru falan ikna ettiniz ."
" Yo ne alaka ? "
...
( ATEŞ ANLATIMIYLA)
İki saattir birbirleri ile konuşuyorlardı. Acaba ne konuşuyorlardı. Kızıl Tilki 'nin beden dilinden ne kadar hoşlanmadığı görünüyordu . Ben ise kızın kim olduğunu çıkarmaya çalışıyordum. Aslında bu kızı ilk görüşte sevmiştim. Nedeni Kızıl Tilki ile iletişimimi azaltmasıydı.Hemde iyi birine benziyordu ,belki iyi anlaşacaktım.
"Her siniri bozulduğunda ne kadar güzel duruyordu.Keşke her zaman oturup izleyebilsem."
diye mırıldandım kendikendime ,bir anda kendime tokat patlattım.
" Kendine gel! O kıza aşıksın ama abartma !"
Sol tarafımdaki melek resmen beni dürtüyordu. "Hayır , siz biriniz için yaratılmışsınız. Hayal et Kızıl Tilki ve sen ..." Ama sağ tarafım hiç öyle demiyordu . " Aman be kızı boş ver . Kendini kandırmak dışında başka şey yapmıyorsun ! "
Ne yapacaktım şimdi kafam yine çorba gibi olmuştu birazdan Kızı Tilki'nin yanına gidip :
" Çorba ister misiniz ?" Falan diye bir şey söyleme ihtimalim bile vardı.
...
Bile vardı . O anda ikisinin geldiğini gördüm. O anda sarı saçlı kız kolumu kavradı ve beni sürüklemeye başladı.
" Sen kimsin !? "
Yavaşça mırıldandı.
" Filiz Toprak ."
....
( NEVRA ANLATIMIYLA)
Benim tek yapabildiğim şey uzaktan bakmak oldu.Sadece uzaktan ,keşke o ağaçta kaldığım gün tek uzakta kaldığım gün olsaydı .Yavaşça tekrardan ağca
...
( YAZARIN ANLATIMIYLA)
Sonunda beklenen gündü .Utku ,Asya ,Ateş ve Nevra artık tek başlarına kendi harçlıkları ile bir geziye çıkacaklardı. Bir tur bir Karadeniz turuydu,hayatlarında kar görmemişlerdir . Zaten asıl amaçları oydu .Kar görmek .Karda oynamak . Tek amaçları buydu . Başka bir amaçlarına yoktu.
...
✨️💕BÖLÜM FİNALİ 💕✨️







