Uyyy! Resmen derin dondurucuya atılmış kurbanlık et gibi kaldık buzun üstünde. 40 tane minyonumun da poposu buza yapıştı, kıpırdayamıyoruz. Sanemi! Bak nişanlın burada dondurma oldu, yanına da bir top çikolatalı atarsın artık! diye bağırıyorum ama sesim buzun içinden bu-bu-bu diye çıkıyor.Douma sırıta sırıta yaklaşıyor, yelpazesiyle bizi dürtüyor. Ne kadar da dekoratif duruyorsunuz böyle, diyor. Seni Muzan'a böyle paket yapıp götürsem mi?
Sanemi’nin sabır taşı çatlamak üzereydi. Gözü dönmüş bir şekilde kılıcını kavradı. Seni buza gömeceğim sarı çiyan diye kükredi. Rüzgar Nefesi'nin o muazzam gücüyle öyle bir döndü ki, etraf bir anda fırın gibi ısınmaya başladı. Sanemi, rüzgarıyla sadece iblisi değil, atmosferi bile yakıyordu.Sıcaklığı hissedince bizim buzlar çat-pat diye ses vermeye başladı. Hadi kızlar, gayret! Çözülüyoruz! dedim. Buz eriyince pat diye yere kapaklandık. 40 tanemiz birden yerden kalkıp üzerimizdeki suları silkeledik. Uyyy, bu rüzgar gülü bizi buğulama yapacaktı az kalsın
Tam o sırada Tanjiro, Ben yardım edeyim diyerek öne atıldı. Ama ben durur muyum Birleşip 1.48’lik boyuma döndüm, yerdeki bir taşı kaptığım gibi Douma’ya fırlattım. Al sana Karadeniz taşı, belki kafana değer de beynin yerine gelirTaş havada giderken Douma yelpazesiyle şak diye yakaladı. Çok naziksin, dedi. Ama tam o anda Sanemi arkasından belirdi.
O taşa değil, bana bak! Sanemi kılıcı öyle bir savurdu ki, Douma’nın yelpazesi havada uçuştu. Ama bu sırada oltacı tip, tekrar oltasını sallayıp tam benim boğazıma doğru nişan aldı
