İçeriğe geç

24 Saat

Bölüm 2 · 3 dk okuma

24 Saat

Bölüm 2

1.bölüm

Yağan yağmur damlalarının pencereme çarpmasıyla çıkan sesten beş yaşından beri korkardım. Geceleri yağmur yağdığında annem yanı başıma gelir ben uykuya dalana dek yanımda dururdu. Korkardım yağmurdan ama bir yandan da severdim, annemle uyumama vesile olduğu için. O gün yine yağmur yağıyordu fakat o gün odamda yankılanan tek ses yağmur sesi değildi.

24.04.2009

(23.36)

‘’Şimdi üzerini ört ve koyunları say, yirmi dördüncü koyuna gelince yanına geleceğim.’’ Üzerimdeki pikeyi düzeltip alnımdan öptü. Gece lambasını yakıp odadan çıkacakken;

‘’Anne.’’ Dedim.

Seslenişimle birlikte kapının orda durdu, bakışları devam etmemi istercesine bakarken;

‘’Ya yirmi dördüncü koyunu saydığımda gelmezsen.’’

Yüzüne oturttuğu gülümsemeyle yatağımın başına geldi. Parmakları saçlarımda dolaşırken;

‘’Ne zaman yirmi dördüncü koyuna geldin de ben gelmedim.’’ Dedi neşeyle.

‘’Bir…’’

‘’İki…’’

Ben koyunları saymaya başlarken annem alnımdan öpüp odadan çıkmıştı.

On beşinci koyunu sayarken yağan yağmur damlaları pencereme çarpıyor, dalmakta olduğum uykumu yarıda kesiyordu.

Yağan yağmur ve yirmi dörde doğru saydığım koyun sayısı beni uykunun içine çekerken son bir koyunum kalmıştı.

‘’Yirmi dört.’’ Dedim bedenim uykunun kollarına esir düşerken.

Yirmi dörtle birlikte evin içinde yankılanan gök gürültüsüyle irkildim.

Odamın içi şimşekle birlikte saniyesinde aydınlanmasıyla yatağımın kenarında duran ayımı elime aldım.

‘’Anne…’’ dedim kısık bir sesle.

Çarpılan kapı sesine eklenen gök gürültüsüyle bağırmaya başladım

‘’Anne korkuyorum yanıma gel.’’

Ayıma daha çok sokulmuştum, kapı kapanmıştı. Annemin adım seslerini duyamıyordum. Bir kez daha ‘’Anne.’’ Dedim.

Gözyaşlarım yağan yağmurla yarışırcasına yanaklarıma bocalanıyordu.

Yavaşça yataktan kalkıp kapalı olan kapımı açtım.

‘’Anne.’’ Dedim daha kısık sesle.

Merdivenlerden aşağıya yavaş adımlarla inmeye başladım. Son iki basamağım kaldığında salonun ışığının yandığını görünce gülümsedim. Son iki basamağı hızla inip salona koştum.

Annemin koltukta uyuya kaldığını görünce koşarak yanına uzandım. Alnından öpüp ‘’Ben geldim.’’ Dedim, sevimli olmaya çalışarak.

‘’Yirmi dördünce koyunu saydım ama sen gelmedin.’’ Dedim sitem ederek.

Cevap vermesini bekledim ama cevap vermedi, çok yorulmuştu ve çoktan uykuya dalmıştı.

Gözlerimi kapayıp kendimi annemin kokusuyla birlikte uykunun kollarına verdim.

Kuruyan boğazımla susadığımı hissedip yanımda uzanan annemi dürttüm.

‘’Susadım.’’ Dedim yarı uykulu yarı uyanık halde.

Cevap gelmeyince tekrar seslendim. ‘’Anne, susadım.’’

Seslenişlerimin cevapsız kaldığını hissedince gözlerimi açtım. Annem hâlâ uyuyordu. Yanından doğrulup ‘’Anne.’’ Dedim.

Neden beni duymuyordu, çok mu yorulmuştu?

Yerde duran ayıcığımı alıp mutfağa gittim. Su içmek için tezgâha çıkacakken tezgâhta duran sütlaca baktım. Annem bana sütlaç yapmıştı, sütlaca göz ucuyla bakınca susadığımı hissedip tezgâha çıkıp bardak aldım.

Suyumu içip oturma odasına tekrar gelmiştim. Uykum artık yoktu bu yüzden televizyonu açıp çizgi film izleyecektim. Televizyonu açmak için kumandayı elime aldığımda,’’ ya annem sesten kalkarsa’’ diye düşünüp kumandayı tekrar yerine bıraktım.

Sabah olmaya başlamıştı. Güneş evin içini aydınlatmaya başlayınca tekrar annemin yanına gittim.

Kolundan dürterek. ‘’Sabah oldu kalk hadi.’’ Dedim.

Sıkılmıştım ve artık annemin kalkması lazımdı. En ufak sesime kalkan annem bu çaresiz seslenişlerime neden kalkmıyordu?

Tekrardan yanına uzanacaktım ki koltuktan sarkan eline baktım.

Elini avuç içime alıp öptüm ve tekrar yanına uzattım. Koltuğun kenarına çömelip başımı annemin elinin hemen yanına koydum.

‘’Sıkıldım ve acıktım.’’ Dedim

Parmaklarım moraran gözleri üzerinde dolaşırken;

‘’Neden mor, neden dedim.’’ Nefes alışlarını hissedemeyince.

‘’Neden nefes almıyorsun.’’

Korkmaya başladığımı hissedince ağlamaya başladım. Ne ayağa kalkabiliyor nede anneme seslenebiliyordum. Odanın içinde yankılanan tek şey hıçkırık seslerimdi.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.