Sonunda günü yarılamıştık. Yanımdaki kızın ismi Ada'ymış. Biraz sohbet ettik ve aslında ilerleyen günlerde yakın olacağımızı düşünüyorum. Ada harici kimseyle konuşmadım çünkü Ada'yla bile zar zor konuşuyorum. Hemen arkamda Fatma yanında Ecrin diye birisi vardı. İçimden bir ses onlarla da iyi anlaşabileceğimizi söylüyordu. Üçüncü dersin teneffüsünde Ada'yla teneffüse çıktık. İçeri girerken günün iki veya üçüncü şokunu yaşadım. Bütün gündür acaba ne zaman diye beklediğim an gerçekleşmişti. Artık adını, onu, yaşını, hangi derse girdiğini öğrenebilecektim.
"Evet çocuklar, bu sene bir aksilik olmazsa edebiyat derslerinizde bir arada olacağız. Önce ben kendimi tanıtayım sonra da sırayla siz tanıtın. Adım Boran soyadım İlter. Yaklaşık dört yıldır burda görev yapıyorum." dedikten sonra yavaşça Ada ve bana doğru yöneldi adımları. "Evet küçük hanım, derste görüşürüz diye boşuna denemiştim. Tanıt bakalım kendini." dedi. Bütün gözler bana doğru döndü. "Adım Umay Esin soyadım Güntan, sanırım hepimizin yaşı az çok aynıdır bu yüzden söyleyecek pek bir şey yok gibi." dediğimde gözlerini hafifçe onaylar gibi yumdu. Tek tek herkes kendini tanıttıktan sonra derse geçti. Öğle arası olunca biraz Ada'yla takıldık. Sonraki derserler pek de kayda değer değildi. Beden dersiydi. Geçen senelerde sınıf hocamız bedenci olunca beklenti içinde olmuştum ama o ak sakallı adam bize yine bir şeyler verdi. Çalı toplattı, çalı! Son iki ders de egoist coğrafyacıyaydı. Gelir gelmez tanışıp nereleri gezip gördüğünü kaç ülkeye gittiğini anlattı. Bu da yetmezmiş gibi yaklaşık sekiz sayfa sürecek bir ödev verdi. İlk gün kötü geçmemişti. Çıkışta dershaneden en yakın arkadaşım Zeynep'i aradım. İlk gün hakkında sohbet ettik. Eve varınca klasik nasıl geçti sorularıyla boğuştuktan sonra kendimi yatağa attım. Odamda olan sessizliği çok seviyordum. Sanki bütün gün maruz kaldığım o sesleri bir kutuya kapatıyormuşum da onlar ordan çıkmaya çalışıyor odamdan çıktığımdaysa hemen peşimden geliyorlar tek kurtuluşum odamın içinde olduğum zamanlarmış gibiydi. Babamın gözüne çok batmamak için akşam yemeği vaktine kadar birkaç kitap karıştırdım. Akşam yemeği yedikten sonra Ada'ya yazdım. Onunla kısa bir sohbet ettik. Saat geç olduğu için ve ertesi gün uyuduğum bir buçuk saatlik uykuyla durduğum için uykuya teslim olmak zorunda hissettim. Boran Bey bu sene ki takıntım sizsiniz. Kendinizi korusanız iyi olur çünkü her daim yanınızda olacağım. Uyumadan önceki son sözlerim bugün tanıştığım o adamdı. Ona da iyi geceler.