Ege’nin telefonundaki mesaja birkaç saniye daha baktım.
“Sıradaki paylaşım senin hakkında.”
“Ne yaptın?” diye sordum.
Ege gözlerini devirdi.
“Niye bir şey yapmışım gibi soruyorsun?”
“Çünkü hesabın sıradaki paylaşımı sensin.”
“Ben nereden bileyim?”
“Belki hesabı sen açtın.”
Ege bana öyle bir baktı ki, az önce söylediğim şeyden kendim bile şüphe ettim.
“Cidden bunu mu düşünüyorsun?”
“Şu an herkesten şüpheleniyorum.”
Mert araya girdi.
“Ben kendimden bile şüpheleniyorum.”
Lara ona döndü.
“Sen zaten şüphelisin.”
“Eyvallah.”
Tam sınıfa girecekken Ege’nin telefonu tekrar titredi.
Bu kez mesaj yoktu.
Bildirim çubuğunda sadece bir cümle görünüyordu.
Yeni gönderi: @12b_konuşuyor
Ege telefonu açtı.
Üçümüz aynı anda ekrana baktık.
Yeni gönderi paylaşılmıştı.
Arka plan siyahtı.
Üzerinde beyaz harflerle:
“Bazı insanlar sınav sorularını görür.”
Altında ikinci satır vardı.
“Bazıları ise arkadaşlarının sevgilileriyle gizlice konuşur.”
Sınıfta bir anda uğultu başladı.
Mert’in ağzı açık kaldı.
“Vay amk…”
Lara telefonunu kaptı.
“Kimden bahsediyor?”
Yeni yorumlar yağmaya başlamıştı.
“KİM LAN?”
“12-B’de herkes birbirine yürüyor zaten.”
“İsim ver.”
“Admin korkak.”
Sonra yeni bir bildirim geldi.
Gönderi güncellenmişti.
Bu kez tek bir isim vardı.
“A.”
Herkes birbirine baktı.
“A kim?”
“Aras mı?”
“Aras’ın sevgilisi yok ki.”
“Belki eski sevgilisi?”
Sınıfın arka tarafında oturan Aras başını kaldırdı.
“Ne konuşuyorsunuz?”
Kimse cevap vermedi.
Telefonlar tek tek ona döndü.
Aras’ın yüzü düştü.
“Ne oldu?”
Mert telefonu ona uzattı.
Aras gönderiyi okuyunca birkaç saniye sustu.
Sonra:
“Ben kimseyle konuşmuyorum.”
Bir kız hemen araya girdi.
“Kimse sana bir şey sormadı.”
“E o zaman niye herkes bana bakıyor?”
“Çünkü A harfiyle başlıyorsun.”
Aras kaşlarını çattı.
“Adım Aras diye suçlu mu oldum?”
Sınıf gülmeye başladı.
Ama ben gülmedim.
Çünkü hesabın ilk paylaşımını hatırlıyordum.
Matematik sınavı.
İkinci paylaşımda ise:
A.
İkisi de sınıftan birileriyle ilgiliydi.
Ve hesap daha açılalı bir saat bile olmamıştı.
Telefonumu çıkardım.
Profil sayfasına girdim.
Takipçi sayısı artmıştı.
127.
“Bu kadar hızlı nasıl büyüdü?”
Lara telefonuma baktı.
“Birileri okul grubuna atmış.”
“Kim?”
“Bilmiyorum.”
Tam o sırada sınıf grubunda yeni bir mesaj geldi.
Bilinmeyen Numara:
Hesabı kapatmaya çalışmayın.
Ardından ikinci mesaj:
Çünkü daha hiçbir şey paylaşmadım.
Sınıfta çıt çıkmadı.
Numaranın kim olduğunu kimse bilmiyordu.
Sonra mesaj silindi.
Ben ekran görüntüsü almaya çalıştım ama çok geçti.
“Gördünüz mü?” dedim.
Mert başını salladı.
“Evet.”
Ege telefonu cebine koydu.
“Bu iş saçmalamaya başladı.”
“Başından beri saçmaydı,” dedim.
“Hayır.”
Ege ilk kez ciddi görünüyordu.
“Başından beri değil.”
Ona baktım.
“Neyi biliyorsun?”
Cevap vermedi.
“Ege.”
“Bir şey bilmiyorum.”
“Az önce farklı söyledin.”
“Derin, boş ver.”
Tam o sırada öğretmen sınıfa girdi.
Herkes yerine oturdu.
Ama ders boyunca aklım tek bir yerdeydi.
Ege’nin söylediği cümlede.
“Başından beri değil.”
Dersin ortasında telefonum titredi.
Ekrana baktım.
Instagram’dan bildirim gelmişti.
@12b_konuşuyor sana mesaj gönderdi.
Mesajı açtım.
Tek satır vardı.
“Ege’ye güvenme.”
Bir saniye sonra yeni mesaj geldi.
“Çünkü o, 2019’da ne olduğunu biliyor.”
Kaşlarımı çattım.
- 2019.
Ben o zaman ilkokula gidiyordum.
Telefon ekranını kapattım.
Ama içimde kötü bir his oluşmuştu.
Çünkü hesabın ilk kez bana söylediği şey bir dedikodu değildi.
Bir uyarıydı.
Ve nedense…
Bunun sadece başlangıç olduğunu hissediyordum.

