İçeriğe geç

05:45

Bölüm 6 · 4 dk okuma

05:45

Bölüm 6

YOL KENARI

Aralarında mesafe yok denecek kadardı ve Ela bunu gördükçe kalbi yerinden çıkacak gibi oluyordu. Ve işte o duymak istemediği kelimeler döküldü Mertin ağzından

"Ela boş kız ya. Takılmalık yani biliyorsun onu yıllardır dip dipeyiz de sarmıyor beni o"

"Demin dans ederken öyle demiyordun ama dibine düşüyordun"

Ela karanlığın içinde kaldı.

Ayakları yere çakılmış gibiydi.

Gitmesi gerekiyordu.

Ama gitmedi.

Sarışın kız Mert’in ceketinin yakasını düzeltti.

“Yani gerçekten hiçbir şey hissetmedin mi?”

Mert kısa bir sessizlikten sonra güldü.

“Abartılacak bir şey yoktu. Zaten hep o daha çok kaptırdı.”

Ela’nın kalbi göğsüne sığmamaya başladı.

Kız hafifçe başını yana eğdi.

“Emin misin? Sana bakışını gördüm içeride.”

Mert bir an durdu.

Ela o bir saniyeye tutundu.

Belki…

Ama sonra Mert konuştu.

“Bakış başka, gerçek başka. İnsan bazen alışkanlıktan yanında tutuyor bazılarını.”

Alışkanlık.

Ela’nın boğazı düğümlendi.

Kız hafifçe güldü.

“Yani yedek kulübesi?”

Mert de gülümsedi.

“Öyle de diyebilirsin.”

İşte o an.

Ela hiçbir şey hissetmemeye başladı.

Az önce kalbi deli gibi atıyordu.

Şimdi sanki yavaşlamıştı.

Sanki içeride bir şey kendini korumaya almıştı.

Kız daha da yaklaştı.

"Peki şimdi". "Hâlâ yedek mi"

Mert gözlerini kızın dudaklarına indirdi.

"Sanmıyorum"

"Kendini cidden onunla kıyaslayıp canını mı sıktın yavrum sen " diyerek saçlarını okşadı kızın

"Sence onunla kıyaslar mıyım kendimi " diye onayladı Merti kız

"Berduşun teki işte Ela başında baba yok annesi desen Allaha emanet. Kızı her gece başka bir adamın altında dünyadan haberi bile yok"

"Ama sen diye iyice bastırdı kendiine kızı

"Sen benim göz bebeğimsin"

İşte o an…

Ela’nın içindeki son parça da kırıldı. Bu artık kıskançlık değildi. Bu artık yanlış anlama değildi. Bu, düpedüz aşağılanmaktı. Hem de en zayıf yerinden.

Babası, annesi, geçmişi.

Nefes alamıyordu. Gözlerinin önü karardı. Ayakları titredi. Bir an gerçekten düşeceğini sandı.

Ama düşmedi, düşmeyecekti.

Derin bir nefes aldı. Titreyen ellerini yumruk yaptı. Kimseye bir şey demedi.

Sessizce arkasını döndü.

Ne yüzleşti, ne bağırdı ne de ağladı orada. Sadece yürüdü.

Her adımı boşlukta gibiydi. Müziğin sesi arkasında kaldı. Kahkahalar, ışıklar, dört yılın hatırası hepsi bulanıklaştı.

Okulun çıkış kapısına kadar nasıl geldiğini bilmiyordu.

Duvara yaslandı. Bacakları artık onu taşımıyordu.

Mert’in söyledikleri kafasının içinde dönüp duruyordu:

"Boş kız"

"Alışkanlık"

"Yedek"

"Berduş"

Ellerini kulaklarına kapattı ama sesler gitmedi.

"Başında baba yok"

Bu cümle göğsüne saplandı.

Kafasını duvara yasladı. Sonra bir kez daha.

"Allah belanı versin"

"Ben sana ne yaptım" diye fısıldadı.

En sonunda dayanamadı.

Gözyaşları bir anda boşaldı. Sessiz değil ,titreyerek, hıçkırarak.

Telefonu çantasından çıkardı. Ekrana baktı. Mert’in adı hâlâ en üstteydi.

Telefonu kapattı, çantasına geri koydu.

Artık kimseye ulaşmak istemiyordu.

Ayakları onu taşıyamıyordu ama buraya kadar nasıl geldiğini de bilmiyordu.

Bir şey daha vardı içinde. Onu bu hayata bağlayacak bir umut vardı ama artık ondan da ümidi kesmişti.

Ela hâlâ okulun çıkış kapısının yanında, soğuk duvara yaslanmıştı. Omuzları titriyordu. Nefesi düzensizdi.

Gözyaşlarını silmeye çalışıyordu ama durmuyordu.

Tam o sırada okulun bahçe kapısından biri girdi.

Uzun boylu, koyu montlu biri.

Adımları yavaştı ama kararlıydı.

Onur.

Ela’nın eski sevgilisi.

Onu en kötü zamanında tanıyan, babasıyla yaşadığı süreci bilen, annesinin hastane koridorlarında sabahladığı günleri gören tek kişi.

Onur aslında baloya gelmek istememişti. Ama son kez okulu görmek için uğramıştı.

Ve onu gördü. Duvara yaslanmış yıkılmış bir halde.Onur bir an durdu.

Bu, güçlü görünen Ela değildi. Bu, kimseye ağladığını göstermeyen Ela değildi.

Bu, paramparça olmuş Ela’ydı.Hızlı adımlarla yanına geldi "Ela"

Ela irkildi. Başını kaldırdı.

Gözleri şişmişti.Onur’un yüzündeki ifade anında değişti "ne oldu sana"

Ela konuşmaya çalıştı ama sesi çıkmadı.Onur eğilip göz hizasına indi.

"Kim yaptı"

Ela’nın dudakları titredi.

"Yine mi yalnız başına yıkılıyorsun" dedi Onur daha yumuşak bir sesle.

Ela başını çevirdi.

"Git Onur lütfen"

Onur geri çekilmedi.

"Titriyorsun"

Gerçekten titriyordu.

Onur montunu çıkarıp omuzlarına koydu.

"İyi değilsin sen"

Ela bir adım atmak istedi ama dizleri boşaldı.

Onur refleksle onu tuttu.

"Ela"

Ela’nın gözleri bir an kapandı.

Baş dönmesi geri gelmişti. Bu sefer daha sert.

Onur panikledi.

"Ela benimle kal. Bana bak"

Ela güçlükle gözlerini araladı.

Ve o an…

Okul kapısından kahkahalar yükseldi.

Mert ve o sarışın kız dışarı çıkıyordu.

Mert’in gözü bir anlık kapıya kaydı.

Ve gördü.

Onur’un kollarında, bayılmak üzere olan Ela’yı.

O an Mert’in yüzündeki ifade değişti. Kafasını çevirdi ve yanındaki kızı da alıp uzaklaştı oradan.

Ela, Onur’un omzuna yaslı hâlde bir süre sessiz kaldıktan sonra başını kaldırdı.

"Onur sanırım eve gitmem lazım. Taksi çağırabilir misin"

Onur, hafifçe şaşırdı ama hemen karşılık verdi.

"Ben bırakırım seni, gitmeye gerek yok"

Ela küçük bir gülümsemeyle başını salladı ama telefonu çıkardı.

"Hayır hayır taksi çağır. Şarjım bitmek üzere, telefonum kapandı da"

Onur başını salladı.

"Tamam… Eve gidince haber ver. Güvenli ulaştığını bileyim"

"Merak etme. Bizim çocukların da haberi var. Hem bir şey deme bu durumdan yani bahsetme zehir olmasın geceleri , bütün sene bu günü beklediler. Git sen hadi ben eve gider uyurum, iyiyim ayrıca"

Onur gülümsedi, ama hâlâ endişeliydi.

"Tamam iyi o zaman"

Bir süre sonra taksi geldi. Ela, Onur’un yanına yürüdü.

"Teşekkür ederim" dedi hafif bir titremeyle.

"İyi misin" diye sordu.

Ela başını salladı.

"Evet gerçekten. Teşekkür ederim"

Onur gözlerine baktı.

"Tamam dikkat et kendine"

Ela son bir kez başını salladı, Onur’dan uzaklaştı ve taksiye bindi.

"En yakın bara sürün lütfen" dedi taksiciye.

Taksi yavaşça hareket etti, balonun ışıkları ve kahkahalar geride kalırken Ela pencereye yaslandı.

"Bu gece bitecek demiştin ya" diye mırıldandı.

"Bitti"

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.