Eve vardığımızda saat 01:03'tü.
Sokağın başından apartmana baktığımda ilk fark ettiğim şey salonun ışığının yanıyor olmasıydı.
Annem evdeydi.
En azından öyle düşünüyordum.
Kapıyı açtığımda içerisi sessizdi.
“Anne?”
Cevap gelmedi.
Ayakkabılarımı bile çıkarmadan içeri girdim.
“Anne!”
Lara arkamdan geldi.
Aras kapının yanında durdu.
“Bir dakika.”
Bana elini kaldırarak sustu.
“Ne oldu?”
“Dinle.”
Kulak verdim.
Buzdolabının uğultusu dışında hiçbir şey yoktu.
Aras yavaşça koridora ilerledi.
Ben de arkasından gittim.
Annemin odasının kapısı açıktı.
İçeri baktık.
Yatak boştu.
Telefonu komodinin üzerindeydi.
Çantası da yatağın kenarında duruyordu.
“Annem nerede?”
Aras telefonu eline aldı.
Ekran açıktı.
Son arama kaydı benim numaramdı.
Saat:
00:42
“Beni aramış.”
“Duymadım.”
Lara mutfağa gitti.
“Burada kimse yok.”
İçimde kötü bir his oluştu.
“Emir.”
Koridora koştum.
Abimin odasının kapısı açıktı.
Oda darmadağındı.
Dolaplar açılmış, çekmeceler yere boşaltılmıştı.
Yatak üzerinde birkaç kâğıt vardı.
Bir tanesini aldım.
Eski bir fotoğraftı.
Fotoğrafta Eren, Emir ve Aras vardı.
Üçü birlikte duruyordu.
Aras fotoğrafı görünce yüzü değişti.
“Bu nereden çıktı?”
“Sen söyle.”
“Ben bu fotoğrafı daha önce görmedim.”
“Yalan söylüyorsun.”
Aras fotoğrafı elimden aldı.
Arkasını çevirdi.
Bir tarih yazıyordu:
10 Eylül.
Eren'in ölümünden dört gün önce.
Altında:
“Plan B.”
Lara fotoğrafa baktı.
“Plan neydi?”
Aras cevap vermedi.
“Aras!”
“Bilmiyorum.”
“Artık bu cevaba inanmıyorum.”
Aras fotoğrafı cebine koydu.
“Bunu almam gerekiyor.”
“Hayır.”
Fotoğrafı geri çektim.
“Artık hiçbir şeyi senden saklamanı istemiyorum.”
Aras bana baktı.
“Ben de senden saklanmasını istemiyorum.”
“Öyleyse anlat.”
Bir süre sessiz kaldı.
Sonra:
“Eren bana seni korumamı söyledi.”
“Ne zamandan beri?”
“Ölmeden iki gün önce.”
“Niye?”
“Çünkü birileri seni kullanıyordu.”
“Kim?”
“Bilmiyorum.”
“Ne istiyorlardı?”
“Eren'in elindeki kayıtları.”
“Ne kaydı?”
“Bilmiyorum.”
“Aras!”
“Çünkü Eren bana hiçbir zaman tamamını göstermedi!”
Sesini yükseltti.
Sonra derin bir nefes aldı.
“Bana sadece şunu söyledi.”
“Neyi?”
“Eğer ona bir şey olursa, seni uzak tutmam gerektiğini.”
“Kimden?”
Aras gözlerimin içine baktı.
“Emir'den.”
Kalbim duracak gibi oldu.
“Ne?”
“Eren, abine güvenmiyordu.”
“Hayır.”
“Bana bunu kendisi söyledi.”
“Hayır.”
“Dinle beni.”
Aras bir adım yaklaştı.
“Eren, ölümünden bir gece önce bana bir dosya verdi. İçinde Emir'le ilgili görüntüler vardı.”
“Az önce gördüğümüz video mu?”
“Hayır.”
“Başka bir video mu var?”
Aras başını salladı.
“Evet.”
Tam o sırada üst kattan bir ses geldi.
Tak.
Üçümüz de sustuk.
Bir şey yere düşmüş gibiydi.
Aras başını kaldırdı.
“Üst katta biri var.”
“Annem olabilir.”
“Hayır.”
“Bunu nereden biliyorsun?”
Aras bana baktı.
“Çünkü annen yukarı çıkmaz.”
Merdivenlere doğru ilerledik.
Her adımda kalbim daha hızlı atıyordu.
Üst kata çıktığımızda koridor karanlıktı.
Annemin odasının kapısı kapalıydı.
Kapının altından ışık sızıyordu.
Elimi kapı koluna uzattım.
Aras bileğimi tuttu.
“Bekle.”
“Ne?”
“Kapıyı ben açacağım.”
Başını salladım.
Kapıyı yavaşça açtı.
Oda boştu.
Ama yatağın üzerinde bir telefon vardı.
Annemin telefonu.
Ekranında bir video açıktı.
Videoda Eren vardı.
Bize bakıyordu.
Ve konuşuyordu.
“Eğer bu videoyu Mira görüyorsa…”
Bir an durdu.
“Annen artık güvende değil.”
Gözlerim doldu.
Eren devam etti:
“Çünkü beni öldüren kişi…”
Video bir anda dondu.
Sonra ekran karardı.
Telefonum aynı anda titredi.
Yeni mesaj:
«Anneni bulmak istiyorsan, ilk gece başladığımız yere dön.»
Altında konum vardı.
Eski basketbol sahası.
Saat:
01:17
Lara bana baktı.
“Bu bir tuzak.”
Aras başını salladı.
“Kesinlikle.”
Ben telefonumu cebime koydum.
“Yine de gidiyoruz.”
Aras bana baktı.
“Üçümüz mü?”
Başımı salladım.
“Hayır.”
“Kimle?”
“Bu kez sadece ben.”