İçeriğe geç

00.17

Bölüm 10 · 2 dk okuma

00.17

Bölüm 10

Bölüm 10 — Sıra 17

Okula gece girmek, gündüz olduğundan tamamen farklıydı.

Koridorlar daha uzun, sınıflar daha karanlık görünüyordu. Gündüz yüzlerce öğrencinin geçtiği yerlerde şimdi yalnızca ayak seslerimiz vardı.

Ben önde yürüyordum.

Arkamda Aras ve Lara vardı.

Kimse konuşmuyordu.

Telefonumun fenerini açtım.

Üçüncü kata çıkan merdivenlerin önüne geldiğimizde durdum.

“Emin misiniz?” diye sordum.

Lara bana baktı.

“Artık geri dönmek için çok geç.”

Aras başını salladı.

Merdivenleri çıktık.

Üçüncü katın kapısı normalde kilitliydi.

Ama bu gece açıktı.

Kapıyı yavaşça ittim.

Gıcırdayarak açıldı.

Koridorun sonunda bizim sınıf vardı.

Kapının üzerindeki numara:

17

İçeri girdim.

Sıralar karanlıkta sıralanmıştı.

Öğretmen masası.

Tahta.

Pencereler.

Her şey aynıydı.

Ama ben yalnızca tek bir yere bakıyordum.

Kendi sırama.

17 numaralı sıra.

Yanına gittim.

Çantamdan eski anahtarı çıkardım.

Gar dolabından aldığımız anahtardı.

Sıranın altında küçük bir kilit vardı.

Anahtar tam uydu.

Klik.

Tahta bölüm açıldı.

İçinden küçük bir defter çıktı.

Kapağında Eren'in el yazısı vardı.

Mira için.

Parmaklarım titredi.

Defteri açtım.

İlk sayfada tarih vardı.

12 Eylül.

Eren'in ölümünden iki gün önce.

Altında:

“Mira bazı şeyleri unutacak.”

İkinci sayfayı çevirdim.

“Bunun onun suçu olmadığını bilmesini istiyorum.”

Üçüncü sayfa:

“Eğer biri ona benim öldüğümü söylerse, hemen inanmasın.”

Boğazım düğümlendi.

Aras yanıma yaklaştı.

“Devam et.”

Sayfaları çevirdim.

Son sayfaya geldiğimde durdum.

Burada yazılar daha dağınıktı.

Sanki Eren aceleyle yazmıştı.

“O gece Mira bana geldi.”

Bir sonraki satır:

“Tartıştık.”

Sonra:

“O ağlıyordu.”

Kalbim sıkıştı.

Hiçbir şey hatırlamıyordum.

Sayfanın en altında tek bir cümle vardı:

“Sonra kapı açıldı.”

Devamındaki sayfa yırtılmıştı.

“Devamı yok.”

Lara deftere baktı.

“Bir şey daha olmalı.”

Aras sıranın altına eğildi.

“Burada.”

Elini uzattı.

Sıranın altına bantlanmış küçük bir zarf çıkardı.

Zarfın üzerinde:

“Bunu Mira yalnızken açacak.”

Lara geri çekildi.

“Biz dışarı çıkalım.”

“Hayır.”

Aras bana baktı.

“Bu senin mektubun.”

Zarfı açtım.

İçinden tek bir sayfalık bir mektup çıktı.

Eren'in el yazısını gördüğüm anda gözlerim doldu.

“Mira,”

“Bunu okuyorsan muhtemelen bana kızgınsın.”

Gülümsedim.

Eren her zaman böyle başlardı.

Ciddi bir şey söyleyecekse önce beni kızdırırdı.

Mektubu okumaya devam ettim.

“Sana gerçeği söylemek istedim. Ama söyleyemedim.”

“Çünkü sana güvendiğim kadar kendime güvenmiyordum.”

Bir sonraki satırda elim durdu.

“O gece olanların hepsini hatırlamamanın sebebi, hafızanın bozulması değil.”

Nefesimi tuttum.

“Sen bazı şeyleri kendin unutmayı seçtin.”

Başımı kaldırdım.

“Ne?”

Aras yüzüme baktı.

“Devam et.”

Mektubun sonuna geldim.

“Ve eğer bir gün bunu hatırlarsan, sakın bana kızma.”

Altında yalnızca bir cümle vardı:

“Çünkü o gece beni öldüren kişi sen değildin.”

Gözlerim doldu.

Bir an için rahatladım.

Sonra sayfanın arkasını çevirdim.

Orada başka bir cümle vardı.

“Ama Mira, beni öldüren kişinin kim olduğunu biliyor.”

Ve hemen altında:

“Çünkü o kişi şu anda bu odada.”

Telefonum aynı anda titredi.

Ekranda yeni mesaj vardı:

«Arkandaki kişiye bak.»

Yavaşça arkamı döndüm.

Lara oradaydı.

Aras da.

Ama üçüncü sıranın yanında başka bir gölge duruyordu.

Bir insan.

Siyah kapüşonlu.

Yüzünü göremiyordum.

Bir adım attı.

Sonra ışıklar bir anda söndü.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.