Kuzey, kaçış kamyonetini toprak yolda hızla sürerken, asfalt yola çıkma arayışındaydı. Her sarsıntı Yağmur'a acı veriyordu ve Kuzey'in kalbi her an daha da sıkışıyordu. Arka koltukta, küçük bedeni battaniyeye sarılı Yağmur, ince bir sesle Kuzey'e seslendi. "Kuzey..." Kuzey, hemen dikiz aynasına baktı. "Buradayım, meleğim. İyileşeceksin, söz veriyorum. Az kaldı." Yağmur'un sesi, ateşten dolayı boğuk ve fısıltıdan halliceydi. Gözleri zar zor aralıktı, ama Kuzey'e odaklanmaya çalışıyordu. "Kuzey... Tüp... Tüp... Ben... Ben o bilgiyi zaten... biliyorum." Kuzey, bu fısıltıyla donakaldı. Ayağını frenden çekti, kamyonet kayarak durdu. Kalbi göğsünü dövüyordu. "Ne dedin, Yağmur? Hangi bilgiyi biliyorsun?" Yağmur, zorlukla bir nefes daha aldı ve gözünden bir damla yaş süzüldü. "Annem... annem bana ezberletti. Oyun... oyun sanmıştım. Şifre... ve o... o kod... her şeyi..." Kuzey, şaşkınlık ve umutla titredi. Tüpün içindeki bilginin, annesi tarafından son bir önlem olarak Yağmur'un zihnine yerleştirilmiş olması fikri, hem inanılmaz hem de her şeyi açıklayıcıydı. Aksoy'a verdiği yanlış bilgi, şimdi onların tek kaçış yolu olmuştu. "Tutun biraz daha, canım. O zaman o lanet olası tüpe ve o adamlara artık ihtiyacımız yok!" diye bağırdı Kuzey, gözlerinde yeni bir kararlılık parlayarak. Kamyoneti tekrar çalıştırdı ve karanlıkta, bu kez gerçek bir kurtuluşa doğru son sürat yol almaya başladı.
Bölüm 19
Sesleniş
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.