İçeriğe geç

𝐓𝐞𝐡𝐥𝐢𝐤𝐞𝐥𝐢 𝐕𝐞𝐤𝐚𝐥𝐞𝐭

Bölüm 3 · 2 dk okuma

𝐓𝐞𝐡𝐥𝐢𝐤𝐞𝐥𝐢 𝐕𝐞𝐤𝐚𝐥𝐞𝐭

Bölüm 3

𝐓𝐞𝐡𝐥𝐢𝐤𝐞𝐥𝐢 𝐕𝐞𝐤𝐚𝐥𝐞𝐭 𝟑

BÖLÜM 3: MAHKEME SALONUNDA İLK RAUND

​Ertesi sabah Adalet Sarayı’nın ana binası tam anlamıyla bir kaos yerinden farksızdı. Kameralar, gazeteciler, barikat kuran polisler ve Viktor Sokolov’un siyah camlı lüks araç konvoyu caddeyi kapatmıştı. Şehrin en büyük suç örgütü liderinin kefalet duruşması vardı ve medya bu anı kaçırmak istemiyordu.

​Rachel, jilet gibi ütülenmiş siyah takımı, geriye taranmış saçları ve sarsılmaz duruşuyla devasa duruşma salonuna girdi. Savcılık makamında kentin en tecrübeli ve agresif savcılarından biri oturuyordu.

​Duruşma başladığında, jandarmalar eşliğinde içeri getirilen Viktor, elleri kelepçeli olmasına rağmen adeta salondaki tek otorite kendisiymiş gibi yürüyordu. Bakışları doğrudan savunma masasında oturan Rachel’ı buldu. Rachel ona hafifçe başıyla selam verdi.

​Savcı öfkeyle söz aldı: "Sayın Hakim! Sanık Viktor Sokolov, bu şehrin sokaklarını zehirleyen, onlarca faili meçhul cinayetin arkasındaki isimdir. Sunacağımız yeni tanık ifadeleri ve ele geçirilen silahlar, sanığın tutuklu yargılanması için fazlasıyla yeterlidir!"

​Savcının kürsüye çağırdığı ilk tanık, emniyetten eski bir başkomiserdi. Adam, Viktor’un talimatıyla cinayet işlendiğini iddia eden ifadeleri kendinden emin bir şekilde okudu.

​Sıra Rachel’a geldiğinde salondaki fısıltılar kesildi. Rachel yerinden kalktı, cübbesini düzeltti ve ağır adımlarla tanık kürsüsüne doğru yürüdü.

​"Başkomiser," dedi Rachel, sesi salonda çınlayarak. "Verdiğiniz ifadede, müvekkilimin 14 Mayıs gecesi limandaki depoda talimat verdiğini iddia ediyorsunuz, doğru mu?"

​"Evet, bizzat dinleme kayıtlarında mevcut," dedi adam böbürlenerek.

​"Harika," dedi Rachel ve dosyasından bir kağıt çıkardı. "Peki o halde, müvekkilimin 14 Mayıs tarihinde, İçişleri Bakanlığı’nın resmi davetlisi olarak diplomatik bir toplantı için Fransa’da olduğunu gösteren bu onaylı pasaport kayıtları ve büyükelçilik belgelerine ne diyeceksiniz?"

​Savcı anında ayağa fırladı: "İtiraz ediyorum Sayın Hakim! Bu delil önceden sunulmadı!"

​"İtirazınız reddedildi Savcı Bey," dedi Hakim tokmağını vurarak. "Avukat Vance, devam edin."

​Rachel tanığa bir adım daha yaklaştı. "Ayrıca, sunduğunuz dinleme kaydının yapıldığı cihazın seri numarası, üç yıl önce hurdaya çıkarılan bir polisin şahsi ekipmanına ait. Yani emniyetin resmi bir dinleme izni yok! Tanığınız açıkça yalan beyanda bulunuyor ve delil uyduruyor!"

​Salonda büyük bir uğultu koptu. Savcının yüzü morarırken, Viktor oturduğu sandalyede arkasına yaslandı ve dudaklarının kenarıyla Rachel’ın bu muazzam hamlesini izledi.

​Duruşmaya 15 dakika ara verildiğinde, Rachel muhafızların nezaretinde tutuklama odasında Viktor ile baş başa kaldı.

​Viktor kelepçeli ellerini masaya koyarak gülümsadı. "Etkileyici bir şovdu Avukat. Savcının nefesini kestin."

​Rachel masaya doğru eğildi, yüzü son derece ciddiydi. "Bu bir şov değildi Viktor. Bu sadece ilk raunddu. Tanığın yalan söylediğini kanıtladım ama arkasındaki isimleri henüz açığa çıkaramadık. Ve bana bak..." Rachel parmağını Viktor’a doğru salladı. "...benden sakladığın tek bir küçük detay bile olursa, seni o mahkeme salonunda yalnız bırakırım."

​Viktor gözlerini Rachel’ın gözlerinden ayırmadı. Aralarındaki gerilim, sadece hukuki bir dava gerilimi olmaktan çıkmış, tehlikeli bir çekime dönüşmeye başlamıştı.

​"Senden hiçbir şey gizlemeyeceğim Rachel," dedi Viktor, sesi ilk kez bu kadar samimi ve derin çıkarak. "Çünkü hayatımı emanet ettiğim kadına yalan söylemem."

​Rachel bu söz karşısında bir anlık duraksadı. Kalbinin ritminin değiştiğini hissetti ama profesyonelliğini bozmadan dosyasını topladı. "Kefalet kararını çıkartacağım. Ama unutma, asıl savaş dışarı çıktığında başlayacak."

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.