BÖLÜM 13: SOKAKLARIN GAZEBİ
Adalet Sarayı’nın oymalı mermer merdivenlerinden inerken arkalarında patlayan flaşlar ve gazetecilerin bağırtıları, Viktor ile Rachel için geride kalmış bir dünyanın yankısı gibiydi. Rachel’ın elindeki çanta artık sadece geçmişin yükünü değil, kazanılmış bir zaferin ağırlığını taşıyordu.
Ancak binanın geniş kapısından dışarı adım attıkları an, havadaki o tekinsiz sessizlik Viktor’un yıllarca sokaklarda bilenmiş güdülerini harekete geçirdi.
Geniş meydanda toplanan kalabalığın arkasında, siyah camlı üç arazi aracı çalışır vaziyette bekliyordu. Emniyet Müdürü’nün tutuklanmasıyla biat edecekleri bir lideri kalmayan, Viktor’un beraatıyla da kendi çöküşlerini gören rakip çete kartelleri, son kozlarını oynamak için adliye önünü seçmişti.
"Araçlara ulaşmamız gerek, hemen!" dedi Viktor, Rachel’ın sağlam koluna girerek adımlarını hızlandırdı.
Tam o sırada araçlardan birinin tavanı açıldı ve ağır makineli bir silahın kurşunları adliye merdivenlerini taramaya başladı. Mermiler mermer sütunlardan parçalar koparırken meydandaki kalabalık çığlık çığlığa dağıldı.
Viktor, düşünmeden Rachel’ı göğsüne bastırıp devasa sütunlardan birinin arkasına siper etti. "İyi misin?" dedi nefes nefese, kızın yüzünü ellerinin arasına alarak.
"İyiyim!" dedi Rachel. Sol omzundaki dikişlerin sızlamasına aldırmadı. "Sokakta savaşamayız Viktor, burası sivil dolu!"
Viktor belindeki silahı çıkardı, emniyetini açtı. "Tetik çekenler sivil düşünmüyor Rachel. Ama bu şehirde son sözü ben söylerim."
Viktor, adliye korumalarıyla birlikte karşı ateşe başlarken, meydan tam anlamıyla bir savaş alanına döndü. Saldırganların amacı Viktor’u sağ bırakmamaktı. Ancak Viktor, stratejik bir hamleyle Rachel’ı adliyenin otoparkına giden kapalı geçide doğru yönlendirdi. Kurşunların gölgesinde ilerlerken, Viktor’un sadık adamları zırhlı ciple otopark kapısını kırarak içeri daldı.
"Atlayın!" diye bağırdı sürücü koltuğundaki koruma.
Viktor, Rachel’ı arka koltuğa itip kendisi de atladı. Zırhlı cip, arkasından yağdırılan kurşun yağmurunun altında adliye kompleksinden fırlayıp kentin ana arterlerine daldı. Sokaklardaki kovalamaca, bu tehlikeli vekaletin son kanlı perdesini açıyordu.