
Seninleyim (part 2)
_sudenazz1_ çok beklettim özür dilerim!
"Savaşacağız"
🍷
"Hâla dostuz değil mi?" dedi Üstünde durduğun Natasha nefes nefese.
"Ne kadar sert vurduğuna bağlı"
Aldığın darbe ile bu sefer sen alta geçtin. Vuruşunun sertliğini arkadaşlığınızla bağdaştıracak olursan, Nat arkadaş Olamayız demeye çalışıyordu çünkü kesinlikle kıçını kırmıştı. Seni Kurtaran Wanda oldu.
"Fazla insaflı dövüşüyorsun!" O giderken mırıldandın.
"Ne demezsin ..."
Bu senin için cidden zordu. Stark'a karşı bir durumda şuan en yakınlarınla savaşıyordun .
Gün içersinde bir Wanda'dan azar yemediğin kalmıştı. Onu da halletmiştin...
Wanda birilerinin kahramanı olmaya devam ederken, Sen ve Clint Tony'e gittiniz. Plana göre "Minik Karınca" Clint'in attığı okun üzerinde Tony'nin zırhına doğru bir yolculuğa çıkacaktı.
Clint okunu atarken sen de minik bıçaklarını fırlattın.Tony onları imha ederken Clint oku fırlattı ve Scott zırha girdi.
Sen ise dizlerinin üstünde kayarak Sana Ateş eden Tony'den kaçtın. Bir konteynırın arkasına geçerken bir hamlede de sen bulundun ve bir bıçak daha attın. Tony karşılık verecekti ama Zırhtan çıkan sesler, Lang'in sisteme ve zibilyon tane kabloya el koyduğunun kanıtıydı. Tony Zırhı ile uğraşırken Clint'in peşinden giderek arada kaynadın.
Bucky Ve Steve'in konuşmalarına kulaklıktan odaklanıyordun.
"Sen Jete Git Ben Vision'a giderim" Onun lafını böldün. "Hayır... Jete gidin. İkiniz de " Derin bir nefes almadan önce bulunduğun yerden başka bir konteynıra resmen takla attın."Biz burada kalacağız!"
Seni yanıtlayan Clint oldu.
"Bunu söylemk istemezdim ama Bu savaşı kazanacaksak bazılarımız kaybetmek zorunda"
"Bu gerçek savaş Değil Steve" dedin sanki yardım etmek ister gibi.
"Tamam Y/N." dedi kabul ederek.
"Biri onları oyalamalı... Büyük bir şey" dedin. "Büyük sayılacak bir seyim var... İşaret verdiğimde hepiniz çekilin... Kendimi ikiye böldüğümde..."
Bucky mırıldandı
"Ne diyor bu-"
"Kendini ikiye mi bölecek?" Dedi Rogers. "Bundan emin misin?" Diye sordun. Çünkü kulağa pek hoş gelmiyordu.
"Bunu hep yaparım" Duraksadı
"Yani bir kere... Laboratuvarda" Göz devirdin.
"Hep Yapıyor" muş sonuçta.
"Bayılmıştım..."
Bir şeyler mırıldandı. Bir kaç dakika sonra Istediğin o dikkat dağıtıcı "Büyük Şey" oluştu.
Ortam karışmaya başlayınca koşmaya başladın. Karşına çıkan T-Chala oldu.
Onunla tanışıyordunuz. Ama bugünden sonra ne olurdu bilmiyordun. İki minik bombalı bıçak fırlattın ama afilli bir biçimde onları parçaladı. Sırtındaki kılıçlardan birini tek elinle çekip havalıca çevirip savurdun ve siper aldın.
"Bak onun hakkında bilmediğin şeyler var!"
"Umurumda değil!" Kafa sallayıp kılıcının ters kısmını ona vurmak için kullandın. Ama o her hamlenden çevikçe kaçtı. Bir kaç sert yumruk savurup arkasına geçtin. Omuzlarını kavradığın esnada kafasını arkaya atarak sana kafa attı. Geriye düştün.
"Yanlış taraftasın Y/N"
O koşmaya başlarken kafanı yere vurdun "Evet evet yanlış taraf..."
Steve ve Bucky Jete doğru koşarken Vision ortaya çıktı. Hangarın girişine doğru yıktığı kuleyi ise Wanda Tuttu. Ama ona engel olan garip titreşimleri salan Rhodey oldu.
Kafan karışık bir biçimde olanları izliyordun. Neyse ki Steve Ve Bucky girmeyi başarmıştı. Siz darmadağın haldeydiniz. Scott normal hale döndü. Örümcek çocuk Uçup gitti. Sen ise sonunda ayaklandın. Dağılmış kısmı incelerken Wanda ve Vision'ı gördün. Birbirlerini affetmiş gibilerdi . En azından bu tatlı ortamı, sen başkasıyla yaşamak istememiş değildin.
Rhodey ve Tony Jetin peşinden gitmeye başladığında, peşlerinden Sam uçuyordu. Vision, Sam'i durdurmak için hedef alıp taşı ile ateş etti. Ama Sam çekilince Olan Rhodey'e oldu. En son görduğün kontrolsüzce düşen zırh ve peşinden Giden Tony oldu.
"Siktir!" dedin korkuyla. Kalbin resmen durmak üzereydi. Tony ile birlikte Sam de o tarafa iniş yaptı.
"Rhodey..."
Onlar sana fazla uzaktı. Koşsan bile hızlıca yetişemezdin. Sadece donakalmış bir biçimde izliyordun.
"Bu savaş sonumuz oldu..."
🍷
Kesinlikle delinin teki olduğunu herkes biliyordu. Ama sen bile bu kadar olduğunu bilmiyordun.
Demir mekanda adım seslerin yankılanırken, an itibarı ile bir kaçak olduğunum farkında bile değildin. Normalde senin de Diğerleri gibi şu "Manyak" insanların takıldığı Hücrelerden birinde kafayı buluyor olmalıydın. Ama sen kesinlikle bunu yapmıyordun. Tony'i bulmaya çalışıyordun. Zaten Plandan, çoğu şeyden haberdardın. Ekibin senden bu zamana kadar hiçbir şey saklamamıştı. Saklayamazdı da. Kesinlikle harika bir casustun. Bunu Natasha'ya borçlu olabilirdin...
Daha da önemlisi Stark'ı tanıyordun. Herkesten daha iyi tanıyordun. Ne yapacağını anlamak veya yalan söylediğini anlamak senin için çocuk oyuncağıydı ve şuan onun hemen peşindeydin. Köşeden olanları netçe görebiliyordun. Minik ekrana yaklaştıklarında, Zemo'yu ve diğerlerini unursamadan görünüre çıktın. Seni ilk fark eden Tony oldu.
"Y/N... Burada ne arıyorsun sen?"
Açıkçası verecek Havalı bi cevabın yoktu. Öne doğru ilerledin.
"Sen benim lanetimsin diyelim Tony ..."
Derin bir iç çektin.O esnada Tony kaydı fark etti. "Hey, burayı biliyorum..." Kaşlarını çatıp yavaşça yaklaştı. "Ne demek bu!" Sesi kuvvetlice yankılandı. Onunla beraber sen de yaklaştın. Şuan tek gördüğün şey, kaza yapan bi arabaydı. Daha sonra bir motor geldi. Bunun ne olduğunu algıladın.
"Tanrım!"
Gözlerim kolayca dolduğunda, Steve in endişeli bakışlarını gördün. Çok geçmeden Howard'ın ölüşünü, daha doğrusu öldürüşünü izlediniz. Daha Sonrası bir faciadan farksızdı zaten... O sana hep içini dökerdi. Sen çok iyi bilirdin.
Stark ailesini özlüyordu ...
Bunu bilmek görüntüleri izlerken fazlasıyla canını yakmıştı.
Bugün kesinlikle tarihe geçecekti...
Korkuyordun. Zaten bir günde mahvolan yılların, daha da boktanlaşmasından deli gibi korkuyordun. Ama biliyordun ki bir kaç dakika sonra faciaya tanık olacaktın.Tony, Bucky'e adım attığında, Onu kavradın.
"Tony..."
Yavaşça sana döndü.
"Biliyor muydun?" Yutkundun ve yavaşça kafa salladın.
"Hayır ..."
Daha sonra yavaşça Steve'e yaklaştı.
"Peki ya sen? "
"Onun yaptığını bilmiyordum"
Bu Tony'i fazlasıyla sinirlendirmiş olacaktı ki yükseldi.
"Bana masal anlatma Rogers, biliyor muydun?"
Çaresiz cevap o an geldi.
"Evet ..."
Tony geri çekildiğinde, sana çarptı. Tökezleyerek geriledin. Sessizlik oluştuğunda dolu gözlerini Bucky'e çevirdin. Dudaklarının arasından hafifçe fısıldadın.
"Gitmelisin..."
Bucky gerilediği esnada, Tony birden dönüp ona ateş etti.
"Yapma!"
Elin bıçaklarına gittiği esnada sana da ateş etmesiyle savruldun. Sırtın demirliklere çarptığında dudaklarının arasından acı bir inleme çıktı. "Lanet olsun ..."
Tony, Bucky'i yakalayıp havadan yere çarptı. Ardı ardına yumruklarını geçirmeden önce, Steve'in ayaklarına elektronik kelepçelerden attı. Kendini Toparlayıp Steve'e koştun. Sırtındaki kılıçlardan birini çekip kelepçeyi parçalamak için kullandın. Steve kalkarken bağırdın.
"Dikkat et !"
Aslında tek isteğin Tony'e bir şey olmamasıydı. Ama aklı başında değildi ve engel olmak için Steve'e yardım etmen gerekirdi. Tony, Barnes'ı boğarken nefes nefese koştun. Neyse ki Steve senden önce haraket etti. Ama Tony fazla sinirliydi. Bucky'i yukarı çıkartıp boğmaya devam ederken korkuyla baktın.
"Üzgünüm ama senin için"
Titreyen ellerinle bıçaklarından birine iliştin. Tamamı ile kurtarmasa da engel olmuştu. Bucky ellerinden yavaşça kayarken, Tony'nin hedef dışı vurduğu bir kaç kolon yüzünden hepberaber enkaz altında kaldınız.
Bacağına saplanan demir parçası ile acıyla bağırdın. Nefes nefese Bucky'e döndün.
"Git buradan !"
Bucky koşmaya başladığı Sırada Tony de peşinden gitti. Ama Steve engel oldu.
"O değildi Tony. Hydra etkisi altındaydı!" Acıyla ikisine bakarken kalkmaya çalıştın.
"Git buradan!"
Gideceği sırada Rogers Zırhın ayağından kavradı ve kalkanı ile vurmaya başladı. Onu geri savurduğunda sen ayağındaki ateşleyicilere silah ila Ateş ettin.
"Yapma!" Ama seni dinlemedi ve zoraki yükseldi. Steve'in olduğu yerin önünü ise lazer ile parçaladı ve kapanmasını sağladı. Ama ondan önce Steve sana kalkanını yolladı.
Yakaladın ve zorla yükseldin. Bucky , bulunduğunuz yerin en üstündeki kapakcığı açtığında Tony ona doğru hamlede bulundu. Sen ise tüm kuvvetinle ona kalkanı fırlattın. Barnes, kalkanı yakalayıp kendini kurduğu esnada; Steve sonunda onun yanına ilişmişti . Kaçmak için harakete geçtikleri esnada, Tony kapakcığı kapamak için hedef aldı.
Olduğun yerden tökezleyerek bağırdın.
"Bunu yapma! Sen bu değilsin! " Gözyaşların akıp giderken bacağından kanlar süzülüyordu. Tony hedef almakta zorlanıyor gibiydi "Şunu o lanet beynine sok Tony Stark! Öleceğimi bilsem bile senin için çabalarım!" Bir kaç saniye bekledi. Nefes nefese, gözlerini ayırmadan ona baktın. Ama nafileydi.
Maskesini çıkartıp kendi nişan aldı ve kapakcık patlayan parça ile kapandı. Bucky aşağı düşerken Tony yanına gitti. Lanet okuyup gözlerini ayırdın. Bacağındanki demir parçasını tüm kuvvetinle çekip kenara fırlattın. Acıyla titreyen ellerini biraz bastırdın. Ama o esnada üçlünün aşağı savrulduğunu gördün. Bucky, metal bir düzlüğün üstüne düşerken; Steve ve Tony başka bir yere savruldu. Olaya en uzak olan sendin. Ama tüm gücünü toparlayıp ilerledin.
"Bu geçmiş değiştirmeycek " dedi Steve yorgunca.
"Umurumda değil... Annemi öldürdü" Havalanıp Steve'e doğru bir yumruk savurdu. Steve bir kaç darbenin ardından karşılıp verip kollarını Zırhnın boyun kısmına doladı. Ama Tony ateş ederek kurtuldu. O esnada Bucky'e baktın. O da kalkana bakıyordu.
Kalkanı almak için kalktı.
"Dur yapma!"
Ama aralarına girdi ve Kalkan ile Tony'e vurmaya başladı. Kalkan Steve'e geçtiğinde, Tony, Bucky'e vurmaya başladı. Ama Steve arkadan engel oluyordu. İkisine de karşı koymak zorundadydı. Acıyla baktın bü üçlüye.
"Bu olamaz, hayır ..."
Hayatın resmen yok oluyordu.Tüm vücudunu iğrenç bir his kapladı. Kusacak gibi oldun. Kafanı savurdun.
"Hayır..." Bucky, Tony'i duvara bastırdı. Tüm kuvvetiyle ittirirken eliyle Arc-Reactor'ü kavradı. Onu parçalamak üzereydi.
"Bucky, Kes şunu!" Acıyla yükseldin.
Elin belindeki minik aparata gitti.
Minik bir bileklik gibiydi. Hızlıca bileğine takıp geri çektiğinde elini, Tony'nin ateşleyicilerinden biri kapladı.
Alnındaki teri havluya silip Tony'e yaklaştın.
"Neler oluyor orada?"
"Bunu sana yaptım. Harika biriyim değil mi?" Güldün ve biraz daha yaklaşarak baktın."
Ne bu?"
"Artık Demir bi ele sahipsin tatlım. Ama ne yazık ki sadece Benim Harika zırhımın el kısmı"
Göz devirdin ve yükselip çeneni Tony'nin omuzuna dayadın. Gülümsedi.
"Harika. Artık savaşırken elimle havalı
Demir Adam pozları verebilirim"
Tony buna minik bir kahkaha attı
"Veya Kendini koruyabilirsin. Ama dikkat et. Bu bebek fazla güçlü .Her şeyi parçalar" "Peki Bay Stark"
Gülerek iç çektin ve laboratuvardan çıktın...
Ateşleyiciye ve Bucky'e baktın. Daha sonra hüzünle sana bakan Steve'i fark ettin. Ağlıyordun. "Üzgünüm " Dedin sessizce. O ise Kafasını salladı. Daha fazla düşünmeden Bucky'nin demir koluna ateş ettin.
"Y/N!"
Bucky geriledi. Demir kol yere düşerken Şaşkınca baktı.Yumruğunu sıktın
"Özür dilerim..." Steve sinirle Tony'nin üstüne atladığında geriledin ve yüzünü kapadın. "Üzgünüm..."
Acı tüm bedenini sardı. Nefesin kesildi.
Parçalanmıştınız...Yok olmuştunuz. Gözlerinin önünde bitmişti her şey ...
Yükselen ışık ile elini gözlerinin önüne siper ettin. Akan gözyaşların durmak bilmedi. Birbirlerine öyle sert vuruyorlardı ki. Bucky çaresizce engel olmaya çalıştı ama Tony izin vermedi.
"O benim arkadaşım..." dedi Steve nefes nefese
"Ben de öyleydim..."
Bu cümle her şeyi yıkıp geçti.
Onca sene bitiverdi bir kez daha ...
En sonunda Steve, Tony'nin üstüne çıkıp durmadan vurmaya başladı. Tony'nin demir maskesi kırıldığında Steve bir kez daha kalkanı kaldırdı.Tony yüzünü korudu. Steve vuracağı esnada durdu. Çünkü kafasına silah doğrultmuştun. Kanlı bacağını sürükleyerek yaklaştın onlara.
"Hepimiz arkadaştık. Lanet olsun... Bırak onu yüzbaşı..." Dişlerini sıkarak konuşuyordun. Hıçkırıklarını bastırmaya çalıştığın her an yandı boğazın. Steve nefes nefese kalkanı aldı. Bucky'i yerden kaldırıp gideceği esnada Tony bağırdı.
"O kalkan sana ait değil! Onu babam yaptı!"
Steve durdu ve kalkanı bıraktı. Umursamazca ilerlemeye devam etti. Sen ise yere yığıldın. Kan yayılıp gitti..
Tony sana doğru geldi.
"Üzgünüm Y/N, Ben..." Kanlı Elini Tony'nin dudaklarına koydun.
"Sorun değil... Hayır, bitti..."
Hâlâ ağlıyordun. Canın yanıyordu. Yüzünü sana yaklaştırdığında anlını onunkine dayadın. İkiniz de gözlerinizi yumup derin bir nefes aldınız.
"Sen benim lanetimsin Tony Stark..." Elini çekip yanağına koydun ve gözyaşı elini ıslattı.
"Seni seviyorum..."
Bunu ilk söyleyen o olmuştu. Acıyla gülümsedin ve fısıldadın.
"Ben de ..."
Dudaklarını birleştiğinde kalbinin yandığını hissettin. Her şey mahvolmuştu. Ama o buradaydı. Sadece ikiniz değil, herkes kaybetmişti. En büyük yenilgiyi yaşamıştınız.
Ama demiştin ya, sonunda ölüm olsa bile Onunlaydın...
"Seninleyim Tony... Ölümün kıyısında bile olsak, ben seninleyim."
🍷
Bölüm Sonu
Umarım sevmişsinizdir . Benim içime sindi. Biraz acıklı ama olsun. Yani olsun mu oldu mu böyle?? Görüşlerinizi belirtirseniz mutlu olurum Moronlar! Görüşmek üzere:)