
Koruyucu
Natasha Romanoff'un kız kardeşisin
🕸️
"Hayır. Beni duydun mu? O binaya kesinlikle girmeyeceğim Nat. Asla! "
Seni dinlemediğini bile inatçının tekiydin. Belki de Romanoff olmak bunu gerektiriyordu.
Daha çok küçükken Natasha ve Seni Red Room'a hapsetmişlerdi ve ablanı senelerce görememiştin. Onu suçlamıyordun. O hayatını kurtarmak için kaçmıştı. Sadece , sen onun kardeşiydin ve onu beklemiştin. Ama herkesin hatası olurdu değil mi?
Neyse ki Natasha ile aranı bir şekilde düzeltmiştin ve bir şeylerin düzene girmişti. Ablanın kesinlikle "Harika" bir Yenilmez olduğu bu zaman diliminde, seni ekiple tanıştırması için olan inadı inanılmazdı.
"Aptal arkadaşlarınla tanışmayacağım" O seni sürüklemeye devam ederken konuştu "Aptal olabilirler. Ama Ünlüler. Bak gayet güzel bi taraf "
Göz devirdin. "Ha, bi bakalım... Demir kıçlı Milyarder bir kafein bağımlısı, Saygılı Bir Amerikan rahibesi, Sinirlenince dev bir Salatalığa dönüşen bir Bilim Garibi, Çekicini her yana savuran garip bir dangalak, Ailesinin biricik direği olan Şahin, Neydi o... Şahin Pençesi adam? Ee bir de pozcu Kızıl Keçi Natasha. " Natasha iç geçirdi.
"Onun adı Şahin Göz oluyor."
🕸️
Geniş salona girdiğinizde Nat ıslık çaldı.
"Hey çocuklar!"
Size ilk dönen geniş masada kahve yudumlayan Tony oldu."Romanoff havasın-" Seni fark ettiğinde sustu."Vay canına." Ayaklanıp yanınıza yürüdü."Bu... Senin küçük sürümün mü?" Natasha hafifçe gülümsedi."Y/N. Y/N Romanoff" dedin.
O esnada "Şahin Adam'ı" gördün. Namıdeğer Clint Barton."Birbirimizden bir şey saklamayız sanardım Nat"
"Ta da ..." dedin Kendi kendine. Bu tanışma merasimi seni geriyordu. "Senin kadar... Vahşi mi?" Dedi Tony, Natasha'ya.
Gözlerini büyülttün. "Görmek ister misin?" dedi Natasha Alayla.
"Hey minik insan!" ve olağanca "Tanrılığıyla" Thor geldi ortama. "O da mı... Ajan?"
"On Yaşında ajan mı olur?" Dedi Tony Alayla. Kaşlarını çattın. "On mu? Ben on altı yaşındayım seni zampara herif" Tony iç geçirdi. "Sivri dil... Eee demek bizim örümcek ile aynı yaştasın evlat"
Bi de o vardı değil mi?
Peter Parker
"Ben ondan çok farklıyım"
"Haklısın sen Hırçınsın" Natasha'ya döndün.
"Gitmeye ne dersin?" O esnada ortama "Amerikan Rahibe" girdi.
"Benimle tanışmadan mı?"
Yüzünü kaldırdın.
"Dilime dikkat etmeliyim değil mi?"
Steve sana güldü. "Nat'in bahsettiği kadar Ateşlisin yü-"Natasha dirseğini omuzuna çarptığında kıkırdayarak sustun. Steve ise şaşkınca baktı.
"Bruce nerede?"
Dedin etrafa bakınarak. Belki de koca bir "Salatalıktı" senin için ama seviyordun. İyi bir Yenilmez'di. "Laboratuvarda olmalı. Her zamanki gibi harika şeyler üstünde uğraşıyoruz. " dedi Tony. Egosuna burun kıvırdın."Peki... Artık gidebilir miyim?" Dedin etrafa bakınarak."Hey , daha tanışman gereken biri daha var." dedi Natasha. "Yine kim!" Dedin bıkkınlıkla.
Tamam belki dünyayı kurtarmıyordun ama senin de kendi aktivitelerin vardı. Uyumak ve yemek yemek gibi. Veya yatarken yemek yemek...
"Şehirde yenisin.Sana Peter yardım edecek." Gözlerini açabildiğin kadar açarken tek nefesle çemkirmek için toparlandın.
"Ben küçük bir kız çocuğu değilim, hele ki bir erkeğe hiç muhtaç değilim!" Sinirle ablanın gözlerine baktığında, seni takmayıp inat edeceğini biliyordun.
"Biraz takılırsınız. Hem alışırsın" dedi omuz silkip.
"Lanet kızıl keçi seni!"
🕸️
İnanılır gibi değildi. Şuan "Kafein bağımlısı milyarder" ile, Örümcek Çocuğun evinde; Halası ile kahve içiyordunuz.
Daha doğrusu Tony, Gözleri ile May'i yerken, sen sıkıntıdan parmakların eksik mi diye sayıyordun ve May, kahve içiyordu.
"Neyse ki böyle ziyaretlere alışığız" dedi May. Sen ise koltuğa daha da sindin. "Ben değilim"
Pek sosyal değildin. Sosyal tarafını görense kaçıyordu. İkilinin garip konuşmasını dinlediğin pek söylenemezdi. Seni dünyaya bağlayan ise Ortama giren Genç Parker oldu.
"Hey Bay Stark! Burada ne arıyorsunuz? Yine mi kaptan ile kav-" Size doğru attığı son adımda, Koltukla birlikteliğini ilan etmiş seni fark etti. Üzerindeki büyük boy hırka kayıp giderken saçların resmen uçuyordu ve koltuktan kaymak üzere olduğundan siyah bol tişörtün belinin yarısını Halka açık noktaya çevirmişti.
"Selam..." Dedi sana bakıp gülümseyerek. Kaşlarını çattın. "Çok mutlu" dedin kendi kendine."Selam evlat" Tony koltuktan kalkarken sen kıpırdamak bile istemedin.
"Bu Y/N-" Seni gösterirken sana dönme ihtiyacında bulundu. Ama halini görünce duraksadı. "Bayan Romanoff, kalkarsanız güzel olur." Peter gözlerini büyülttü
"Oo... O Romanoff mu, yani... Natasha Romanoff- Black Wido- Hey... Hey merhaba yani ..."
Alt dudağını büzüp gözünün önündeki saçları üfledin ve ayaklandın. Belini düzelttin ve önüne geçtin.
"Evet Evet o Romanoff... Black Widow'un kardeşi Romanoff... Ama Y/N demen yeterli aslında" Peter'ın gözleri resmen parladı "Ağh.. Kör olacağım" diye geçirdin içinden alayla.
"Ben... Ben Peter "
"Y/N" dedin tekrarlayarak.
Sohbetinize Tony dahil oldu."Minik Romanoff buralara yabancı. Ona yardımcı olacak ise sensin. Ne derler, Onu koru Evlat."
Alayla güldün."Daha çok ben onu korurum" dedin kendi kendine. Peter kaşlarını hafifçe çattarak sana bir bakış attı. Tırsar gibi olduğunda iç sesin engel oldu.
"Bahçe örümceklerinden zarar gelmez.Hele ki çocuksa"
"Tabii Bay Stark ..."
"Eminim anlaşacaksınız"
"Eminim"
🕸️
Fazlasıyla neşeli insanların ve onlardan daha neşeli çocuklarının gezdiği yeşillik bir parkta yürüyordunuz.
"Eee... Yani Nasıl bir his?"
Bu soru ile iç geçirdin."Yani... Pozcu ablam ve Ekibi. Ne diyebilirim. Baya afilli. Bana uzak" Peter gülümsedi.
"Şey ... Bayan Romanoff'u hiç gülerken görmedim"
Hafifçe sırıttın."Demek bir tek bana karşı öyle değil" İkiniz de birbirinize güldünüz ve ardından kısa bir sessizlik oluştu. Daha sonra bir kez daha güldün."Ne oldu?" Dedi Peter merakla. Zorla kendini durdurup boğazını temizledin.
"Komik... Yani..."
Peter "Neresi Komik" bakışları atınca, emin olarak konuştun.
"Ben Bir Black Widow'um. Yani istersem seni milyonlarca farklı taktikle öldürebilirim. Çevremdeki herkesi. İstersem... Katliam bile oluştururum. Demek istediğim, yani acımasız bir cani değilim tabi ama, beni koruma lafı geçince... Şehirde tur falan..." tekrar dudaklarının arasından bir hava üfleyip güldün. "Garip değil mi?"
Peter sana döndü ama konuşmadı.
"Ne? Neden öyle bakıyorsun?" Daha sonra o da güldü. "Ablana çok benziyorsun. Fazla dobrasın." Yüzünü kaçırdın.
"Ama Seni Korumak için Burada Değilim. Yani demek istediğim tabii ki korurum ama yani sen Romano-"
"Evet evet" dedin bıkkınca .
Yaşasın Romanoff'luk.
"Demek istediğim... Sadece İyi bir dost olmak isterim. Güvenlikten çok bir arkadaş."
Dediği ile hafif bir utangaçlık duygusu bedenini sardı. Sonra ciddi bir surat takındın. Bu çocuk seni utanırken göremezdi.
"Hiç arkadaşım olmadı. Yani... Bu güzel olurdu. Sanırım." Peter bu dediğinden mutlu gibi gözüküyordu. "Evet, ev-evet güzel olurdu." Yine minik bir sessizlik oluştu. Ardından Sordu.
"Hiç baloya gittin mi?"
"Ne?"
🕸️
Devam Edecek
Açıkçası pek içime sinmedi. Sizin içinize sinerse ve istek gelirse Part 2 gelebilir. Sinmezse de bilemiyorum çünkü dedim ya bana da pek sinmedi işte. Ama Umarım sevmişsinizdir Moronlar!