Kerem yavaşça kızın kulağına eğildi. "Sana kıyamadığım zarar vermeyeceğim anlamına gelmez," diye fısıldadı. Feride'nin ensesindeki tüyler diken diken olmuştu. "Burda yapacağın her hareketi iki kere düşünmelisin. Yoksa gelecek sefer bu kadar nazik uyarmayacağım seni." derken kızın dirseğinde olan elini yavaşca bileğine doğru indirdikten sonra elindeki bardağı alarak duvara öyle sert fırlattı ki, Feride bariz bir şekilde irkilerek yerinden sıçradı.
Adam bu irkilmeye de gülerek tepki verdi, ama geri çekilmedi. Kız yumruklarını öyle sıkıyordu ki, tırnaklarının avcunu kestiğini, elinde kanın ılıklığını hisettiğinde fark etti.
____________________________________
Bölüm şarkısı:Teoman- Kupa kızı ve Sinek valesi
Bölüm emojisi :🖤
____________________________________
🖤
Feride'nin anlatımıyla...
Sabah kalktığımda başım fena halde ağrıyordu. Yerde uyuya kalmışım. Kirpiklerimi kırpıştırarak nerede olduğumu anlamaya çalıştım. Kendi odamdaydım. Yerimden doğrulup etrafa göz gezdirdim. Buraya nasıl geldiğimi hatırlamıyordum. Etraf darmadağınıkdı. Vazo, kitaplar, çam kırıkları. Sinir krizi geçirmiştim galiba. Yine. Tek kelimeyle odam berbat haldeydi. Ama bunu umursayacak değildim. Yine her sabah olduğu gibi ilacımı içtim.
Şu an hiç bir şey yapmak geçmiyordu içimden. Ama böylede kalamazdım. Ben yıkık dökük biri olarak mı devam edecektim hayatıma? Tabiki de hayır.
Cam kırıklarına basmamaya özen göstererek giyinme odama geçtim. Üzerime beyaz corp, altıma da siyah paraşüt pantolon giydim. Saçlarımı düzleştirdim. Hafif bir makyaj yaptım. Gözlüğümü taktım. Çantamı da alıp evden çıktım.
Kapıdan çıktığımda Ahmet'i görmeyi beklemiyordum. Yine arabaya yaslanmışdı. Gözlüğümü çıkarıp başıma taktım.
Ahmet'in üzerinde siyah t-shirt, siyah pantalon ve siyah bir gözlük takmıştı.
Bu çocuk yas falan mı tutuyor?
"Hani arkadaşın gelecekti?" dedi yaslandığı yerden doğrularak.
Sana da günaydın Ahmet...
"Sen, sen nereden biliyorsun arkadaşımın gelmediğini? " dedim şaşkın bir ses tonuyla.
Bana doğru bir adım attı "Ben ACD'yim unuttun mu? Bana yalan söylemeye kalkma." dedi ve göz kırptı.
"He bide sen hep akşamki gibi sinir krizi mi geçirirsin?" dedi
Yutkundum.
"Sen akşamdan beri pencereden beni mi izledin? " dedim.
"Evet, hayır, belki." dedi uyuz uyuz.
"Sapık. Belki uygunsuz bir haldeydim." dedim göz devirerek.
"Orası da kısmet artık," dedi benim için araba kapısını açarken. Geçip oturdum. Kapıyı kapatmadan önce "Ha bide, çok göz devirme," dedi. "Gözlerin bozulur."
Yine göz devirdim.
"Sen benim korumam değil de, sanki şoförüm oldun." dedim Ahmet'e bakarak .
"Neyin olacağıma ilerde karar verirsin" dedi ve göz kırptı.
"Sapıklaşma istersen Ahmet." dedim sinirli bir şekilde.
"Tamam, Kupa Kızı, sinirlenme sadece ufak bir şaka" dedi
"Yapma şaka falan. Hem Kupa Kızı ne ya?" dedim anlamaz gözlerle ona bakarak.
"İskambil kartlarında" Kupa Kızı" zengin,şımarık burjuva kızıdır."dedi gözünü yoldan ayırmadan.
"Ben 14 yaşından beri kimseye şımarmadım, tamam mı?" dedim ve bakışlarımı cama çevirdim.
"Tamam, artık arabayı nereye sürmem gerektiğini söyleyecek misin acaba? " dedi
"Sen böyle benimle her yere gelecek misin? " dedim oflayarak.
"Maalesef evet, bende her gün senin yüzünü görmeye meraklı değilim." dedi
Göz devirdim.
"Ay bide göz deviriyor. Kızım gözüne bir şey olucak." dedi
"Sana ne benim gözümden?" dedim
"Aman ne yaparsan yap." dedi umursamaz bir tavırla
Telefonumdan navigasyon açıp görebileceği bir yere sabitledim. Gözleri telefon ve yol arasında mekik dokudu.
"Neden bu kadar uzak bir yere gidiyoruz?dedi yola bakarak.
"Seni hiç ilgilendirmez ACD" dedim ellerimi kavuşturarak. Yolculuk uzun sürecekti. Biliyordum. Yapacak bir aktivitem olmadığı için aklıma o geliyordu. Kerem Karaman.
O benim başıma nereden musallat olmuştu?
Neden bana takıktı?
🖤
Ahmet'in anlatımıyla...
Bir buçuk saattir yoldayız. Yolu yarılamışyık. Artık ormanlık bir alanda ilerliyorduk. Gözüm Feride'ye takıldı. Kolunda yara izleri vardı. Eski olduğukları renginden belliydi. Sağ eliyle saçını kulağının arkasına aldığında bileğinin hemen aşağısında olan kahverengi büyük bir leke dikkatimi çekti. Yanık lekesi gibiydi. Avuç içlerinde de tırnak izleri vardı.
"Önüne baksan daha iyi olur bence. " dedi Feride cama bakarak.
"Kolundaki iz ne?" dedim gözümü ondan çekip yola bakarak.
"Hangisi?" diye sordu çok normal bir soru sormuşum gibi.
"Sağ kolunda olan yakın izi" dedim net bir şekilde.
"Ahmet, senin bu travmalarıma karşı olan kastın ne? " dedi
"O mu yaptı?" dedim. Evet anlamında kafasını salladı.
Sustum.
Ne diyebilirdim ki? Kelimelerim tükenmişti sanki.
🖤
Feride'nin anlatımıyla...
Sonunda sağ evime varmıştık. Normalde buraya hep yalnız gelirim. Ama korumam olduğu için Ahmet'te benimle gelmişti.
Arabadan indim. Çantamdan evin anahtarı çıkarıp kapıyı açtım. İçeriye girdim. Ahmet'in de girmesi için kenara çekildim.
"Buyrun, bu da benim gizli evim." dedim gülümseyerek.
"Ha bu arada Sıla ve Aysude'den sonra burayı bile ilk kişisin " dedim fısıldayarak.
"Sıla'da burayı biliyor yani öyle mi? " dedi gülerek
Evet anlamında kafamı salladım.
Eve geçip yerleştik.
"Hadi Ahmet ellerini yıka gel yemek yapalım. " dedim mutfaktan bağırarak. "Geldim" diye karşılık verdi.
Bende o gelene kadar mutfakta şarkı açtım.(Şarkıları açarak dinleyin :) >
Yalın - Ki sen
Ahmet'te geldiğinde yemek yapmağa başladık. Pizza yapacaktık. Bir taraftan malzemeleri hazırlıyor diğer tarafta da şarkıya eşlik ediyorduk.
Heyecanını kaybetmişsin,
Yok inancını kaybetmişsin
Doya doya sarmamışım,
Bize çok günah etmişsin.
Cidden azda olsa enerjim yerine gelmişti. Birazda olsa Kerem'i düşünmekten uzaklaşmıştım.
Kahretsin yine hatırladım.
Biraz sonra şarkı deyişti. Teoman - Kupa kızı ve sinek valesi çalıyordu. Ahmet'e kaçamak bir bakış attığımda bana sırıtarak bakıyordu.
Bölümün sonu
Merhaba 👋
Naber?
Bölüm nasıldı?
Sizi seviyorum❤
Öptüm💋