Biraz sessiz kaldık. Sadece denizi izledik. Sesizliği Feride bozdu.
"Kalkalım mı? " dedi ağlamaklı bir sesle.
"Tamam, kalkalım. Emin misin yanlız mı kalıcaksın? " dedim
"Arkadaşım gelicek. Yani yanlız olmayacağım" dedi. 'Tamam' anlamında salladım kafamı.
____________________________________
Bölüm şarkısı:ACD-Onsuz aşk
Bölüm emojisi:🌃
"Sensizlik cidden zor. "
_____________________________________
Feride'nin anlatımıyla...
Evdeydim.
Kapıyı kitleyip anahtarı evin girişinde olan ayakkabıq dolabın üzerine fırlattım.Ayakabılarımı bile çıkarmadan yere çöküp ağlamağa başladım. Yine gelmişti. Hayatımı mahv etmeye gelmişti.
Alçak herif.
🌃
4 yıl önce...
İlahi bakış açısından...
Feride yavaş yavaş uyanıyordu. Gözlerini açtığında sadece küçük pencereden içeriye dolan ışıkla aydınlanan karanlık bir odadaydı. Etraf pas ve küf kokuyordu. Sandalyede eli ve ayakları halatla sıkı bir şekilde bağlı oturuyordu. Kız çaresizce bağırmağa başladı .
"Bırakın beni, "
"Çıkarın beni burdan, "
"İmdat,"
Kapı açıldı. İçeriye siyah takım elbiseli, 1.70 boylarında biri girdi. Yüzünde mide bulandırıcı bir sırıtış vardı. Yavaş adımlarla kıza yaklaşıyordu. Kız onu gördüğü an dona kaldı. Babasının eski ortağının onu kaçıra bileceği ihtimali aklının ucuna bile gelmemişti.
"Cık,cık,cık yeni geldin daha, ne bu acele? " dedi dilini damağına vurarak.
"Çıkar beni burdan, lütfen. Yalvarıyorum" dedi kız acizce.
"Aaa, ben sana yeni geldin diyorum, sen gitmek istiyorsun" dedi arsız adam.
"Ne istiyorsun? Söyle sonra bırak. Bak annem çok merak eder beni lütfen bak yalvarıyorum sana, bırak gideyim" dedi kız
"Üff çok zırladın sen. Kapatalım ağzını" dedi ve masanın üzerinden bantı alıp kızın ağzını kapattı.
Feride'yse hâlâ ağlıyordu.
"Bu seni biraz tutar. He bu arada akşama hazırlan. Seninle uzun ve senin için yorucu bir işim var." dedi. Kıza göz kırptı ve odadan çıktı.
Kız nemli gözlerini berelterek adamın arkasından baktı. Kız daha reşit bile değildi ki. Bu adam neyin hayalini kuruyordu?
Bu adam bir piskopat.
Bir kaç saat sonra...
Kapı açıldı. Yine o adamdı. Adamı görmesi bile kızın midesinin bulanmasına yetmişti.
Adamın yüzde yine mide bulandırıcı bir sırıtış vardı.
Bir sandalyesi kızın karşısına çekip ters bir şekilde oturdu. Kızı baştan aşağiya doğru süzdü.
Dudağını ısırdı.
"Çok güzelsin, biliyorsun değil mi? " dedi yerinden kalkıp kıza doğru bir adım atarak. Kızın ağzındaki bantı açtı.
"Benim olmanı istiyorum Feride.Sadece benim. " dedi elinin tersiyle kızın yüzünü okşarken.Kız kendini geri çekmeye çalışsada çabası boşa çıktı.
"Ama ben seni istemiyorum. " dedi kız bağırarak.
"İsteyeceksin, mecbursun!" dedi az önce yüzünde gezdirdiği eliyle kızın çenesini sıkarken.
"Mecbur falan değilim."dedi kız .
Kıza sert bir tokat attı.
(KADINA ŞİDDETE HAYIR!!)
"Şimdi mecbur musun? " dedi adam
"Hayır!" dedi kız net bir şekilde.
Bir kere daha tokat attı.
Bir kere daha.
Biraz sonra tokatlar yerini yumruğa verdi.
Kızın yüzü tanınmaz hale gelene kadar vurdu kıza. Gözü o kadar dönmüşdü ki, kızın bağırışlarını duymuyordu bile. Adam kendine geldiğinde geriye çekildi.
Elinde kızın kanı vardı...
"Ben, ben bunu yapmış olamam" dedi ağlamaklı bir sesle.
"Feride özür dilerim" diyerek kızı odada acılarıyla yalnız bıraktı.
O gittikten sonra Feride'nin elinden ağlamaktan başka bir şey gelmiyordu. Bu küçük eylem bile ona acı olarak dönmüştü. Tuzlu gözyaşları yanaklarını acıtıyordu. Bilinci yavaş yavaş vücudunu terk ederken başı önüne doğru düştü. Sonunda kızın istediği oldu ve fiziksel acılarıyla düşünceleri dipsiz bir kuyuya gömüldü.
Dedim ben, bu adam tam bir psikopat.
* * *
Yüzündeki yaralarda gezinen soğuk parmakların varlığıyla irkilerek uyandı Feride. Zaten uykusu kuş kadar hafifti.
Birkaç saniye kipriklerini kırpıştırarak etrafa bakıp hafızasını yenilemeye çalıştı.
Karşısında duran yüzle gerçekler tokat misali yüzüne çarptı. Başındakı ağrılar dayanılabilecek gibi değildi. Zira bedenindeki ağrılar da pek farklı değildi. Oturduğu sandalye çok rahatsızdı ve kız kendini kasmaktan tüm kasları ağrıyordu. Kendisini kaçırıp, şiddet uygulayan birinden rahat sandalye beklemek aptallık olurdu zaten. Ve Feride bir çok şey olsa da, asla aptal bir kız değildi.
Boynunu sağa sola doğru hareket ettirerek kaslarını gevşetmeğe çalıştı ama hisettiği bariz acıyla istemsizce yüzünü buruşturmak zorunda kaldı. "Canın mı yandı, bebeğim?" diyen sese en tip bakışını attı Feride.
'Sence, gerizekalı?' demek vardı ama kız yanağının içini ısırarak bu sözlerini yuttu.
Katlanılabilir," diye cevap verdi kız yalandan bir gülümsemeyle. Ama dudağının kenarındakı yara canını acıtınca yüzünü buruşturmamak için dişlerini sıktı. Bu adamın yanında zayıflığını göstermek istemedi, ama ne yapacağını bilmediği için gülümsemesini yavaşça soldurarak, tiksintiyle yemeklere ve adama bakmaya devam etti.
"Tamam, madem yemek yemiyorsun. O zaman en azından su iç." diyerek bardağa su dökerek kıza doğru ilerledi. "Güçten düşmeni hiç istemem, bebeğim," dedi Kerem Karaman alt dudağını öne doğru bükerek.Onun için üzülmediğine adından bile daha emindi Feride.
Adam Feride'nin yanına gelerek yukardan ona baktı. Elindeki bardağı ileri doğru uzattı. Sinirle derin nefes verdi kız. "Ellerimi çöz." diye mırıldandı sinirle solurken.
Tek kaşı usluca havalanırken dudağının tek tarafı yukarıya kıvrıldı adamın. "Sebep?" derken sesi keyif aldığını belli ediyordu.
"Su içeceğim." dedi kız adamın keyifli sesinin tam tersi olan bir sinirle. Külliyen yalandı. Ölse bile bu adamdan bir şey yiyip, içmeyecekti. Ve ona dokunmasına da izin vermeyecekti.
"Ben içiririm." dedi adam.
"Sakın!" diye bağırdı kız sandalyede gerilemeğe çalışarak. "Senin pis ellerinin bana dokunmayacak!"
Güldü manyak adam komik bir şey varmış gibi. "Kırıcısın," dedi Feride'ye.
Feride daha fazla dayanamayarak "SANA BENİ ÇÖZ DEDİM!" diye bağırdı. Sesi o kadar çok çıkmıştı ki, kız boğazının yandığını hisetti. Ses boş depoda yankılanırken adam aldığı keyifi gizleme gereksimi duymadan gözlerini kapatarak geniş geniş güldü. Gözlerini açmadan "Çığlığı bile güzel benim bebeğimin," dedi. Gözlerini açtıktan sonra bardağı yere bırakarak sandalyenin arkasına doğru diz çökerek Feride'nin ellerini çözmeğe başladı. "Başka nelerinin de güzel olduğunu en kısa zamanda görmek isterim," dedi adam ipleri çözerken.
Feride'nin gözleri iri iri açılırken sertçe yutkunma gereksimi hisetti. Altta yatan imayı anlamamak için beynini elinde taşımak gerekiyordu. Kızsa yavaş yavaş kanın beynine sıçradığını hisediyordu. Tırnaklarını avcuna batırdığı saniye bileklerindeki halatlar çözülerek yere düştü. Adam aynı hızda ayak bileklerini çözmek için kızın önüne geçerken Feride tüm ifadesizliğiyle karşısındakı duvara bakıyordu.
Halatlar çözüldükten sonra gözlerini kapatarak derin nefesler aldı kız. Adam da yerdeki suyu tekrar aldı. Feride sonunda kalktığında sendeler gibi oldu ama hemen toparladı kendini. Adamın uzattığı bardağı alıp dudağına götürürken üzerinde hisettiği şaşkın bakışlara daha fazla kayıtsız kalamadı ve adama doğru yüzünü çevirdi. "Ne var?" diye tersledi ona şaşkınlıkla bakan koyu yeşil gözlerinin sahibini.
"Direnmemene şaşırdım sadece," dedi Kerem kıza doğru bir adım atarak.
Feride nereden geldiğini bilmediği bir cesaretle adama bir adım yaklaştı.
"Öyle mi?" dedi kaşlarını kaldırarak. Sesi alay ediyormuş gibi çıkıyordu.
"Öyle." dedi Kerem
Aralarında bir adım kala ikisi de aynı anda durdu. Feride'nin parmak buğumları elindeki bardağı sıkmaktan beyazlamıştı. Kerem ise elleri ceplerinde, tek dizini kırarak, ağırlığını sol bacağına verip, karşısındakı kızı inceliyordu.
Derken Feride'nin yüzünde tehlikeli bir gülümseme belirdi. "Şaşırmakta haklısın, çünki ben asla savaşmadan teslim olmam!" diye bağırdı.Elinde tuttuğu bardaktakı suyun tamamını Kerem'in yüzüne boşaltırken hiç eli titrememişti. Zira bu işin sonunun kötü biteceğinin pekâlâ farkındaydı. Ama saniyelik de olsa gelen tatmin hissi sızlayan kemiklerine çok iyi gelmişti.
Adam kızın bu harekertine kahkahayı bastı. Feride çatık kaşlarıyla karşısındakı adama baktı. Gülüşün altındakı tehlikeyi fark etmişti kız. Harbi sövecekti artık. Nasıl bir manyaktı bu adam? Feride artık sinirlerinin iyice bozulduğunu hisediyordu.
Kerem bir adım atınca kız geriledi. Feride geriledikce adam bir adım daha attı. Kız elindeki bardağı yere atmadığı için sevindi. En kötü ihtimalle adamın kafasında kırabilirdi.
Kerem durduğunda Feride'nin sırtı soğuk depo duvarına çarptı. Acıya aldırmamaya çalıştı kız, çünkü karşısındakı adamın hamlesini merak ediyordu ve kendini en kötü ihtimale hazırlıyordu.
Adam bir anda tek elle kızın boğazına yapıştı ama sıkmadı. Silah tutmaktan nasır olmuş büyük eli Feride'nin boynunu okşuyordu. İkisi arasındakı farkı çok iyi biliyordu Feride. Bu defa okşuyorum ama gelecek sefer boğmayacağım anlamına gelmez mesajı vermeğe çalışıyordu adam. Kız mesajı net bir şekilde almıştı ama yerinden kıpırdamadı.
Kerem yavaşça kızın kulağına eğildi. "Sana kıyamadığım zarar vermeyeceğim anlamına gelmez," diye fısıldadı. Feride'nin ensesindeki tüyler diken diken olmuştu. "Burda yapacağın her hareketi iki kere düşünmelisin. Yoksa gelecek sefer bu kadar nazik uyarmayacağım seni." derken kızın dirseğinde olan elini yavaşca bileğine doğru indirdikten sonra elindeki bardağı alarak duvara öyle sert fırlattı ki, Feride bariz bir şekilde irkilerek yerinden sıçradı.
Adam bu irkilmeye de gülerek tepki verdi, ama geri çekilmedi. Kız yumruklarını öyle sıkıyordu ki, tırnaklarının avcunu kestiğini, elinde kanın ılıklığını hisettiğinde fark etti.
Bölümün sonsonu
Hello
Naber?
Ahmoş wattpad kitapları okuyormuş
Neee
Ayy
Ahmoşa not:Sizi çok seviyorum W1 ekibi❤