Kapı çaldı,So-Jin ile birbirimize baktık,ben yavaşça kapıyı açtım. Hyunwook'tu. So-Jin kapıya bakınca bakışı bana döndü ve So-Jin konuştu "Hyunwook o mu?" Dedi bana. Hyunwook adının anılması ile başını döndü. Evde birimi var diye baktı,ve arkadaşım So-Jin'i gördü.
Hyunwook'un eli ensesine gitti. Tanımadık kişiyi görünce yine yanlış zamanda geldiğini düşündü. Ben ise bunu düşündüğünü anladığımda konuştum. "Arkadaşım, yanlış bir zamanda gelmedin,zaten gidiyordu" dedi. So-Jin ise bize imalı bir bakış attı,ama birşey demedi. Nedense gitmek için hızlandı. "Neyse, görüşürüz Layana,ben seni sonda ararım" dedi ve son kez bana sarıldı. Vedalaştık ve So-Jin çıktı. Evde Hyunwook ile kaldık.
Bakışlarımız birbirini buldu. Uzun süre baktık birbirimize, açıkça bakışı anlamlandıramadım,birimiz konuşmalı ve bunu bitirmeliydi. Ama ne ben konuştum,ne Hyunwook.
Hyunwook'un çok güzel kahverengi gözleri vardı, çıkık elmacık kemikleri ve yakışıklı bir yüzü vardı. Lambanın sert ışığı altında etkileyici duruyordu. Benden daha uzundu, bu hafif başımı kaldırmak zorunda bırakıyordu. Ayrıca bana çok yoğun gözlerle bakıyordu, bilmiyorum, daha önce kimse bana öyle bakmadı. Gözlerinde görünmeyen bir parlaklık vardı. Kalbim hızla çarpmaya başlamıştı.
Utançla başımı çevirip bakışlarından uzaklaşmaya çalıştım. Başarısız bir girişimdi, çünkü o hala bana aynı şekilde bakıyordu, yanaklarımın ısındığını hissediyordum. Garip bir heyecan hissi taşıyordum, Allah aşkına şuan ne oluyordu?
Bir süre daha öyle durduktan sonra sonunda ben konuştum "Gelmişsin..." Dedim. Sonra mavi çekik gözlerim tekrar onu la kahverengi gözleri ile buluştu. Bir süre daha sessiz kaldı,ve sanki etkiden kurtulmaya çalışır gibi yutkundu, gözlerini kırpıp kaçırdı ve konuştu "Geleceğimi söylemiştim." Dedi.
Uzun süre daha birbirimize baktık,kalbimin bayılırkenki korkudan sonra ilk kez bu kadar hızlı attığını hissediyordum,hafif terlediğimi hissediyordum. Bakışları altında kendimi açıkta hissediyordum. Yanaklarım dahada ısınıyordu.
Sonra Hyunwook bana doğru adım attı,ve sonra bı tane daha,ve bir tane daha. Aramızda santimled kalana kadar yaklaştı. Kalbim deli gibi atıyordu. Çıkacak gibi hissediyordum kalbimi. Gözleri daha yakın görünüyordu. Uzun süre daha öyle durdu ve o konuştu. "Ben.... Ben ne yaptığımı bilmiyorum, özür dilerim" dedi. Geri çekileceğini anladığımda hayal kırıklığı yaşadım,o geri çekilmeden bileğini tuttum ve geri çekilmesini engelledim,bunu ne ara nasıl yaptım anlamadım, aklımdan bile geçmemişti.
Bileğini tutmamla Hyunwook durdu,geri çekilmedi. Gözlerime baktı, gözlerine baktım. Bileğini tuttuğum elimi yavaşça bileğinden ayırdı ve tuttu. Parmaklarını parmaklarımın içinden geçirdi. Kalbim göğsümden fırlayacak gibi hissediyordum.
Alnı neredeysen alnıma değiş ve sordu bana "Sende hissediyormusun?" Dedi yavaşça,sesi kısık çıkmıştı hafif,bu daha etkileyiciydi,zaten ayrı hızla çarpan kalbime ekstra bir hız getiriyordu. Dudaklarımı birbirine bastırdım kısa süre, konuşmak için güç topladım,ve konuştum "Ben.... Ben ne hissettiğimi bilmiyorum." Dedim. Birbirimize daha çok baktık.
Hyunwook dahada yaklaştı,burunlarımız birbirine değdi. O anda elektrikler gitti,bi anda odağımız değişti. Etrafa baktık, neden elektriğin gittiğine bakmak için,lamba ışığıda gittiği için tek ışık şuan açık bıraktığım pencereden gelen ay ışığıydı, Hyunwook'a baktığımda nefes aldım,ay ışığı altında daha çekici duruyordu. Odağım elektrikten tekrar ona döndü. O da bana baktı. Aynı şekilde nefes aldı,bu sefer direkt yaklaştı, alnını alnıma tamamen bastırdı,burunlarımız birbirine değdi. Dudaklarıma kısa süre baktı,sonda onay ister gibi gözlerime baktı.
Sessiz isteği ile heyecan hissi içimde çok belirgindi,atan kalbimi sadece benim duymadığıma çok emindim. Yavaşça ellerim omuzlarını tuttu, dudaklarına uzandım. Uzanmam ile dudaklarını tamamen bana bastırdı.
İçimde zevk dalgası dolarken dudaklarımız uzun süre birbirine basılı halde kaldı, gözlerim kapalıydı ve gözlerimiz kapalıydı. Gördüğüm tek şey karanlıktı, ama bu sefer karanlık beni korkutmuyordu..
Uzun süre öpüştükten sonra dudaklarımı aralamamı sağladı,dili dilimle buluştu. Öpücüğümüz daha yoğun belirli bir dans ritmi haline geldi. Hyunwook'un omuzlarında duran kollarım Hyunwook'un boynuna dolandı. Hyunwook bir kolunu sırtımın küçük kısmına, diğerini saçlarımın içine geçirmişti.
Öpücük yoğunlaştı, Hyunwook'un dudakları dudaklarımdan ayırdı, çenemden boynum doğru öpücükler bıraktı, öptüğü yerler uyuştu.
Ve bu şekilde içimizdeki bizim bile farketmediğimiz duyguları döktük; Özlem,Arzu,ve daha yoğun bir şey...
🌑7. BÖLÜMÜN SONU🌑
🌑 SERENDİPİTY 🌑