Hyunwook motoru ile beni eve bıraktı,ona teşekkür ettim. O rica etti,sonra ise yine geleceğini söyledi. Ben ne kadar hiç gerek yok,zahmet etme desemde pek umursamadı, geleceğini söyledi ve gitti.
Ben eve girdim,2 gündür girmediğim evim, şimdi daha rahattım. İlaç poşetlerini kanepeye koydum. Telefonumu aldım. Bütün arkadaşlarım beni aramıştı, fazla samimi olmadıklarıma iyi olduğumu,sonradan kendilerine ulaşacağımı söyledim. Yakın olan arkadaşım So-Jin'i ise mesaj atmadan aradım. So-Jin 2 çalma sonrası hemen açtı. "Layana! Tanrım sana ne oldu? Kan gündür bakmıyorsun? Annem beyninde tümör olduğunu söyledi iyimisin? Yanına gelmiştim ama Annen ve annenin eşini orada görünce girmemenin daha iyi olduğunu düşündüm kusura bakma" dedi bana. Ben ise iç çektim ve konuştum.
"Sakin ol So-Jin,ben iyiyim,beynimdeki Tümör iyi huylu ve çok küçükmüş,4 gündür birşey yemediğim için ve demir ilacını kullanmadığım için ağrım daha fazla artmış,ama şuan iyiyim,benim için endişe etme ve kesinlikle hastanede yanıma gelmemen çok iyi oldu, ortam zaten kaostu, dinlendiğimdende birşey anlamadım" diye cevap verdim, So-Jin ise iç çekti ve konuştu "Annenin derdi ne ya? Ya anlasana kadın sevmiyor işte eşini? Tutturdu yok o senin baban yok söyle yok böyle, sabır ver Allahım" derken bende konuştum "Cidden ya, sürekli tekrarlamak tam yoruldum,adam bir de o kadar gıcıkki,la ilahe illallah" dedim sinirle. Sonra So-Jin konuştu "Kanka kim bu erkek arkadaşın? Annen dedikoduyu hemen yaydıda" diye söyledi So-Jin. Layana ise iç çekti,bu duruma alışıktı, annesinin çok hızlı bir ağzı vardı. "Erkek arkadaşım falan yok kanka, kargocu o,ben bayıldığımda siparişi getirmek için gelmişti. Ambulansı falan o aradı yani. Erkek arkadaşım falan değil" dedi.
So-Jin durdu ve konuştu "Anladım, boş ver sen ya iyimisin? Geleyimmi yanına? Ya bu sorumu Allah aşkına tabikide geleyim" dedi,ben konuşacaktımki hemen cevap verdi "Sakın,itiraz istemiyorum Layana iki gündür senin için çok endişeliyim zaten" diye cevap verdi. Ben ise daha fazla itiraz etmedim. Birbirimizle vedalaştık ve telefonu kapattım. Diğer arkadaşlarım ile konuşurken evi topladım, temizledim,4 gündür kapattığım perdeleri açtım,eve gün ışığı girmesini sağladım. Pencereyi açtım ve temiz havayı içeri aldım.
Evdeki dağınıklığı topladım,su veya başka bir içeceğin döküldüğü yerleri sildim. Mutfak tezgahını temizledim. Kısacası uzun bir temizlik yaptım. Aslında temizlik yapmayı severim, birşeyleri düzenlemek,temiz tutmak çok hoşuma gider.
Temizliği bitirdim ve oturdum. Oturduktan 2 saniye sonra kapı zili çaldı,ilk önce Hyunwook'u düşündüm,belki gelmişti diye, kapıyı açıp baktığımda arkadaşım So-Jin'in geldiğini gördüm ve bı tıkta olsa hayal kırıklığı yaşadım,ama yinede sevindim çünkü So-Jin ile bayağıdır buluşmuyorduk.
So-Jin beni görünce hemen sarıldı, "Aman tanrım! Benim bahtsız arkadaşım! Tanrım her şey bı anda nasıl gerçekleşti?" Dedi bana üzülürken. Bende ona sarıldım. "Bilmiyorum So-Jin,bı bilsem..." Dedim içli içli, So-Jin bununla bana daha sıkı sarıldı,sonra ayrıldı ve omuzlarımı tutup bana baktı "Üzülme, halledeceğiz,hem tümör'ün iyi huylu, yakında iyileşebilirsin" dedi umutla.
Sonra onunla oturduk,uzun uzun konuştuk ve sohbet ettik. Ben ona annemleri,pislik Jo-Ah'ı anlattım. So-Jin ise onu aldatan klâsikleşmiş Ex'ini -birse sürekli onu affedip duruyordu- anlattı. Dinlemekten bıksam bile dinledim çünkü kafa dağıtmaya cidden ihtiyacım vardı.
En sonunda konuşacak şeylerimiz bitince uzun süre sustuk,sonra So-Jin bana baktı "Annenin erkek arkadaşın olarak adlandırdığı adam kim?" Dedi. Ben ise göz devirdim. Ona anlattım "Kanka, çok karışık birşey o ya" dedim ilk önce iç çekerek. Sonra ise Kısa süre sustum ve anlattım. "Kanka bu çocuk kargocu, adı da Hyunwook. Ben bayılmadan önce gece pizza sipariş etmiştim. Hyunwook o akşam pizza kargosunu getiren kişiydi tamammı. Ben bayıldım,tabikide endişelendi,sonra ambulansı falan aradı beni koltuğa taşıdı şu verdi falan o yardım etti yani. Neyse ambulansa binip hastaneye giderken de yanımdaydı, akşam orada kaldı erkenden sabah işi olduğu için gitti,annemler öğleden sonra geldiler kanka, konuştum kavga ettik falan sonda suatuk işte,ben yattım,annem telefonu ile uğraştı, yaklaşık 1 saat sonra falan Hyunwook geldi. Jo-Ah şerefsizi anneme 'Layana'nın erkek arkadaşı gelmiş hoyotom' falan dedi gerizekalı. Annemde öyle anladı dediki işte ne zamandan beri var,benim niye haberim yok gibi sorular sordu. Jo-Ah p!çi sanki haklıymış gibi gelip kendi kızımın erkek arkadaşından niye haberim yok gibi birşey dedi tam hatırlamıyorum,sonra bende kavga ettim dedimki kızın falan değilim senin,sonra annem karıştı ben konuştum derken yanlış anladılar" diye anlattım.
So-Jin beni şokla dineldi ve sonra sinirle konuştu "Yaş bu Jo-Ah p!çinin seninle alıp veremediği ne ya? Sabır. Utanmada yok yani,şerefsiz kızım diyo birde" dedi sinirli,bende aynı fikirde başımı salladım.
Sonra So-Jin konuştu. "Hyunwook iyi birine benziyor" dedi,sonra bende başını iyi anlamda salladım "Öyle görünüyor... O olaydan sonra geldiği için özür falan diledi,bende özür dilemesi gerektiğini söyledim. Ama hala düşünüyorum Jo-Ah'a o mu benim erkek arkadaşım olduğunu söyledi yoksa Jo-Ah'mı konu yanlış anladı?" Dedim. So-Jin düşündü kısa süre sonra konuştu "Özür dilediyse bence Jo-Ah'ın pisliğinden biridir yani." Diye cevap verdi. Bunu düşününce bana da mantıklı geldi ve daha sorgulamadım.
Biraz daha durduk. Saat akşam 8'e geliyordu, açık olan pencerden ay ışığı dışında bir şey görünmüyordu ama evde ışığı açtığım için ay ışığı görünürde değildi. sorna ise So-Jin ayağa kalktı, vedalaştık,ya gidecekken kapı çaldı...
🌑6. BÖLÜMÜN SONU🌑
🌑 SERENDİPİTY 🌑