Sabah yine hastanedeydim,Hyunwook gitmişti,her insan gibi işini yapmak için ayrılmıştı. Ben ise şuan hastanede yatıyordum,Doktorlar tümör belirtileri için başka anlamadığım farklı testler yapmış ve sonuçlarını bekliyordum.
Bı anda kapım tıklandı, içeri biri girdi. Annemdi,babamı aldatan, başka bir adama giden benim bile iğrendiğim annem. Önünde duruyordu,siyah uzun dalgalı saçları her zamanki gibi yapılmış,koyu mavi yuvarlak gözlerine makyaj yapılmış keskin şekilde bakıyordu,ama bakışlarında endişe farkedilirdi,"Layana, kızım" dedi hemen yanıma gelip oturarak,sonra ise kapıdan ölümüne nefret ettiğim annemin yeni eşi girdi, gözlerimi hemen devirdim ve anneme konuştum "Anne çıksın nurdan" dedim adamı göstererek,annem yapma der gibi baktı bana "kızım yapma,o da senin baban sayılı-" dediğinde sözünü böldüm ve sertçe konuştum "Babam falan değil o benim çıksın" dedim tekrar
Adam bana pis pis sırıttı sonra ise konuştu "Şu haldeyken bile bana kim besleyebiliyorsun ya" dedi. Ben ise sinirle gözlerimi devirdim "Ya bi s!kıtır git sen ya!" Diye bağırdığımda annem adama çık der gibi baktı,adam pis pis sırıtırken çıktı.
Anneme döndüm sertçe "Anne sana demedim mi bir daha bu adamı görmeyeceğim diye" dedim sinirle,annem konuştu. "Kızım bir dur lütfen,ben senin için geldim senin yaptığına bak" dedi,ve alın işte annemin gerçek yüzü. Duygusal istismar konusunda çok iyiydi ama ben artık buna kanmıyordu,eski umursayan çocuğu değildim.
"Anne! Ben sana bu adamı görmek istemediğimi söyledim! Dersin ne senin ya?!" Diye bağırdım, annem ise dudaklarını kısa süre birbirine bastırırken gözlerini kapatıp dedim nefes aldı ve konuştu,benim dediği şeyi umursamayacağımı anladı. "Bana bak Layana,hastasın ve seninle kavga etmek istemiyorum ama şunu kabul etki o senin üvey baban" dedi.
"Babam falan değil o benim, pisliğin teki o!" Diye bağırdım tekrardan, "Bağırma bana" dedi annem. "Ayrıca düzgün konuş onunla,baban o senin" dedi,ben sinirden saçlarımı çekiştirdim. "BABAM FALAN DEĞİL O BENİM!" diye bağırdım, son bağırdığımda basım döndü ve elim başıma gitti,annem başımın ağırdığını farkedince "Tamam,tamam kavga etmeyelim sen geri yaslan,rahatla, özür dilerim,belkide Jo-Ah'ı buraya getirmemeliydim" dedi benim geri yaslanmama yardım ederken.
Ben geri yaslandım,sonra annem tekrar bana baktı. "Ah kızım,neden bu kadar inatçısınki?" Dedi kendi kendine söylenirken. Telefonuna kısa süre baktı ve sonra hemen kalktı. "Yok,ben doktorunu getireceğim,hemde konuşurum onunla" dedi,annem gidecekken annemin bileğine tuttum "İyiyim anne, birşeyim yok" dedim,annem ise ikna olmamış gibiydi. "Yok,ben doktorunun yanına gideceğim,hemde durumun hakkında konuşurum" dedi ve ayrıldı.
Yaklaşık 15 dakika sonra tekrar yanıma geldi. Yanıma oturdu,ben anneme bakıyordum. Gözlerimi kesinlikle annemden almıştım,anneminde koyu mavi gözleri vardı benimde,ama göz şeklim öz babama aitti, çekikti benim gözlerim, öz babam gibi,annemin gözleri ise yuvarlaktı.
"Ah Layana,tümörün varmış kızım... İyi huyluymuş Allah'a şükür" dedi annem. Sessiz kaldık. Annem iç çekti, konuşmaya çalıştı benimle "Kızım, affetmeyecek misin beni?" Dedi annem. Ben ise cevap vermedim,annem tekrardan iç çekti. "Peki,tamam,beni affetme,ama yanında olduğumu bil Layana, ihtiyacın olduğun her zaman yanında olurum,bunu bil,ben senin annenim." Dedi,benim konuşmak istemediğimi anlayınca geri çekildi ve misafir koltuğuna oturdu.
~HYUNWOOK'UN ANLATIMIYLA~
Alacağımı alıp sipariş edilen yerlere getiriyordum. Klasik kargo işi. Aklım Layana'daydı,orada tek başına idi. Aslında normal hayatıma devam etmem gerekiyordu,ama sebepsizce ona çekiliyordum,onu merak ediyordum ve endişe ediyordum.
Bu yüzden izin istedim, akşam sonrası için izin aldım.
Akşam olduğunda motorumu Layana'nın olduğu hastaneye doğru yönlendirdim. Çekinmiyor değildim,beni kendisine yardım eden normal bir kargocu olarak düşündüğünden şüphem yoktu. Ama yinede oraya gidecektim.
Hastaneye geldim,motorumu parkettim ve hastaneye yol aldım. Layana'nın olduğu odaya doğru gittim. Asansör'e bindim, Layana'nın odasının olduğu katın tuşuna bastım,bekledim,o kata gelince asansör açıldı ve dışarı çıktım, Layana'nın odasının olduğu yere yürüdüm. Dışarıda bir adamı görünce duraksadım,kim diye düşündüm ama ilerledim,adam bana sırıttı "Aman tanrım, küçük kuşun erkek arkadaşı var ha?" Dedi bana pis pis sırıtırken. Beni Layana'nın erkek arkadaşımı zannediyordu,bu kalbimin çarpmasına neden oldu. Ama şuan bu hissi kenara bıraktım ve adama döndüm.
"Kimsin sen ya?" Dedim,adam ise daha çok sırıttı "Aman? Layana'nın erkek arkadaşının biraz ateşi var ha? Ne hoş" dedi alayla. Adam çok sinirlerimi bozuyordu, yumruğumu sıkıştırdım. Adam bir süre sonra kapıdan çekildi bana sırıtırken kafasını kapıya doğru işaret yaptı. "Gör küçük kuşunu gör" dedi alayla bana,adam sinirle göz devirdim ve içeri girdim, Layana'yı içerde ona çok benzeyen daha yetişkin bir kadınla gördüm, kadın koltukta oturuyordu. Layana'nın koyu mavi çekik gözleri benim gelmem ile bana dönmüştü. Yetişkin kadının koyu mavi yuvarlak gözlerinin bana döndüğünü sonra Layana'ya kaşlarını kaldırıp baktığını gördüm. Arkadan sinir olduğum adam ise içeri sırıtışla girdi "Layana'nın erkek arkadaşı gelmiş hayatım"
....
🌑4.BÖLÜM SONU🌑
🌑 SERENDİPİTY🌑
