İçeriğe geç

*☆Nebula☆*

Bölüm 1 · 3 dk okuma

*☆Nebula☆*

Bölüm 1

Giriş

Evin ahşap kapısını sertçe ittim ve çıktım. Arkamdan annemle babamı umursamadan kulaklığımı taktım ve Deniz’in evinin yolunu tuttum. Kasabanın tozlu yolundaki taşı hırsla tekmelerken Deniz’i arıyordum.

~Aranıyor

~Çalıyor

“5 dakikan var Deniz. 5 dakika sonra ya hazırlanmış evin önünde olursun ya da hazırlanmamış olsan bile kulağından çekip indiririm.” nefes nefese söylediklerimden sonra Deniz bir süre afallamış olmalı ki yanıt gelmedi.

“Hangisiyle Yekta? Annen ile mi? Baban ile mi?” diye bir cevap geldi en sonunda. Burnumdan sinirle solurken gülüyordum “İkisi ile de olduğunu söylesem inanır mısın?” arkadan bir fermuar kapanma sesi geldi ardından hafif bir homurtu “İnanırım” diye yanıtladı.

Biz Deniz ile konuşurken ben onların kapısının önüne gelmiş, zile abanmakla meşguldüm. Gitgide yükselen bir ses vardı “Geldim Yekta kulaklarım duyuyor Allah’a şükür bir kere bassan ineceğim zaten, görende arkanda katil var sanır.”

O kadar şeyi tek nefeste nasıl söylemişti tamam ya bir daha basmayız Allah Allah.

Ve sonunda kapı açılmıştı.

Siyah saçları ve parlayan mavi gözleri ile harika bir uyum oluşturan koyu mavi tişörtü ve siyah kot pantolonuyla birlikte bana bakan biricik arkadaşımı huzurlarınıza sunmaktan onur duyarım.

Deniz Atalar.

Küçüklükten beri yediğim içtiğim ayrı olmadığı ailelerimizin biz doğmadan arkadaş olduğu arkadaşım.

Ben, Deniz ve…

“Salih’i de aradın mı?” diye sordu ben onu incelerken.

“Yok hayır sürpriz yaparız dedim” diye yanıtladım ve göz kırptım. “Hee öyle diyorsun yani anladım” bir yandan tatlı tatlı kafa sallayıp gözlerini kapatmış ve kollarını birbirine bağlamıştı.

Deniz ile onların evlerinden çıktıktan sonra Salih’lerin evinin yolunu tutmuştuk. Deniz sabahtan beri laf anlatıyordu ki susmak bilmiyordu “Ama yok Hazretül Salih Efendi buluşma saatinde uyuyor olsun umarım şimdide uyuyordur. Uyumuyorsa bu sefer ben onu uyutucam çünkü.” Deniz konuşurken burnundan soluyordu.

Geçen sefer buluşma yerine hem geç gelmiş hem aradığımızda 3. Çalışta açmış ve uyuduğunu 5 dakikaya orada olacağını söylemişti. Sonuç yarım saat sonra Deniz ve benimleydi.

BUGÜN İNTİKAM VAKTİYDİ.

Tabii ki de bu oyuna Salih’in annesini de katmıştık. Planımız biz evin önüne geldiğimizde bize kapıyı açacaktı ve biz ajanları eve sokacaktı. Plan doğrultusunda son durumu bildiriyorum.

Deniz ve benim elimde toplam 4 kova su vardı…buzlu.

Çiğdem teyze bize kapıyı açtıktan sonra merdivenlerden yukarı Salih’in odasına çıktık. Kapıyı sessizce açıp içeri girip yine aynı sessizlikle kapattık. Denizle birbirimize bakıp kısa bir güldük. Tabii ki uyuyordu. Şaşırdık mı? Hayır.

Deniz’e bakıp elimle üçe kadar saydım ve ilk kovaları Salih’in üstüne döktük. Salih’in yataktan düşmesiyle saymaya başlamışı bir oldu.

“DONDUM ANAM DONDUM DONDUM DONDUM” sonunda bizim uykucu uyanmıştı. Deniz ile kahkahalara boğulurken sonunda Salih kendine gelmişti. Kendine gelen Salih kafasını kaldırdı ve Deniz ile bana baktı.

“Siz!” diye konuştu dişlerinin arasında. Deniz alayla lafa girdi “Aah, Hazretül Salih Efendim sizi ne uyandırdı acaba Efendim?”

Salih sinirle konuştu “Üstüme 2 kova buzlu su atarsanız uyanırım tabii. Güzelim uykumun içine ettiniz!” bu sefer Deniz konuşmadan ben konuştum “Aşk olsun Hazretül Salih buluşalım dedik siz buluşma yerine 2 saat 43 dakika geç kalınca bizde bizzat gelip uyandırmak istedik bir daha aynısı yaşanmasın diye. Kötü mü yaptık?”

“İçimde hala buz hissediyorum ne demek kötü mü yaptık!?” Deniz ile küçük bir Side eye bakışından sonra konuşmaya devam ettim “Ne yapsak ya 2 kovamız kaldı. Bence 2 kova daha döksek hissetmezsin. Ne dersin Deniz”

Salih’in korkuyla gözleri açıldı. “Hayır Yekta, Deniz canım arkadaşlarım hayır değil mi?”

Deniz sanki bir hâkim edasıyla konuşmaya başladı “Sayın Yekta Çelik’in e Salih Yaman’ın yönelttiği sorulara evet ve hayır yanıtlarının evet olanının Yekta Çelik’in hayır yanıtının ise Salih Yaman’ın olduğunu söyler ve duruşmayı burada bitirdiğimi belirtirim.” Deniz elini yumruk yapıp sanki tokmak gibi duvara vurdu ve kafasını aşağı indirmesiyle 2 kovayı daha Salih’in üstüne döktük.

Salih ani bir refleksle sıçradı ve ayakları Deniz ile benim ayağıma takıldı ve sonuç: hepimiz ıslak- Salih kadar olmasada – ve yeri boylamış kahkahalarla halimize gülüyorduk.

“Alın işte!” diye kızmış gibi yapıyordu ama Salih de gülüyordu.

Biz doğmadan 3 aile arkadaştı Çelik, Atalar ve Yaman.

Ben, Deniz ve Salih ekip tamamdı şimdi çıkabiliriz.

Bölüm sonu

1 yorum