Ablam hızlıca duşumu yaptırıp beni havluya sardı. ( Kuzey 7 yaşında)
Üstüme bir tişört altımada bir şort giydirdi.
Hediye!! dedim.
Ablam bir dergi verdi.
Derginin üstünde kar yazıyordu. Ellerinin arkasındanda bir toka çıkardı ve saçıma taktı.
Vay canına! Bu çok güzel abla!
Ablam güldü ve bunu çok iyi sakla dedi.
Kar denen şeyi çok merak etmiştim. Derginin içinde bir sürü bilgi ve resim vardı. Okuma ve yazmam henüz aşırı iyi olmasada çoğu şeyi okuyabiliyordum.
Ablam bahçede yatmış dinleniyordu.
Koşarak yanına gittim.
Abla.. diye dürttüm.
Gözünü açtı ve bana bakıp noldu kuzum? Dedi
Abla bana kar nasıl bir şey anlatır mısın? Dedim
Ablam bana baktı. Gözü dolmuştu sanki.
Bembeyazdır, çocuklar yağdında dışarı çıkar poşetle yokuştan kayarlar. Kaygandır ve buz gibidir. İnsanlar kardanadam yaparlar. dedi ve duraksadı.
Eeee başka? Dedim gözüm parlıyordu resmen.
Ablam cevap vermedi. Yorgun gözüküyordu. 40 derecede işten gelmişti normaldi tabiki.
Bir anda ablam devam etti.
Annem yaşarken ben kar gördüm biliyor musun? Dedi.
Gerçekten mi! Dedim.
Gülümseyerek evet bırtanem dedi. Şimdi izin verirsen biraz dinleneceğim.
Tamam dedim ve eve döndüm.
Babam marketten aldığı sebzelerle yemek yapıyordu.
Burnuma gelen o mis kokular beni son derece mayıştırıyordu.
Ablam içeri geldi ve babama yardım etmeye başladı.
Birden kapı çaldı. Babam kapıya yöneldi.
Kapıdan garip sesler geliyordu.
Babamın sesi geldi.
Ne hacizi beyefendi?
Efendim çekirilseniz eşyalarınızı alıcaz. 7 aydır faturalarınızı ödemiyorsunuz.
Beyefendi söz bugün size o parayı getireceğim bana sadece lütfen 24 saat verin.
Adam düşündü ve tamam dedi ama 7 saat sonra o para gelmezse tekrar geleceğiz.
Babam kapıyı kapattı ve oh çekti. Ablam ve babam bakışıyorlardı.