Yine sıcak bir yaz günüydü. Gerçi yaz günü olmasada sıcaktı. Oturduğum şehir her yıl on kat daha sıcaklıyordu sanki! (Tamam abartmış olabilirim. )
Uyandığımda her zamanki gibi babam ve ablam evde yoktu. Markete çalışmaya gitmişlerdi. Kahvaltı olarak evdede hiç bir şey yoktu buzdolabı bile soğuk değildi. Elmayı elime kavrayıp bahçeye gittim. Bahçe azda olsa daha soğuktu. Bir ağacın altına oturup dinlendim. Bir anda bahçede sıcaklamaya başlamıştı havale geçiricektim. Evde vantilatör dahi yok! Evde koltuğa oturdum ve ablamların gelmesini bekledim saat 2.30 olmuştu. Kapı kilidi açılma sesi gelmişti. Ablam içeri daldı. Napıyorsun orda küçük beyefendi. Sıcaktan süblimleştim abla. Sen süblimleşmeyi nerden biliyorsun şu beyefendiye bak. Hadi çabuk duşa gir ter içindesin. Hayır abla ya. İyi o zaman süprizimi vermem. Süpriz mi? Evet sana bir şey aldım. Tamam hemen giriyorum duşa. İkna olmam çabuk olmuştu. Çünkü ablam bana çok nadir hediye alırdı. Ablam üstümü çıkardı ve beni duşta köpüklemeye başladi. Ilık su tenime vücuduma o kadar iyi gelmişti ki!

