İçeriğe geç

*907 |Yarı texting|

Bölüm 4 · 3 dk okuma

*907 |Yarı texting|

Bölüm 4

*907

~Yarım saat sonra

Elbiseyi üstüme tutunca güzel olduğunu görmüştüm ama giyince de böyle olacağını bilemezdim. O kadar yakışmıştı ki sanki beden ölçülerimi bile biliyordu. Bu ürkmeme neden olması gerekirdi ama çekici geliyordu. Kendimi tanımlayamıyordum. Onla konuşunca kontrolümü kaybediyordum.

Bu iyi değildi hemde hiç. Adına bir şey diyemiyordum. Böyle bir insanla diyemiyordum. İhtimali bile uzaktı olanaksızdı.

Yıllardır korku içinde yaşamıştım bu aile yetiştirmesi ve travma sonucu değildi. Bu sadece bir duyguydu.

İlkler travma bırak demeleri ayrı bir iğrençti.

Arada bir konuştuğum oluyordu ama merhaba merhabaydı sadece. O da Su sayesindeydi. En yakın arkadaşımdı. Cıvık. Berek den sonra tabi.

Öyle olduğuna ve dediğime bakmıyorum çünkü iyi bir arkadaştan öte dost gibidir. Sadece cıvık yani hamuruna çok su atmışlar. Evet genel onu açıklayan tabir bu. Su ise o benim okul arkadaşımdı aynı Orta okul lise ve aynı üniversite deydik.

Şimdi bu olanların çok büyük şaka olması bir ihtimaldi olmaması da bir ihtimaldi.

Kendime yediremediğim hoşlantım bir yana olsun ne hissettiğimi dile getirmek ve bunun şaka olduğunu söyleyip kendimi avutmak zor geliyordu.

Saçlarımı salık bırakmıştım ne kadar toplamak istesem de içimden bir ses salık bırakmamı söylüyordu. Makyajımı hafif yapmıştım sadece kendimi toparlayacak kadar dokundurtmuştum. Ayağıma siyah topukluları giyip aynaya tekrar baktım.

Bu adamı tanımak istiyordum ne olursa olsun tanımak istiyordum.

Çantamda ki telefon çalınca alıp hemen açtım. Bilinmeyen numaraydı o olabilirdi.

"Alo?"

"Kıvırcık?"

Yutkundum.

Ağzımdan mırıltılı bir ses çıkardım.

"Aşağıda ki araba seni bekliyor lütfen gelmemezlik yapma." Dedikten sonra hışırtı ile telefonu kapattı.

Gidecektim ne olursa olsun.

Aşağıya indiğimde topukluların bu kadar acı verici olduğunu bir kez daha hatırladım.

Neyse ki siyah minibüs tam da kapının önündeydi.

Yanda simsiyah bir smokin takımı giyen adam vardı beni gördüğünde cama eliyle tıklattığım da kapı açıldı ve içeri girmem için çekildi.

Tutunup içerideki koltuğa oturduğum da beklemediğim gibi yalnızdım.

Telefonumu çantadan çıkarıp yazmaya başladım.

Kıvırcık: Yoksun.

Kötükatil çevrim içi.

Yazıyor..

Kötükatil: Vay gelmişsin.

Kötükatil: beni o kadar özledin mi?

Kıvırcık: hmm inim o zaman?

Kötükatil: NE!

kötükatil: HAYİR İNME BAK!

Kıvırcık çevrim dışı.

Kötükatil: HEYYY VALLA ÖZÜR DİLERİM İNMEEE!

Kötükatil: kıvırcık lütfen.

Kıvırcık çevrim içi.

Yazıyor...

Kıvırcık: inmedim ama neden yoksun.

Kötükatil: beni göremezsin buna izin veremem.

Kıvırcık: neden?

Kötükatil: bak bunları düşünme.

Kıvırcık: neden dedim?

Kıvırcık: konuş!

Kötükatil: az önce bana emir mi verdin?

Kıvırcık: evet?

Kötükatil: bana kimse emir veremez!

Kıvırcık: ama verdim naparsın.

Kötükatil: öldürürüm.

Elimde olan telefonu iki saniyeliğine yanımdaki koltuğa fırlattığım da korku bütün vücuduma nüfuz etmişti. Öyle bir şey yapmazdı değil mi ? Yapamazdı yani?

Kıvırcık: bu sefer gerçekten iniyorum!

Diye yazdım kararlılıkla ben bile bu halime şaşırmıştım. Beni ben değil başka biri yönetiyordu sanki.

Adamlara arakdan vurduğum da yanda duran camı açtılar.

"Buyrun bir sorun mu var?" Dedi ilk gördüğüm adam.

"Fazlasıyla var beni müsait bir yerde indirir misiniz?"

"Ama emir-"

"İndirin!" Dediğimde adam da ürkmüş gibi olunca arabayı kenarda durdurup oda dışarı çıktı.

"Bakın size saygımız sonsuz ama emir büyük yerden olduğu için indiremeyiz lütfen."

"Ben konuştum az önce emir gelen yerden indirebileceğinizi söyledi. " Adama bir rahatlama geldiğinde gerçekten korktuğunu anladım.

"Tamamdır o zaman." Diyip tekrardan arabaya bindi. Hareket ettiklerinde gözden kaybolma süreleri üç dört saniyeyi almadan gittiler.

Telefonum tekrar tekrar titrediğin de elime aldım.

Kötükatil" lanet olsun indin mi?

Kıvırcık: evet sorun mu var?

Kötükatil: sana taksi çağıracağım ordan ayrılma.

Kıvırcık: sen buraya gelene kadar hiçbir arabaya binmem.

Kötükatil: çocuk musun sen?

Kıvırcık: sanane bundan ben yürüyerek partiye gidiyorum sende gelme beni bir daha göremezsin zaten.

Diyip engel tuşuna bastığımda telefonu elimde sıkıca tutarak taksi durağının oraya kadar ilerledim. Parti yeri biraz uzakta kaldığı için bu topuklularla yürümem imkansız gibiydi. Telefonum çaldığında Berkin

aradığını görünce hemen açtım.

"ALOOO!! NERDESİN SEN PARTİ BAŞLIYACAK BİRAZDAN!"

" Geliyorum teknik bir sorun oldu da."

" TAMAM ÇABUK OLL." Diye telefonda bağırınca kapatmak zorunda kaldım. Daha parti başlamadan sarhoş olduysa ilerleyen saatlerde nolurdu bilemi

yordum. Bir taksiyi şans eseri yakaladığım da telefonda olan konumu ona gösterip parti yoluna doğru gitmeye başladık.

Emek vererek yazıyorum destek olur musun 🌀🌀

Bölüm sonu

3 yorum