Hayır! Bana artık yaklaşmayacaksın! Ben senin çiçeğin değilim! Sende benim geride bıraktığım balım değilsin. Sen sadece Semihsin. Ben seni hiç tanımadığım günlerimdeyim. Ne sen bana, ne de ben sana bir daha denk gelmemek üzere yollarımızı ayırdık. Sen benim için anı bile değilsin. Bir daha karşıma çıkma. Çıkarsan eğer canımı yaktığın yerden canını yakar, canını hiçe sayarım Semih Ballı.
••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••
Acaba bugün kimin canını alacaktım? İyi kız rolü yaparak kimlerin canını yakacaktım? Artık böyle yaşamalı mıydım? Bende bilmiyordum. Bildiğim tek şey eli kanlı bir katil olduğumdu. Gurur duyuyor muydum bundan? Hayır. Başka seçeneğim var mıydı? Belki. Ama tek bildiğim artık sıkılmış olduğumdu.
Düşünceler zihnimin derinliklerinde birbirini boğarken önümdeki kristal bardağa dalmıştım. Elim çenemi sıvazlarken diğer elimdeki yanan sigaranın dumanında düşüncelerimde sanki dumanlanıyordu. Yorgundum. Hem de çok. Ailemi, arkadaşlarımı, sevdiğim herkesi kaybetmiştim. Hayat beni iğrenç bir noktaya sürüklemişti. Zamanında doktor olmak için ders çalıştığım ellerime hastalarımın kanı yerine, öldürdüğüm insanların kanları bulaşmıştı. Viski bardağının yanında duran telefonum titreyince düşüncelere ara verip telefonu açtım. Arayan yardımcı lider Noyan'dı.
"Sıla, sana bir iş geldi. Büyük bir iş. Habbesi iyi ama riskli. Yapabilecek misin?"
"Noyan, detayları geç ve işi hızlıca anlat."
"Semih Ballı'yı öldüreceksin. Kendisi bizim büyük bir işimizi patlattı. Çapkın biri yanına sızman zor olmayacaktır. Riskli kısmı adam bizden daha güçlü. Eğer riske girmek istemiyorsan ben halledeceğim."
"Ben hallederim. Başka bir şey yoksa geri kalan detayları mesaj at. İşi bitti bil."
Kimdi bu Semih? Benim işimi kim baltalayacak kadar ahmaktı. Her kimse eğer ona çok yazık olacaktı.
Son dumanımı da ciğerlerime çekip tek yudumda viskiyi içerek olduğum yerden kalktım. Önümde yanan şömiye doğru ağır adımlarla ellerimi cebime sokarak ilerledim. Önümde yanan ateşe bakarak gülümsedim. O sırada telefona gelen bildirimle geri masaya doğru ilerledim. Noyan'dan mesajlar gelmişti.
"İsmi : Semih Ballı
Yaş : 26
Yaşadığı yer : Beşiktaş
Takıldığı yerler : Nişantaşı - Bebek - Bakırköy
Mesleği : Büyük markalarla çalışan bir iş adamı
geriye sadece senin onun canını alman kaldı Burgonya Kızı :)"
Son mesajı okuduktan sonra yüzümde alaycı bir gülüş belirdi.
"Bitti bil."
Telefonu masaya koyup koltuğa geri oturdum. Yarın uzun bir gün olacaktı. Şimdilik yapılacak tek şey Semih'i bulup hayatına girmekti. Sonra da hayatını sonlandırmak.